Nasıl yemek yediğimi, gezdiğimi, uyuduğumu, çalıştığımı kendi gözlerinle görüyorsun. Ama bazen, birdenbire iç sıkıntısına benzer bir şey gelip beni buluyor... Hayatım sanki noksanmış, bir şeyler yetmiyormuş gibi görünüyor bana...
Hatıralar eğer yaşayan bir mutlulukla ilgiliyse en güzel şiirdir, fakat kabuk bağlamış, iyileşmemiş yaralarla ilgiliyse yakıcı acıdan başka bir şey değildir...
"Sen tamamen farklı bir olgusun, Andrey!" dedi Oblomov. "Senin kanatların var, sen yaşamıyor, âdeta uçuyorsun. Tanrı vergisi yeteneğin,gururun var senin. İşte bak, şişman değilsin, gözünde arpacık çıkmıyor, ense kökün kaşınmıyor. Âdeta başka türlü tasarlanmış ve yaratılmışsın..."
"Ee, saçmalama! İnsan, istediği hayatı kurabilecek, hatta kendi tabiatını değiştirebilecek güçte yaratılmıştır. Kocaman bir göbek büyütmüşsün, sonra da bu yükü bana tabiat gönderdi diyorsun. Senin de kanatların vardı ama sen onları yoldun."