Çöl Kraliçesi Gertrude Bell İn Yaşamı

7,0/10  (1 Oy) · 
4 okunma  · 
1 beğeni  · 
1.056 gösterim
Arap yarımadasının her yanında 'Çöl Kraliçesi' diye adlandırılan Gertrude Bell, Kraliçe Victoria döneminin seçkin bir ailesi ve ayrıcalıklı çevresi içinde yetişmesine karşın, bu çevrenin sunduğu nimetlere sırt çevirip yaşamını Arabistan çöllerinde sürdürmeyi yeğledi. Bölgeyi karış karış gezerek haritalar çıkardı, kazılara katıldı. Çeşitli aşiretlerin ve hiziplerin üyesi olan siyaset adamlarıyla ve dini liderlerle olduğu kadar halkla da kaynaştı. Gertrude Bell'in Arabistan'da böylesine benimsenmesi, Birinci Dünya Savaşı'nda İngiliz istihbarat servisinin onu en uygun kişi olarak görevlendirmesiyle sonuçlandı. Arabistanlı Lawrence olarak bilinen T. E. Lawrence'ı da bir anlamda yetiştiren, ona yol gösteren, akıl hocalığı yapan, onun nğfuzlu kişilerle ilişki kurmasını sağlayan da Gertrude Bell oldu. Bell, savaştan sonra Arabistan'daki yaşamını sürdürdü ve günümüz Orta Doğu'sunun biçimlenmesinde büyük rol aldı. O dönemde İngiltere'nin en güçlü kadını durumuna gelen Gertrude Bell, başta Irak olmak üzere Arap yarımadasındaki ülkelerin sınırlarının çizilmesinde belirleyici oldu. Çöl Kraliçesi, bir anlamda Osmmanlıları Arap yarımadasında arkadan hançerleyenin Lawrence'dan çok Bell olduğunu gösteriyor. Bu çabalarının amacı, Arap halklarının özgürlüğü ya da İngiltere'nin petrol yataklarına egemen olması mıydı? Yoksa Osmanlılara (belki de bilinçaltında) beslediği bir öç alma duygusu muydu? Gertrude Bell'in büyük aşkla tutkun olduğu sevgilisinin Gelibolu savaşında öldüğünü okuyunca, insan bunu düşünmeden edemiyor doğrusu.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2004
  • Sayfa Sayısı:
    539
  • ISBN:
    9750704118
  • Orijinal Adı:
    The Desert Queen :extraordinary Life Of Gertrude Bell
  • Çeviri:
    Püren Özgören
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Zühal Uğur 
07 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bu kitabı bu sitede öncelikle benden başka kimse okumamış..O dikkatimi çekti.. :) Gertrude Bell isimli kadın İngiliz ve araplara göre bir kahraman ama bize göre bir düşman... Orta Doğuda topraklarımızı kaybetmemizde bir İngiliz olarak gayet güzel çalışmış.Hem de İngiltere de lüks bir hayatı bırakıp gelerek.. Tarih tekerrürden ibaret..İngilizler hala orta doğuyu karıştırmaya devam ediyor...

Cacavs 
07 Ağu 03:06, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 7/10 puan

Zengin bir İngiliz ailenin kızı olan Gertrude Bell'in hayatının ve aşklarının, dönemin karmaşık siyasi yapısıyla harmanlanarak anlatıldığı biyografik bir roman.

Aslında Gertrude kitapta anlatılandan çok daha fazladır. 1890ların sonunda İngiliz de olsa bir kadının tek başına Osmanlı ve Ortadoğu keşfine çıkmaya cesaret etmesi takdire şayandır. Oxford mezunu Gertrude bu seyahatleri esnasında 10binlerce resim çekmiş, yüzlerce mektup yazmış ve tuttuğu günlükleriyle dönemin hem kültürel hem de siyasi bir kaydını tutmuştur.

<---------- Spoiler Uyarısı ----------->

Sevgilisinin 1915'te Çanakkale'de ölmesinden sonra Türk düşmanı kesilmiş gibidir. Ortadoğu'daki Osmanlı etkisini yok etmek için fazladan bir çaba içerisine girer. Faysal ailesi ile yakınlaşır ve hatta gönül ilişkisi kurduğu iddia edilir. Bedevi çadırlarında o kadar meşhur ve etkilidir ki, Suriye, Irak, Lübnan vs. ülkelerin sınırlarını eline aldığı bir cetvelle bu çadırlarda bir harita üzerinde çizip, kabul ettirdiği bile söylenir.

<---------- Spoiler Uyarısı ----------->

Kitaptan 1 Alıntı