İs Odası

5,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
494 gösterim
"Eğer bir kuyu yeterince derinse, içinde bütün bir hayatı gizleyebiliyormuşsun."

Doğan Yarıcı'nın yeni öyküleri İs Odası'nda

İlk öykü kitabı Evlâ 1993 yılında yayımlanan, ikinci öykü kitabı Kemik ile 1994 Yaşar Nabi Nayır Ödülü birinciliğini kazanan, Gece Kelebekleri, Her Aşk Gibi Yarım, Kıyıda ve O Boşluk adlı kitapları YKY tarafından yayımlanan çağdaş edebiyatımızın önemli kalemlerinden Doğan Yarıcı, yeni öyküleriyle karşımızda: İs Odası...

Karanlık hastane koridorlarından rutubetli bodrum katlarına, gölgeli arka bahçelerden gece yalnızı lunaparklara, yaması yarabandı eski fotoğraflardan sıkıntılı ev içlerine, radyo cızırtısından suskun ve nemrut kahvelere... Küçücük bir ânı, kaçamak bir bakışı, bir anlık dalgınlığı, aralık kapıların ardındaki "mümkün"leri ya da belki artık mümkünü olmayan "keşke"leri kelimelerle mühürlüyor Doğan Yarıcı yeni öykülerinde: Kimi zaman ketum, kimi zaman çığlık çığlığa bir dil kuruyor; geçmişi bugünde, bugünü geçmişte parçalıyor ve sonra zaman her şeyi bütünlüyor. Doğan Yarıcı, İs Odası ile kocaman bir "an" bırakıyor okurunun avcuna.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2014
  • Sayfa Sayısı:
    108
  • ISBN:
    9789750828980
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 13 Alıntı

Metin Özdemir 
01 Şub 09:45, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Açken, derdi rahmetli babası, başka dertsiniz, tokken başka!

İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 38)İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 38)
Metin Özdemir 
01 Şub 09:37, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

İnsan açlıkla terbiye olmayagörsün,hele de ana şefkatinden uzakta!

İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 37)İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 37)
Metin Özdemir 
01 Şub 09:34, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Anlatsam şimdi, kimse inanmaz. Yaşanmışlıktan geriye hiç mi eşya kalmaz ? Ne piyano, ne evler, ne giysi, ne tablolar, ne radyo, ne de bir defter. İyi ki kara karbon kağıdıyla kat kat kopyalamışım karanlık içime seni. İkisi birbirine karışıyor olsa da, aslı sende neyse ki.

İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 36)İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 36)
Metin Özdemir 
01 Şub 09:26, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Sanırlar ki bekleyenler uzun uzun düşünür. Yok öyle şey. Belki başlarda. Beklemenin sabrı sonradan gelir, düşünmeden beklenir. Zaman öyle geçmez. Zamanı kendi haline bırakırlar.

İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 28)İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 28)
Metin Özdemir 
01 Şub 08:47, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Kaldırıma sıfır bir pencereye kim dikkat eder ki? O pencereden taşmış bir çift meraklı gözse, herşeye bakar, herşeyi görürdü.

İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 12)İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 12)
Metin Özdemir 
01 Şub 08:42, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Kim bilir nerelerden, hangi karanlık tarihten, gizli saklı köşelerde kopup gelmiş, boğulmuş da ölmüş sanılan fakat hortlayıp ortaya çıkıveren bir şarkı ya da bir türkü, bir anda ele verebilir mi insanı? Bu şarkı o insanı alıp bir loft'un aydınlık ve konforlu yirmi ikinci katına çıkarır mı ? Bu türkü yerin iki kat altına, kaldırımın boğduğu daracık bir pencereye, rutubet soğan yoksulluk kokan karanlık bir kapıcı dairesine tıkar mı? Ayırımında olmadığı bir güven duygusuyla rahatladığı kısacık bir anda mırıldandığı bu ezgi, çırılçıplak bırakır mı o insanı? Mutlak bir yere ait kılar mı ? Kökünü, utandığı ve sakladığı geçmişini açığa çıkarır da, kat kat özenle makyajladığı yüzüne çarpar mı ?

İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 11)İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 11)
Metin Özdemir 
01 Şub 09:02, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Giysilerin seni ele verir. En çok da ayakkabılar. Fakat dünyanın parasını da döksen, ne yaparsan yap, nasıl öğrenirsen öğren, en iyisi de olsan sonradan, yoksulluk her zaman tenindedir...Yansır açığa çıkar geçmişin, hafif ya da ağır makyajını temizlediğinde uykuya dalmadan. Ne demek olduğunu bilen bilir, bedeldir, hiçbir gece makyajını silip de uyumaz bu nedenle bazı insanlar.

İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 15)İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 15)
Metin Özdemir 
01 Şub 09:19, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Çekilenleri bilinen, çekenleri bilinmeyen çekinik fotoğraflar. İçinde sevdiklerin, adını bile anmak istemediklerin, ekmeğini yediklerinin, seni güldüren ağlatan, hiç tanımadıkların da var. Ve unuttukların! Fotoğraf, geçmişmiş. Küçüklüğü herkesin. Her şeyin.Gölgelerin sonsuza dek yaşayabildiği tek yermiş.

İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 25)İs Odası, Doğan Yarıcı (Sayfa 25)
2 /