Ben Sen Değilim
Ben sen değilim Senin gibi de değilim Eski ben gibi bile değilim Boşuna arama, yorulma canım Bıraktığın yerde de değilim Beyaz olamadım ama kara da değilim Deva olamadım ama yara da değilim Bu alemde bir hayırsız ben de değilim Sonum ne olacak bilmiyorum Sefa olamadım ama zulüm de değilim Şifa olamadım ama zehir de değilim Bu alemde bir günahkâr ben de değilim Kaderin düğümünü çözemiyorum Ben sen değilim Senin gibi de değilim Eski ben gibi bile değilim Boşuna arama, yorulma canım Bıraktığın yerde de değilim Kuytu olamadım ama ayaz da değilim Kanat olamadım ama kafes de değilim Bu alemde bir fütursuz ben de değilim Sonum ne olacak bilmiyorum Gündüz olamadım ama gece de değilim Şiir olamadım ama hece de değilim Bu alemde bir günahkâr ben de değilim Yolumu kaybettim, bulamıyorum
"Rabbin, halkı zâlim memleketleri yakalayıp cezalandırdığı zaman işte böyle cezalandırır. O’nun cezası, gerçekten çok acı verici ve pek şiddetlidir." (Hud, 102)
Reklam
Feleğe zalimler tanıtılmamış.
Size Barış Deniliyor
“Ey ölüm terzileri, ev yıkıcılar, sürgün ustaları... Ey bir halkı dizlerinin üstünde görmekten gönenen sahte eşitlik! Ey korkuyu sevgi sanan aşağılık duygusu. Siyah ve beyaz dışında renk tanımayan alacakaranlık. Iki yanında iki süngüyle şımarık cesaret. Konuşmak yerine bağıran özgürlük. Ey gülerken ısıran iyilik, aşağılayan özveri, cezasız suç. Ey dağları düzlükle ölçmeye kalkan sığlık. Çokluğuna güvenen yanlışlık Bir suçu, daha büyük bir suçla hafifleten tükeniş. Kendinden korkan öfke. Kan ter uykulara yastık olan taş. Ey başkasının bahçesindeki gergedan. Bir halkın türküsünü odalarda boğacağını sanan sağırlık. Ey dağları evlerin üstüne yıkan cinnet. Ey narcissus. Kan ve gözyaşı. Yalnız gövdesiyle var olan sev-gisizlik. Kendi ışığıyla yanan pervane. En yüce değeri zulüm olan ahlak! Ordularıyla soluk alan haksızlık. Ey kardeşliğin süregen kışı. Bir halkın onuruna yağan kar. Size, BARIŞ deniliyor. Artık ölülerimizin ışıksız gözlerinden değil, güneşle yunmuş pencerelerden bakmak istiyoruz dünyaya. Ciğerlerimiz soldu dağlardan kopalı. Evimiz gökyüzüydü sizden önce. Bahçelerimizi yeniden kurmak istiyo-ruz. Göçersek biz istediğimiz için göçelim. Öleceğimiz yeri biz seçelim. Siz nasıl kendinizle göneniyorsanız, deniliyor, biz de kendimizle gönenelim. Bu rüzgâr bizim türkülerimizi de taşı-sın. Sokaklarımızdan çekin soğuk gölgelerinizi. Avlularımızda asker görmekten bıktık artık. Bulutların sesini unutturdu uçaklarınız. Çocuklarımızın evlerdeki boşluğu mezar taşlarından büyük. Kadınlarımız külden yataklarda yatmaktan bembeyaz kesildi. Ölerek değil yaşayarak çoğalmak istiyoruz…” İnsanın Acısını İnsan Alır
Duygu ve Düşünce
Bir bilgeye sordular: "Öfke nedir?" Dedi ki; "Başkalarının hataları için kendimize verdiğimiz cezadır.!"
Bugün bu zulmü paylaşmak, sadece bir sosyal medya hareketi değil; o çiğnenen insanlık onuruna sahip çıkmaktır. ​"Her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır." ​İnsanlık onurunu korumak ve Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin çığlığına ses olmak, vicdan sahibi her insanın asli görevidir. Zulme karşı dilsiz şeytan olmayıp sesini yükseltenlerden olmak, zulmü unutmamak ve unutturmamak dileğiyle.
Doğu Türkistan

Aselilloba

@Aselilloba
·
Doğu Türkistan'da yıllarca süren bir zulüm var! Hâlâ da sürüyor! ç*nliler akla bile gelemeyecek işkenceler ile ruhlarını sömürüyor kardeşlerimizin! Özgür Doğu Türkistan!
1000Kitap
Reklam
Reklam