"Böyle insanlar harika bir manzaranın ortasında göz tırmalayan bir detayı, güzel bir masa örtüsünün üzerindeki ufacık lekeyi görür; sanki hayatta bir tek bu amaçla gelmişler gibi en ufak bir pürüz bulmak için sürekli hayatı didik didik ederlerdi."
Smita kalbinin sıkıştığını hissetti. Kocasını sevmiş, hayatındaki güven verici varlığına alışmıştı. Diğer yandan, bu kadar cesaretsiz olduğu için, yaşamlarını o acı kaderciliğine mahkûm ettiği için ona çok kızıyordu. Smita kocasıyla birlikte gitmeyi çok istemişti ama savaşmayı reddettiği an Nagarajan'a olan bütün sevgisi de bitmişti. Sevgi kuş misaliydi; bazen bir kanat çırpışıyla geldiği gibi, yine bir kanat çırpışıyla gidiyordu.