havoli

havoli
27 Eylül
83 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·163 syf.··
2020 1. kitabı
Neyi arıyordum bilmiyorum yıllar evvel bu kitabı okumuştum fakat tekrar okumak istedim. Sanırım beni her okumam da etkileyecek bir eser. O zamanlar okurken pek çok şey çok havadaydı kafam leyla tabi heyecanlıyım tez canlıyım liseye yeni başlamış bir toyum. Yakın arkadaşım vermişti okumam için.Kopuk kopuk tabi bazı şeyler ama yine de etkiliydi. Sadece bazı şeylere yeterince anlam yüklemeden okumuşum çünkü bence büyüdükçe o çok havada dediğim şeyler yer ediniyo içinizde bir yerlerde yaşanmışlıkların etkisiyle. Okuduğumuz kitaplara anlamını biz veriyormuşuz meğer. O satırlara her dokunuşumda Bi parça geçmişteki gibi hissetmek için okuduğumu farkettim. Çünkü ancak geçmişte kalmış bazı şarkılar gibi güzeldi bu kitap. Bu sevdalar da bu satırlar da ancak geçmişte Zuhur etmiş Bir zihnin kaleminden çıkma olabilirdi. Kitaptaki Raif beyin de arayışı var geçmişe karşı.O geçmişteki mutluluğuna.O hiç bilmediği şehirde yaşamaya çalışırken karşılaştığı ve hayatı boyunca daima kendisiyle kalacak olan Bi kaç aylık mutluluğuna. Zamanın onu dönüştürdüğü Kişiye. aldırış etmeden dün gibi tutmuştu o bir kaç aylık mutluluğu içinde hiç kimseye farkettirmeden herkesten habersiz sulamıştı. Ölmesini isteyemeyeceği bir şeydi onun için. Ve sanırım şu cümleler bu kitabı anlatmaya güzel bir örnek. "Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahlûku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin nitelikleri hakkında söz söylemekten kaçtğımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz? " Geçmişte kalmış güzel bir şarkı
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·448 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2022 23:46
Bir kadın doğurdu çokuncu defa ardından ağlama sesi... Sonuncu da kızdı. Uzun zaman sonra okuduğum en güzel kitaplardan biri oldu. Kadının yerini özellikle doğudaki yerini ele alış şeklini sevdim belli ki oraları iyi analiz etmiş. Çünkü çok küçük detaylarda bile güzel gerçeklikler vardı. Farklı coğrafyalarda gezdirmesini de sevdim. Zaman zaman Londraya zaman zaman Fırat nehrinin yakınlarında bir kürt köyüne güzel bir yolculuk yaptırıyor. Bazen Londrada liseli bir ergenin duygu durumunu okurken, bazen İstanbulda apartmanın bodrum katında yarı Türk yarı kürt bir ailenin günlük sahbetine dahil edebiliyor. Bazen de bilinmeyen bir köyde kürt bir genç kızın yalnızlığına ortak edebiliyor. Yormadan, sıkmadan sanki okuyucunun nerelerde sıkılacağını anlar gibi. Kitabın ismini aldığı karakter dahil olmak üzere tüm karekterler çok yerinde tasvir edilmiș. Özellikle pembe ve cemile kardeşler arasındaki bağ ve farklılıklar çok güzel düşünülmüş Karakterlerin kendilerini sorguladıkları kısımlar , iç çekişler, pişmanlıklar çok tanıdik ve gerçekti. Bazı bölümlerde Yazarın çok belli etmemeye çalışsada kendinden bahsettiği izlenimine kapıldım. Belki sizde de aynı durum olmuştur. Kitaba da ismini verdiği karakterle sanki bire bir bir derdi varmış gibi giydirdikçe giydirmiş. Aslında bu iskenderden daha çok iskenderi yaratanlara karşı bir sitemmiş gibiydi.
İskenderElif Şafak · Doğan Kitap · 201121,3bin okunma
8/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
92 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2021 23:14
Dünyadan, insanlardan ve tüm bu yaptıklarından kaçamıyacaktık. Yaratmak istediğimiz hiçbir mutluluk kırıntısı kalıcı olmayacaktı belki ama bu bizi tekrar denemekten alı koyamıyacaktır asla. Benim gördüğüm buydu tüm kitap boyunca.Kaçmak isteyen insanlar, kalabalıktan, adeletsizlikten, savaştan, kendilerinden kaçan tek tük insanlar. Buldukları bu son adada masalı yaşatmak isteyen tek tük insanlar. Masal dediğime bakmayın balık tutmak mesela, seyretmek öylece, guzel görünen herşeyi... Yaşamak öylece, yaşayan hiçbir şeye zarar vermeden, dokunmadan. Bu kadardı tüm istedikleri. Kalıplaşmış hiç bir sistemi kabul etmeyen bir ada ve mutlu insanlar. Ne kadar benziyor değil mi birkaç saniyede olsa hayallerimize. Hepimizin yaşamak isteyip asla olduramyacağı. Fakat hayalini kurmaktan da vazgeçmediği. Orhan Veli'nin de dediği gibi; Bir yer var biliyorum Herşeyi söylemek mümkün Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum Anlatamıyorum. Biz belki yaklaştık belki duyduk belkide bir kez olsa da denk gelebildik hayatımızda böyle mutlu beyinlerin olduğu adalara, ya da kafamızda oluşturdugumuz ütopyalara. Peki ne oldu sonra, biri çıktı ve başladı anlatmaya ; olamazdı böyle sükunet. Medeniyet vardır insanlarda, medeniyeti tüm canlılara hüküm sürmek zanneden biri, Biri illaki çoban olucaktı ona göre. Ve evet ele geçirdi beyinleri, boyun eydirdi. tekrar başa döndük sonra, diğer canlılara zarar vererek yaşamaya, ellerimize silahlar almaya, manipüle olmaya, yalanlar söylerek hayatta kalmaya, ölmeye en çok da öldürmeye devam ettik. Yani biz olduramdik mutlu kalmayı biz yüzünden, sustuklarımız yüzünden. Biz o Birini çıkaramadık mutlu fikirlerimizden. Ne denilebilir anlatacak çok şey var...
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma