Yahudi, saldırıya uğrayan değil, saldıran olduğu için, yalnızca saldıran değil, ona direnen de düşmanı olarak kabul edilir. Ancak bu pervasız ama dürüst ruhları kırmak için kullandığı araç, dürüst savaş değil yalan ve iftiradır.
Doğuştan gelen korkaklık yüzünden üst sınıflar, Yahudilerin yalan ve iftiralarla saldırdığı bir adamdan yüz çevirirken geniş kitleler aptallık veya saflık yüzünden her şeye inanır. Devlet yetkilileri ya sessizliğe bürünür ya da genellikle olduğu gibi, Yahudi basın kampanyasını sona erdirmek için haksız yere saldırıya uğrayanları kovuştururlar. Bu da böyle bir resmi eşeğin gözünde, devlet otoritesinin korunması ve kanun ve düzenin sağlanması olarak geçer.