Gerçekten var olan ve tüm âlemleri hak olarak yaratan Hakk’a dünyada tam bir imanın neticesi olarak O’nun yoluna adanmış bir ömür boşa gitmez, o ömrü O’nun yolunda tüketen kimse asla zarar etmez.
Mümin bir kötülüğü gördüğünde asgari anlamda yapması gereken kalben buğz etmek ve karşı koymaktır. Bununla birlikte eğer dil ile; tebliğ, davet ve nasihat ile bu kötülüğü engelleyebilecek durumda ve konumda ise bunu da yapması elzemdir. El ile önlemesi mümkün bir kötülük ise, bunu yapması fitneye neden olmayacaksa elbette bunu da yapması gerekir ve elzemdir. Yolda insanlara engel olan bir taşı el ile yerden kaldırmak bir fitneye ve kaosa neden olmasa gerek. Yoksa bu, devletin yapması gereken bir işi yapmaya kalkışması anlamında değildir.
Ölüm cezasını hak etmiş bir kişiyi cezalandırmak devletin vazifesidir. Bu cezayı başka bir fert kendi başına uygulamaz, uygulayamaz ve böyle bir işe kalkışamaz.