"Pekâlâ," dedi Mrs Weasley, derin derin nefes alıp, bir türlü gelmeyen desteği bekleyerek masanın çevresindekilere bakarken, "pekâlâ... anladım ki azınlıkta kalacağım. Şunu söyleyeyim: Dumbledore, Harry'nin çok fazla şey bilmesini istemiyorsa bir sebebi vardır. Ben de Harry'nin çıkarını gönülden isteyen biri sıfatıyla diyorum ki -"
Sirius yavaşça, "O senin oğlun değil," dedi.
"Oğlum sayılır," dedi Mrs Weasley yırtıcı bir tavırla. "Başka kimi var ki?"
"Ben varım!"
"O, Zümrüdüanka Yoldaşlığı üyesi değil!" dedi Mrs Weasley "Sadece on beş yaşında ve-"
"Ve Yoldaşlık'takilerin çoğu kadar iş başardı," dedi Sirius, "hatta bir kısmından daha fazla"
"Kimse yaptıklarını inkâr etmiyor!" dedi Mrs Weasley, sesi yükselerek. Yumrukları koltuğunun kolları üstünde titriyordu. "Ama o hâlâ -"
"Çocuk değil!" dedi Sirius sabırsızca.
"Ama yetişkin de değil!" dedi, yanakları kızarmaya başlayan Mrs Weasley. "O, James değil, Sirius!"
Sirius soğuk soğuk, "Onun kim olduğunu gayet iyi biliyorum, Molly, sağol," dedi.
"Bildiğinden pek de emin değilim!" dedi Mrs Weasley.
"Bazen ondan öyle bir söz ediyorsun ki, en iyi arkadaşının geri döndüğünü düşünüyor gibisin!"
"Hey, Koca D!"
Dudley döndü.
"Ha," diye homurdandı. "Sen miydin?"
"Sen ne zaman 'Koca D' oldun bakalım?" dedi Harry.
Dudley, "Kes sesini," diye hırlayıp başını çevirdi.
"Kıyak isim," dedi. "Ama sen benim için hep 'Tini Mini-cik Dudleycik' olacaksın." Harry sırıtıp adımlarını kuzeninin adımlarına uydurarak
"Sana KES SESİNİ dedim!" dedi Dudley, salam gibi ellerini yumruk yapmıştı.
"Çocuklar annenin sana böyle dediğini bilmiyor mu?"
"Kapa çeneni."
"Ona kapa çeneni demiyorsun ama. Peki ya 'Bıcırık' ya da 'Agucuk Gugucuk' diyebilir miyim?"
Dudley hiçbir şey söylemedi. Harry'ye vurmamak için bütün gayretiyle kendine hâkim olmaya çalışıyor gibiydi.
Yine de, büyücü hapishanesi Azkaban'da on iki yıl yatmış, kaçmış, hüküm giydiği cinayeti işlemeye kalkışmış, sonra da çalıntı bir Hipogrif'le sıvışmış bir adamın kalkıp da, cüretkârlık etme, demesi biraz küstahçaydı doğrusu