Kadın ve erkek rollerinin alışıldık ifadesini, erkeklerin otorite figürü oluşu, kadınların mazlum duruşu konusundaki zihniyetimizi değiştirmeyi hedeflemedikçe, kadınların içine kapanık, sessiz, söz dinleyen, karşı çıkmayan bireyler olmasını isteyerek, kadınlar için evliliğin bir geçim müessesi ve/veya sınıf atlama, tabaka değiştirme aracı olarak görülmesini değiştirmedikçe, erkeklerin emanetlerine (kadın ve çocuklara) sahip çıkışını iyi bir davranış olarak destekledikçe, kendisinden
çekinilen bir eş ve baba konumunu güçlendirmeyi sürdürmesini istedikçe kadınların kendine güvenen bireyler olmalarını beklemek güçtür.
Böyle bir konumdaki erkek çevresindeki çocuk ve kadınları otorite ve güçle
yönetmeyi sürdürecek, şiddet devam edecektir.