Coelho abimiz müthiş bir sentez çıkarmış ortaya. "Takkeci İbrâhim Efendi"den hikayenin sonunu kestirebiliyor olsak da benim için son anına kadar büyüsünü sürdüren bir kitaptı. Santiago'nun hikayesindeki her unsur dengeyi tamamlamış, varacağı sona değer katmış.
Santiago'yla beraber çıktığımız yolculukta bizler de öğrendik ki bakmasını bilen, salt bilgiye değil; meselenin özüne, hikmete kıymet veren; çok okuyanı da çok gezeni de ekarte eder.
"Her şey bir ve tek şeyin belirtisidir" (s. 97) ve "Sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız ama hayat hikayemiz ile dünya tarihinin aynı El tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman, bunu anlar anlamaz, korku uçup gider." (s. 92) İstanbullu takkeci yahut endülüslü çoban, içsel yolculuğumuz -kişisel menkıbelerimiz- başka başka olsa da varacağımız nokta benzer; hazineye mâlik viraneleri görmek için gözlerimizin ötesinde donanımlara ihtiyacımız var.