Dorian Gray'in Portresi

8,5/10  (169 Oy) · 
566 okunma  · 
144 beğeni  · 
3.227 gösterim
Dorian Gray'in Portresi, yayımlandığı zaman hem okurları ve eleştirmenleri sarsmış hem de Oscar Wilde isminin edebiyat tarihine kazınmasını sağlamıştır. Fakat günümüzdeki baskılarda temel alınan metin, kitabın ilk olarak Lippincott's Monthly Magazine'de çıkan ve tepki çektiği için önce dergi editörleri, ardından da bizzat Wilde tarafından sansürlenmiş halidir.

Nicholas Frankel'ın editörlüğünü yaptığı bu baskıda, Dorian Gray'in Portresi'nin 1890'da dergiye teslim edilen sansürsüz nüshası esas alındı ve eser açıklamalı notlarla zenginleştirildi. Böylece Dorian Gray'in hikâyesi, "düzelti" adı altında hoyratça yapılan budamalardan, "ahlaksızca" olduğu düşüncesiyle "yumuşatılmış" ifadelerden arındırılmış, ilk defa Wilde'ın asıl kurguladığı biçimiyle hayat bulmuş oluyor. 

Oscar Wilde, kendini romandaki Basil Hallward, dünyanınsa onu Lord Henry sandığını, oysa Dorian olmak istediğini söylemiş, "Belki başka çağlarda," diye de eklemiştir. Yaşadığı çağda zulüm gören ve "ahlak bozukluğundan" hapse atılan Wilde'ın kendiyle böylesine özdeşleştirdiği romanı Dorian Gray'in Portresi, bugün nihayet özgün hali ve Ülker İnce'nin yetkin çevirisiyle okurlarının karşısına çıkıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2014
  • Sayfa Sayısı:
    316
  • ISBN:
    9786051417639
  • Orijinal Adı:
    The Picture of Dorian Gray
  • Çeviri:
    Ülker İnce
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
19 Ara 2015, Kitabı okudu, 18 günde, Beğendi, 8/10 puan

"Keşke tersi olabilseydi! Keşke her zaman genç kalacak olan ben olsaydım da portrem yaşlansaydı! Bunun için... bunun için her şeyi verirdim!" diye dilekte bulunan genç, güzel (yakışıklı) Dorian Gray, Lord Henry`nin sözleri ile ruhunu, saf çekiciliğini yavaş yavaş şeytana satacağından habersizdir...

Kitap ilk okuduğum Oscar Wilde kitabı olmakla beraber, yazarın da ilk ve son romanıymış. Önyargılarımı yerle bir eden etkisinden başka, gerçekliğine sonuna kadar inanmakta direndiğim kitaplardan oldu. Benim için kurgudan ziyade "ben bu olayı bir yerlerden duymuştum" algısı oluşturdu.

Kitabın ön kısmında yazarın kendi tarafından kaleme alınan cümleler var;

* Basil Hallward kendi hakkımda düşündüklerim - Basil Hallward, güzelliğe tapan, sanatına düşkün, sadece yaptığı işler ile yaşayan biri..
* Lord Henry dünyanın hakkımda düşündükleri - Lord Henry, dünyaya kendi gözlükleri ardından bakan, insanın içinde melekten çok şeytanın olduğunu savunan, toplum tarafından "bencil, sağduyusuz, vurdumduymaz" adlandırılan biri..
* Dorian belki başka yaşlarda olmak istediğim kişidir - Dorian Gray, saf, gençlik ateşi ile yanıp tutuşan, içindeki kötülüğü hep bastırmış ama bir kitap ve Lord Henry sayesinde içindeki şeytanı özgür bırakmış biridir..

Kitapda- aşk, felsefe, din, iyilik, vicdan, güzellik, sanat ve başka konularda sorgulatıcı, keskin cümleler okuyoruz. Okurken sorgulatan, mekanik olarak okunup geçilmeyecek, bende iz bırakan, uzun süre okuduğum kısımları hatırlayacağım kitaplardan oldu.

Sıkılmadan, pişman olmadan, akıcı olarak okuyacaksınız. (bence...)

Tavsiyemdir..

ESRA KADIOGLU 
 11 Nis 11:11, Kitabı okudu, 13 günde, Beğendi, 10/10 puan

İyi haftalar 1K DOSTLARIM :) Oscar WILDE ve Dorian GRAY' i... Öncelikle belirtmek isterim ki hikayeyi okumadan önce Oscar WILDE' ın kendisi, sansürlerle geçen yayınlama süreci ve kitabın 1891 senesinde yazılmış olması beni gerçekten etkiledi. Bir kere daha anladım ki, bir asır öncesi ve şimdi ; insanlık için değişen hiçbir şey yok. Özellikle duygularımızdan başlamak üzere ; nefret, kıskançlık, bencillik, şantaj, dedikodu mekanizması, dinlere bakış açısı, farklı cinsel tercihler ve hayat vs... bugün nasıl ise aynı. İnsanlığı hiçbir zaman törpüleyemediğimizin ve bundan 100 sene sonra da törpülenmeyeceğinin kanıtı. Her ne kadar karamsar olmayayım desem de iyilik insandan gerçekten uzakta... Aslında çok basit, tahmin edilebilir bilindik bir hikayeyi, sırf bir asır önce de görmek için okuyun. Sevgiyle güzellikler ile kalın....

Muharrem Okumuş 
16 Nis 22:10, Kitabı okudu, Puan vermedi

Her insan nasıl ölümüyle birlikte doğuyorsa, her iyilik kötülüğü, her vuslat ayrılığı, her gün gecesi, her ses sükûtu, her buluş kayboluşu ile doğuyor. Ve bir insan doğduğunda, bir dünya, bir evren doğuyor. Tüm iyiliği, tüm kötülüğü, tüm güzelliği ve tüm çirkinliği ile… Ve insan -ki evren- her şeyi, tüm bilineni ve bilinmeyeni, benzeri ve zıddı birlikte bir arada bulunduruyor.

Yaşam serüveninde insan, iyi insan ya da kötü insan; kötülüğünün içinde iyiliğini, iyiliğinin içinde kötülüğünü barındıran insan. Yaşamı boyunca doğrular kadar hatalar da yapan insan. Taşıdığı yüzü, bazen yüzsüzlüğü, kah sükuneti kah isyanı ile insan. İçinden, hatıralarından, aklından ve fikrinden, düşündüklerinden atıp kurtulamadıkları ile esir bir insan… Bazen de tüm unuttukları ve ardında bıraktıklarıyla nisyanı ile insan.

Kitabı çok değerli bir arkadaşımın tavsiyesi ile okudum. Kitapta bir insanın iyiliğinin ve kötülüğünün analizleri, tüm yaşanmışlıkların insanın yüzüne sirayeti anlatılmakta. Bir kişiye ait iyilikler ve kötülükler anlatılmakta. Farklı ama çok güzel bir benzetmeyle çok güzel ve akıcı bir şekilde, bir sonraki sayfada ne olacağının merakı ile etkileyici bir okuma serüveni sunmakta.

İnsanı kendi içine yönlendirdiğinden mi, yoksa okuduğumuz her kitapta en çok kendi içimize okumalar gerçekleştirdiğimizden mi tam bilmiyorum; bu kitapta da kendi içinizde iyilik ve kötülükleri arayacaksınız. Korkacaksınız, varsa kötülükleriniz, kendi yüzünüzü kendinizden saklamak isteyeceksiniz.

İyi ki okumuşum dediğim ve okuduğumdan bu zamana değin kendi ömrümde, kendi içimde portremi aradığım bir kitap. Velhasıl tavsiye eder iyi okumalar dilerim.

Ebru Ince 
16 Haz 22:33, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 9/10 puan

Açıkçası Dorian Gray hepimizin bildiği bir hikayedir hayatımızın bir yerinde mutlaka bu sahsiyetle karsilasmisizdir bu belki bir film karesi bir tiyatro oyunu bir dergi makalesi bir gazete haberi bir cok yer olabilir.. Bu kitabı diğer baskılardan ayıran ise oscar wilde ın hiç bilmediğimiz yanlarını bize ansiklopedik alıntılarla aktarması 9yildizli bir kitap olmuş.. ben çok keyifle okudum bir çok alıntı paylaştım eğer bir gün Dorian Grayin portresini okuyacağım diyorsanız o baskı bu baskıdır... teşekkürler everest yayinlari....

Aristokrat 
08 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Bir insanın nasıl değişebildiğine - bozula bildiğine - çok güzel bir örnek. Diyaloglar çok eğlenceliydi. Henry'nin çoğu sözleri güzel ve baştan çıkarıcı olsa da Dorian'ın değişmesini ve narsist bir kişiliğe bürünmesini de ancak bu sözler - düşünceler- sağlamıştır. Onun yüzünden intihar eden kız için bile yas tutmasına, vicdan azabı duymasına izin vermedi.

Nisa S. 
05 Eki 23:24, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitaba başlamadan önce Oscar Wilde'ın hayatı yaşadıkları hakkında kısaca bilgi edindim.(Kitabı okumak isterseniz mutlaka tavsiyemdir.) Toplum güzel, estetik olana her zaman değer verir ona kötülük yakıştıramaz, Dorian Gray de tam olarak böyle biri içinde gençlik ateşi saflığıyla.. Arkadaşı Basil; güzelliğe tapan(özellikle de Dorian'a hayran oluşu) sanatı seven iyiliği güzelliği isteyen insanın vicdanını dinlemesi gerektiğini savunan biri. Henry ise zevkin her şeyden üstün olduğunu savunan bencil ve insanın içinde melekten çok şeytanın olduğunu savunan biri. Dorian Henry ile ilk karşılaştığında ondan çok etkileniyor ve hemen bağlanıyor burda kötü yasak ve günah olan şeylerin çekiciliğine vurgu yapılmış Henry ile arkadaşlığı ilerledikçe Basil'den uzaklaşıyor. Güzelliğe çok önem veren Dorian ruhunu şeytana satıp yaptıklarıyla çok değişiyor. Aslında ben bunu biliyorum daha önce duydum okudum gördüm gibi oldum bana çok yakın geldi. Kitapta özellikle Henry ile Dorian'ın konuşmaları çok dikkatimi çekti. Kitapta bir çok bölüm işaretledim üzerinde düşünülmesi gereken güzel tespitler ve sözler var. Sadece bir insanın deiğişimi gibi bakılmamalı üzerinde dikkatle düşünmeli ben okurken gayet keyif aldım tavsiye ederim :)

Ahmet Yavilioğlu 
16 Eki 03:07, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

-------SPOİLER İÇERİR------

Kitabın ismi pek çekici olmamasına karşın bir arkadaş tavsiyesi ile okumaya başladım.Hanry Ford ile Basil Hallward'ın konuşmalarıyla kitap başlıyor.Basil mistik yapıda iyi bir ressamdır fakat burjuvadandır.Hanry Ford ise hedonist karakteri ile öne çıkıyor.Hanry ortaya attığı felsefeler ile hedonizme ve pragmatizme insanları yönlendiriyor.Kötülüğün felsefesini mükemmel yapıyor ve sınıfsal tahlilleri acı ama gerçekçi bir üslupla etrafındekilere aktarıyor.Özellikle de arkadaşı olan Basil Hallward ile bu konularda entelektüel tartışmalara giriyor ve çoğunlukla baskın olan taraf oluyor.

Basil yeni tanıştığı fakat hayatının en güzel rastlantısı olan Dorian'ı yere göğe sığdıramıyor.Eşcinselliğe kadar giden bir hayranlıkla Dorian'ı arkadaşı Hanry'e anlatıyor.Her ne kadar Hanry ile iyi dost olsalar da,Hanry'nin çok zeki olduğunu bildiğinden Dorian'ı kendisine benzetmesinden korkuyor.Dorian gibi genç ve güzel yüzlü bir insanı Hanry ile tanıştırmaya çekinse de bu tanışma gerçekleşiyor.Hanry beklendiği gibi çocuğu etkiliyor ve daha da bencilleştiriyor.

Dorian Basil'den bir gün yaşlanacağından bahsederek hiç yaşlanmayacak bir şey olan bir eser yani kendi resmini yapmasını istiyor.Fakat bu resim beklendiğinden daha ilginç oluyor ve Dorian yaşlanmıyor fakat resim çirkinleşmeye başlıyor.Aradan yıllar geçse de resim çirkinleşir fakat Dorian zerre kadar yaşlanmaz.Dorian hayatın sıkıcılığın bıkmaya başlıyor,her tür dünyevi hazzın doruğunu yaşıyor ve kendisini esir eden hedonizm onda vicdani çırpınışlara sebep oluyor.Kendi iç muhakemesini yaptıkça hayatını yaşanmaz buluyor ve resimden nefret etmeye başlıyor.Resime bıçağı sapladığı anda kendisi ölüyor.

Şimdiye kadar anlattıklarım romanın sadece omurga kısmı.Roman olay örgüsündeki fantastik kurgusundan,Wilde'in eşsiz anlatım gücünden ziyade Basil,Hanry ve Dorian arasında geçen konuşmalarda verilen aforizmalar,aporialar,sınıfsal ve psikolojik tahlillerle öne çıkan bir başyapıt halini alıyor.Romanda sınıf tahlilinden ziyade hedonizmin yıkılışı Dorian karakteri üzerinden bir ütopyanın nasıl distopyaya döndüğü dış güzelliğin,ölümsüzlüğün ve dahası maddi zenginliğin insan hayatındaki boşluğu tam manasıyla dolduramadığını bilakis insanı nasıl ele geçirip bir zaman sonra insanlığından ettiğini ve varoluşsal boşuklar açtığını gösteriyor.Zira Dorian çok güzel bir hayat yaşamış olsa da kendine bir kimlik bulamamıştır.Hazlarının ve içgüdülerinin peşinden giden,sadece pragmatik pencereden bakan bir adam olmuştur.Ve sonunda kendisi de kaybedenlerden olmuştur.Kısacası Hedonizmin yıkılışına bizleri tanık ettirmiştir.

Dorian Gray'in Portresi 1891'de yayımlanmış olmasına karşın şu anda bile günümüz sınıfsal çelişkilerini,uyumsuzluklarını ve insanın iç savaşını en iyi anlatan örneklerden biridir.Yazıldığı dönemde eşcinselliği aşıladığı ve hedonizme teşvik ettiği öne sürülüp Wilde'i linç etmeye kalkışmış olsalar da durum bunun tam tersidir.Roman sonunda Dorian'ı öldürmüş olsa da Wilde yine de kamusal linçten kurtulamamış ve değeri pek bilinmemiştir.Zira bildiğim kadarıyla Wilde hayata çok erken veda etmiştir.Keşke bir 20 sene daha yaşasaydı da bir kaç roman daha bırakabilseydi.

İnceleme spoiler içerdiğinden okuyanlar için yazılmıştır.O yüzden okumanızı tavsiye edemeyeceğim fakat etrafınızdakilere okutmanızı ve tavsiye etmenizi tavsiye ediyorum.Sağlıcakla...

İlk sayfalarda Lord Henry'e karşı çıkmaktan kendinizi alamıyorsunuz fakat siz o süslü cümlelerini okurken, bir anda sizden biri oluveriyor. "Genellemelerin batsın Henry!" çıkışmalarınız bile nafile. Karşı da çıksanız fikirlerine, her konuşmasında size farklı bir soruyla gelir, sorgulamaktan alamazsınız kendinizi. Öyle ki kitabın ana karakteri Dorian'dan, çoğu kez daha ön plana çıkmış.
Kurgusal zayıflığını, güçlü karakterlerle örtbas eden yazarın, tek romanıymış Dorian Gray. Bu nedenle midir bilemiyorum ancak romanda, şunu da ekleyeyim, bunu da yazayım dercesine yüzlerce konuya değinmiş.
Bütün bunlara rağmen şuna inanıyorum: bazı kitaplar sizi okurmuş ve bu kitap onlardan biriydi.

şeyma özaslan 
10 Tem 03:15, Kitabı okudu, Puan vermedi

Dorian Gray.. tabiatında var olan masumiyeti hazla, tutkuyla değiştiren bir adam. Ele alınan konu işte bu kadar sıradan. Ve kitapta tartışılan başlıklar günümüzce vakıf olunan görüşler. Bu yönüyle beni sıkan bir kitap oldu. Ta ki kitabın son sayfasında geriye çıkıp bakınca kurgunun güzelliğini görene dek. Hazcılığa geçiş değil de ondan geri dönemeyiş.. ve "Ağızların tadını bozan ölümü sıkça hatırlayınız." hadisini doğrular nitelikte gelişen olaylar... Velhasıl, çıkarılacak asıl mesajlar kurguda gizli anlatılanlarda değil fikrimce, keyifli okumalar dilerim :)

Mehtappp 
04 Eki 21:10, Kitabı okudu, 9 günde, 9/10 puan

Dorian Gray'ın Portresiyle tanışmam, tesadüfen televizyonda filmini izlememle olmuştu.Daha sonra Penny Dreadful dizisinde de karşılaşınca okumaya karar verdim.
Saf, temiz, güzelliğiyle etrafını etkileyen genç Dorian'ın; zaman içerisindeki değişimini yazarımız portre üzerinden bize sergiliyor. Bu durum üzerindeki en büyük etkense, Lord Henry karakteri. Gençliğinden ötürü etkilenmeye açık olan Dorian'ın, Henry yüzünden nasıl güzellik ve zevk uğruna, kötülüğe ve bencilliğe doğru kaydığını, portre yansımalarıyla anlıyoruz. (Bu yansımaları gözünüzde canlandırmak için filmi izlemenizi öneririm, o kısmı etkileyiciydi) Kitaptaki alıntılık cümlelerin büyük çoğunluğu da zaten Lord Henry karakterine ait. Ayrıca romanda bir erkeğin bir erkeğe duyduğu aşk da dillendiriliyor.
Sürükleyici, zevkli bir kitaptı. Sonu şaşırtmıştı beni. Kitapta en etkilendiğim şey, kurgusuydu.Yazarın portreyi, düşünce ve duygularını yansıtmakta araç olarak kullanmasıydı.
Yaşamın sadece güzellik ve gençlikten ibaret olmadığını ve bir insanın bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini görüyoruz.

Dipnot: Ayrıca döneminde değer görememiş ve düşüncelerinden dolayı dışlanmış yazarların, ölümünden sonra eserlerinin değerinin anlaşılması gerçekten sinir bozucu. Oscar Wilde da onlardan biri.

3 /

Kitaptan 312 Alıntı

Murat Sezgin 
23 Haz 23:50, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kadınlar erkeğin yakışıklılığına hiç değer vermezler; hiç olmazsa namuslu kadınlar.

Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 21 - Boyut Kitapları)Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 21 - Boyut Kitapları)
Aysel 
27 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

“Bu gece günceme yazacağım.”
“Neyi?”
“Ateşten eli yanan çocuğun ateşi sevdiğini.”

Dorian Gray'in Portresi, Oscar WildeDorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde
Murat Sezgin 
 24 Haz 19:05, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Erkek yorulduğu için, kadın da merak ettiği için evlenir, sonunda ikisi de düş kırıklığına uğrar.

Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 68 - Boyut Kitapları)Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 68 - Boyut Kitapları)
Murat Sezgin 
24 Haz 12:16, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Dünyanın gerçek gizi görünendir, görünmeyen değil...

Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 32 - Boyut Kitapları)Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 32 - Boyut Kitapları)
Murat Sezgin 
27 Haz 14:09, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Güçlü
Gerçeğin değersiz dünyasında kötüler ceza, iyiler de ödül görmezdi. Başarı güçlüye sunulur, başarısızlık güçsüzün üzerine atılıverildi; işte o kadar.

Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 283 - Boyut Kitapları)Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 283 - Boyut Kitapları)
Aysel 
22 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Düşes, “Ya sanata ne diyorsun?” diye sordu.
“Bir illettir.”
“Aşk?”
“Yanılsama.”
“Din?”
“İnancın yerini tutan günün modası.”
"Sen kuşkucusun.”
“Hiç de değil. Kuşkuculuk imanın başlangıcıdır.”
“Ya nesin sen öyleyse?”
“Tanımlamak kısıtlamaktır.”
“Bir ipucu ver bana.”
“İp dediğin kopar. Labirentte kaybolabilirsin.”

Dorian Gray'in Portresi, Oscar WildeDorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde
Aysel 
03 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Aşkta sadık olanlar aşkın yalnızca uçarı yönlerini bilirler; aşkın trajedilerini bilenlerse vefasızdırlar.”

Dorian Gray'in Portresi, Oscar WildeDorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde