“Belli ki adamın gözleri bilinmeyen adadan başka bir şeyi görmüyor, diye düşünmüş kadın, işte göz yanılması, insanın yanı başında duran insanı görmemesi böyle olur.”
“–Fakat sen, ey Zerdüşt,
hâlâ severken uçurumu,
çam ağacı gibi mi yapmaktasın?–
O, köklerini salar, kayalığın bile aşağılara baktığında,
ürperdiği yerde–,
duraklar uçurumların başında, ne varsa çevresinde
aşağılara inmek istediğinde:
sabırsızlığı içersinde
vahşi çağlayanların, çağlayan derelerin
bekleyerek sabırla, kaskatı, suskun,
tek başına...”