zehra

10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2021 16:55
Jane Eyre kesinlikle hacmine, sayfa sayısına aldırış etmeden okunması gereken bir klasik roman. Okurken sayfalar akıp gidiyor, bir yandan olayları merak edip sayfaları hızla çevirmek istiyorsunuz, diğer yandan yazarın kaleminden uzak kalmak istemediğiniz için bitmesin istiyorsunuz. Okuduğum en akıcı ve en kolay anlaşılır kitaplarlandı. Eğer klasik olması veya sayfa sayısı sizi korkutuyorsa kitaplığınızda bekletiyorsanız hemen elinize alıp okumaya başlayın. Yazar çok güçlü bir kadın portresi çizmiş. Aşkı için dahi olsa kendi karakterinden ödün vermeyen, yaşadığı tüm zorluklar ve acılar karşısında dimdik durabilen bir kadın Jane. Din, sosyal statü, gurur, kadın özgürlüğü, erkeğin egemen olduğu bir toplum gibi çok sayıda konuya değinen yazar, betimlemeleri ile olay örgüsünü o kadar iyi harmanlayarak sunmuş ki kitabı okurken hem kolayca hikayeye dahil olabiliyoruz hem de dönemin özellikleri hakkında rahatlıkla fikir sahibi olabiliyoruz. Yazarın hayatı hakkında kısa bir araştırma da yapılırsa Jane'in hayatıyla çok benzerlik taşıdığı görülebilir. Küçük yaşından beri tek başına olmak zorunda kalan Jane'in mücadelesini okumak çok keyifliydi. Kitapla ilgili çok fazla söyleyeceğim şey var fakat büyüsünü bozmak istemediğimden burada noktalandırmak istiyorum. Son olarak söyleyeceğim şey kesinlikle bu kitabı okuyun, okutturun.
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 201842,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 21:56
Balzac'ın okuduğum ilk ve çok sevdiğim bir eseri oldu. Balzac kitaplarıyla ilgili genel olarak en sık söylenen şey betimlemelerin çok yoğun olması ve bu kitapta da betimlemeler bol keseden kullanılmış. Ama ben okurken keyif aldığımı söyleyebilirim. Özelikle ilk sayfalarda mekân tasvirleri ağırlıkta ama bu, hikayenin geçtiği mekânın daha en başından aklımda kolayca belirmesini sağladığından beni rahatsız etmedi. Kişi tasvirleri de bence çok güzel ve yeterli düzeyde yapılmıştı. Hatta ben bu betimlemelerin kitabın kendine has ruhuna destek verdiğini düşünüyorum. Cimrilik ve para hırsının yaşamları, aileleri nasıl etkilediği, ömürleri nasıl tükettiği taşra kasabasında yaşayan Grandet ailesi üzerinden anlatılıyor. Aile zengin fakat Baba Grandet bunca zenginliğin ve mal varlığının içinde cimrilikte sınır tanımayan, aile sofrasına kadar bu cimriliğini getirmiş bir karakter. Sofraya kaç dilim ekmek konacağını, kışın ne kadar odun yakılacağını hesap eden cimri, karısının ailesi üzerinden bunca servete sahip olduğu halde ona hiç aşk veya sevgiyle yaklaşmamış ve karısının mutsuzluğunun farkında bile değil. Bir de kızı Eugenie var ki okuduğum en saf en temiz kitap karakterlerinden biriydi. Babasına rağmen bu kadar temiz ve saf kalabilmesi de ayrı şaşırtıcı. Kendisine talip iki kişi var fakat o kalbini kuzeni Charles'a kaptırıyor. İkisi arasındaki bu aşkın gelişimi ve sonuçlanması kitabın en vurucu yerlerinden biriydi. Balzac'ın psikolojik analizleri muazzamdı. Özellikle kadınların psikolojilerini ele alışı beni büyüledi. Bununla beraber ne kadar iyi bir gözlemci olduğunu kitap boyunca görüyoruz. Akıcı ve kolay anlaşılabilir bir kitap olduğunu da söylemek isterim. Aşk ve para hırsını yazar öyle ilişkilendirmiş ki hayran kalmamak imkansız, favori kitaplarım arasında yer aldı.
Edebiyat
Eugénie GrandetHonore de Balzac · Can Yayınları · 20203,910 okunma
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 14:52
Aşk ve nefretin ne kadar güçlü duygular olduğunu çok çarpıcı bir şekilde işleyen bir kitaptı. İntikam, hırs, tutku gibi duyguların insanı nasıl etkileyeceği herhalde ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Gurur ve Önyargı'yı okuduktan sonra İngiliz edebiyatına karşı önyargılarım vardı fakat bu kitapla bunu kırdığımı söyleyebilirim. Bu kitapta da çok fazla karakter var fakat ilk sayfadan itibaren hiçbir karakteri oturtmakta zorluk yaşamadım, kolayca aklımda yer edindiler. Aynı zamanda okuduğum en akıcı kitaplardan oldu. İlk yüz sayfası biraz daha hikayeye giriş kısmı olarak değerlendirdiğimden sadece o sayfalar benim için biraz yorucu oldu. Mr. Heathcliff okuduğum en zalim kitap karakterlerinden biriydi. İntikam uğruna kendi oğluna 'sokak köpeği' muamelesi yapabilecek kadar zalim. Belki bir yere kadar hak verilebilirdi yaptıklarına, bu denli nefret dolu olmasına. Ama Edgar'ın kızına ve kendi oğluna yaşattıkları çok acımasızcaydı. Okurken hem çok kızdım hem çok şaşırdım. Kitap boyunca beni en çok etkileyen yer ise Catherine ve Heathcliff'in yüzleşmesiydi. Sadece o yer için bu kitabı defalarca kez okuyabilirim. Gayet kolay okunan, akıcı bir klasik romandı. Keşke yazar aramızdan bu kadar erken ayrılmayıp bizlere en az Uğultulu Tepeler kadar mükemmel eserler bırakabilseydi. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,9bin okunma
6/10
·126 syf.··
2021 20. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 22:21
Abartılan kitaplar kategorisine giren kitaplardan biri. Werther'in acıları Lotte'ye duymuş olduğu tutku ve bağlılıktan doğuyor. Aşk demiyorum farkındaysanız. Werther bir baloda Lotte'yi gördüğü an ona 'aşık olur' ve bu 'aşkı' arkadaşına yazdığı mektuplarda anlatıyor. Zaten kitap Werther'in mektuplarından oluşuyor. Karakterle kesinlikle empati kuramadım. Lotte'ye karşı olan bu takıntı haline aşk demesi bence rahatsız ediciydi. Aşk dememekte ısrarcıyım çünkü zaten ilk görüşte etkileniyor ya da hayran oluyor fakat Werther buna aşk adını koyuyor. Karakter Lotte'nin nişanlı olduğunu ve aralarında asla bir şey olamayacağını bildiği halde ona olan duygularından vazgeçmiyor, kendi kendine bu duyguları daha da büyütüp kendisine acı çektiriyor. Çok depresif bir karakter, çok karanlık, buhremli bir kitap. Goethe'nin tasvirleri muazzamdı, fakat buna rağmen kitabın ilk yarısından daha keyif aldığımı söylemeliyim. Son yarısı belki de karakterden nefret etmeye başladığım için pek de hoşuma gitmedi. Bu nefretim Werther'in takıntısından vazgeçemediği, 'acısını' bitirmek için aldığı kararla körüklendi. Eğer melankolik biriyseniz ya da o ruh haline yakın zamanlardaysanız okumanızı pek tavsiye etmem. Dediğim gibi çok buhremli bir kitap olması bu ruh halinizi daha da tetikleyecektir.
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
10/10
·131 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2021 13:26
Victor Hugo'dan okuduğum ikinci ve çok sevdiğim bir kitap oldu. Kitap uzunca bir önsöze sahip. Ardından da yazıldığı dönemde halkın bu kitaba olana tepkisi bir tiyatro metni üzerinden anlatılmış. O dönemde bu tarz kitapların yazılması hoş karşılanmadığından yazarın adıyla yayımlanan bir kitap olmadığını, halkın Victor Hugo tarafından yazılan bir kitap olduğunu bilmeden kitap hakkındaki görüşlerini okuyoruz. Açıkçası o dönem ve halk hakkında daha ilk sayfalardan iyi bir izlenime sahip olduğumu söyleyebilirim. İdam cezasına çarptırılan bir mahkumun hapishanedeki günlerini anlatan bu kitap, mahkumların idam günlerini beklerkenki psikolojik durumlarını ele alması yönünden çok başarılıydı. Hapishanede oldukları günler boyunca neler düşündükleri, ailelerine olan özlemleri etkileyici bir şekilde ele alınmıştı. Tek bir mahkum üzerinden idama çarptırılan tüm mahkumların duygularını okurken bende hissedebildim. Aynı zamanda yazar idam cezasının yanı sıra kürek cezalarına da değinmiş, bu cezaların acımasızlığına da isyan etmiştir. Son olarak hikayesini okuduğumuz bu mahkumun suçunu kitap boyunca bilmiyoruz. Bu da yazarın suça odaklanmadığını idam cezasının varlığına olan karşıtlığını en güzel şekilde vurgulamıştır. Akıcı bir şekilde yazılmış bir günde bitirilebilecek kadar sürükleyici bir kitaptı. Okumayanların bir şans vermesini tavsiye ederim.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma