Mısralar o kadar da etkileyici değildi ama Apollon hâlâ sanatların tanrısıydı, şiirin tanrısıydı! Neden şiiri Homeros’unkinden daha zayıftı? Neden Apollon'dan daha iyi şiir yaratabilecek altı tane şair vardı? Bu soruların cevabı var mıydı acaba? Bilicilikle ilk korkunç karşılaşmam geldi gözlerimin önüne, tanrıyla ilk buluşmam; nasıl da ağzımı kanatmıştı. Herhalde tanrı sözünün bir bölümü her zaman Pythia’nın kanıyla lekeleniyordu, ölümlülüğü yüzünden, önüne geçilemez biçimde kirleniyordu söz. O zaman tanrı da ancak kullanabildiği kadar kullanıyordu Pythia’yı. Nasıl ki kavaldan çıkacak ses kavalın boyutuna bağlıysa, Pythia’nın dudaklarından dökülecek söz de Pythia’nın becerisine bağlıydı.
Tanrısını görmek için yakardı ama Tanrısı pek tabii ki ona kulak asmadı. Görüyorsun ya, eğer Tanrı’yı görseydi, Musa ölürdü. Musa’yı bir kayanın oyuğuna sakladı, eliyle onu örttü ve yanından geçti gitti; Musa Tanrısını ancak arkadan görebildi. Ama Tanrısı Musa’yı terk etmemişti. Hiçbir surette.