Okumayı çok seven bir insanım, buraya da okuduğum kitaplardan bazı Türkçe olanları kaydetmek istedim. (Genelde bilimsel-matematiksel-mühendislik/islami/bilgilendirici/edebi/düşünce-fikir kitapları okumayı severim.)
Kitabın Türkçe haline biraz göz gezdirdim ve de çevirmene ne kadar teşekkür etsek az. Margaret Rogerson benim en sevdiğim fantastik yazarlarından birisi, dilini, anlatışını ve kurduğu dünyaları, karakterleri, armosferi ve olayları cidden çok seviyorum. Hep çok naif hikayeler yazıyor. An Enchantment of Ravens benim okuduğum ilk İngilizce kitaplardandı, belki de o yüzdendir. Ama burada cidden çevirmene hakkını vermek istedim. "Sorcerer"ı mesela sihirbaz yahut büyücü yerine "sihirzade" diye çevirmiş, ne kadar da hoş. Yahut "summershall"i okuyunca "yazdüşü"nü okuduğundaki gibi hissetmiyorsun. Normalde kesinlikle Türkçe okumadığım kitaplardan bu platformda bahsetmiyorum ama çevirmenlerin emeği hep görmezden geliniyor, ve de biraz takdir edilmesi gerektiğini düşündüm. Çünkü özellikle o küçük dokunuşları duymak çok hoşuma gitti.
Sorcery of ThornsMargaret Rogerson · Margaret K. McElderry Books · 20191,517 okunma
MARSLI'YI OKUYUP, BEĞENİP, BU KİTABA DA BAKMAK İSTEYENLER!
Ben de o şekilde alıp okuduğum için fikrimi belirtmek isterim, sizin de almadan önce bir fikriniz olsun.
Marslı'yı güzel kılan birçok element eksik bu kitapta:
1- Onun en güzel yanlarından birisi doğru bilgi verimiydi. Teknik ve bilimsel bir sürü bilgiye yer verilmişti ve de hepsi de dünyamızda yeri olan bilgilerdi. Oldukça gerçekçi bir ihtimalin özerine kurulmuş bir kurguydu. Cidden ufkunuzu açıp sizi düşündürüyordu, çok da ilgi çekici bir konuydu.
Artemis'te ise konunun ilgi çekici olmasının yanı sıra hiçbir şekilde benzer bir yaklaşım sergilenmemiş. Ay'da yaşamanın neden mümkün olabileceği, ne tür bilimsel bilgiler temeli üzerine kurulacağı, ve de karakterlerin gündelik hayatta yaptıkları şeyler bilimsel olarak açıklanmamış. O benim için çok büyük bir eksi oldu, çünkü benim Marslı'yı sevmemin başlıca nedeni oydu.
2- Küfür. Marslı'da da küfürler vardı orada burada, ama kişiyi rahatsız etmiyordu öyle çok. Bu kitapta resmen karakterlerin her iki kelimesinden biri küfür. Cidden çok rahatsız etti beni. Bence edebiyatta bu tarz şeylere belli bir sınır koyulması lazım, hatta hiç olmaması lazım.
3- Karakterler. Mark okuması çok eğlenceli, ince zekalı bir karakterdi. Jazz ise biraz gıcık bir karakter. Babasına kötü davranan, hatalarından ders almayan, öylesine kuralları çiğnemeyi seven birisi. Ve de "aa Müslüman Hint (yanlış hatırlamıyorsam Hindistan'dan gelmişlerdi) bir kız baş karaktermiş" diye alacaksanız da yine almamanızı tavsiye ederim. Çünkü kız zaten çocukluğundan beridir Ay'da. Müslüman yahut Hint kültürü ile uzaktan yakından alakası yok, yerine İngiltere'den bir kız koysalar da aynı olurmuş yani.
Artemis'teki noktalardan birisi kültür, dil ve çeşitlilik yoksunluğu. Ay'a gidenler tek bir ırk gibiler, ve de