BU İNCELEMEDE SPOİLER BULUNMAKTADIR.
İlk incelememin Oğuz Ataydan Tehlikeli oyunlar olması, benim açımdan çok özel bir yeri var :)
Roman iç hesaplaşmalari, acıyı mizahi bir unsurla sunması, kişinin bu dünyada ben kalabilmesi, hayatı tiyatro sahnesiymiş gibi sunuyor ana karekterimiz Hikmetin soyadın da anlayabiliyoruz "BenOL". Bu bozulmuş dünyada, her türlü sahteliklerin olduğu dünyada biraz bile olsa ben kalabilmeye çalışmak gerek.
Yani bu romanı okuyorsanız tutunamayanların daha bilinçli yazılmış bir devam kitabı gibi görebilirsiniz bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum çünkü Atay'ın kendisi de kabul ediyor bunu.
Bu kitabi Poyraz karayelden ya da başka bir yerden gelip rahatlıkla okuyabileceğiniz bir kitap değil üstüne kafa yormak ve Oğuz Atay'ın hangi kafayla yazdığını iyi anlamak gerekiyor. Atay'ın bu kitabı yazdığı dönem sevin seydiden ayrıldığı dönem (eski eşi), hüzünlü ve yalnız bir dönemde yazılmış bir kitap. Mizah ve acı unsuru kitabın her yerinde var. Kitapta şöyle bir söz geçiyor: "üzüntülerini ancak mizahla teselli edebiliyordu"¹
Karekterlerin ismiyle ters düşmesi de ayrı bir ironi Sevginin yanında fazla sevgi bulamaması, Bilgenin bilgisiz olması. Hatta romanın ana karekteri Hikmet, Bilge için şöyle söylüyordur: "ona, aptalsın diyorum. bir de felsefe fakültesini bitirmiş. ha-ha. onunla alay
ediyorum. bilmezge diyorum ona(..)ismi de
bilge. ha-ha. hiçbir şey bilmiyor"²
Romanda anlaşılmama nedenini ve gereken ilgi alakayı görememesini Albayımız üstünden açıklıyordur: "neresi ciddi, neresi alay anlaşılmıyor ki? diye şikayet etti albay. oğlum sen, bu her şeyi birbirine karıştırmanla, hiçbir zaman gereken alâkayı göremeyeceksin"³
Hatta roman karekterini öldürmesini bile açıklıyordur: "benim oyunlarda ancak 'ölüm' sonunda biraz ilgi uyandırabiliyor