Hayaller çabuk ölüyor, sessiz sedasız. Tıpkı kiraz çiçekleri gibi, dallarından kopup yere düşer ve sürüklenirken bile hala renklerini, yumuşaklıklarını ve güzelliklerini korurlar. Fakat, eninde sonunda soğuk bir rüzgâra kapılıp toprağa karışırlar…
Her şeyin uyumlu, canlı, dehşetli sevinç dolu olduğu kısa zamanlı bir sevgi tünelinde dolu-dizgin koşuyoruz. Bir yerlere çarpsak, bir yanımız incinse, kanasa, kırılsa, ancak bu tünelin dışına çıktığımızda canımız yanacak.
Geri dönünce bıraktığım yerde bulamazdım artık, ne kendimi ne insanlarımı. Zamanın eli değince dostluklara, sevdalara, görünmeyen ancak hissedilebilir izi kalır dokunduğu her yerde.