Kaygılarımızın Kışı

7,4/10  (8 Oy) · 
20 okunma  · 
3 beğeni  · 
964 gösterim
Steinbeck'ten sıradışı bir roman...

Bir zamanlar ailesine ait olan bakkal dükkânında artık bir tezgâhtar olarak çalışmak zorunda kalan Etan Allen Hawley, yıllar önce New England'da denizci olan zengin atalarının özlemlerini ve girişimci ruhunu yitirmiş biridir. Derken bir dizi sıradışı olay Ethan'ın hırsını kamçıladığı gibi, tüm vicdani tereddütlerini de bir yana atıp engebeli bir yola sapmasına neden olur...

Tüm yapıtları da dikkate alınarak Nobel Seçici Kurulu'nca "gerçeğin bağımsız yorumlayıcısı" diye selamlanan Steinbeck, bu romanda paranın, ahlak düşüklüğünün, açgözlülüğün, hırsın Amerikan toplumu üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin titiz ve sorgulayıcı üslubunu sürdürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2014
  • Sayfa Sayısı:
    344
  • ISBN:
    9789755706863
  • Çeviri:
    Berrak Göçer
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Ferhat doğan 
28 Şub 20:58, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

"Fenerlerden oluşan bir toplum olduğu, dünyayı kaplayan bir şenlik ateşi bulunduğu yalan. Herkes kendi fenerini taşıyor, kendi kimsesiz fenerini."cümlesi kitabın son parağrafına yakın bir yerde geçiyor. Kitabı özetleyen bu cümle, yazarın, Ethan karakterini,zenginleşme ve para kazanma arzusuyla yanıp duran ailesi üzerinde bireyin kendi kişiliğinden ve ilkelerinden ödün vererek zenginleşmesine dair olaylar silsilesini anlatmakta. Verilen ödünlerin ne kadar fayda verdiğini düşündürmekle mesaj vermeye çalışan yazar, basit kurguyu, iç monologdan çok kişiler arası diyaloğu tercih ederek toplumsal bir durum anlatmış. Çevirmenin anlatımı, alt yazılı filmlerdeki çevirler gibi, üslup kaygısından çok çevirmekle meşgul olmuş. Beklenti çok yüksek olmayacaksa okunmaya değer. İyi okumalar.

Müzeyem Adem 
04 Eki 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Steinbeck bu kitabında bir adamin kaygılarının kışından sonra gelen yazını anlatmış, o adamın, Ethanın, o yazı getirmek için neler yaptığını ve sonunda o yazın nasıl bir tek onun içini ısıtamadığını.
Aslında dürüst biri olan Ethan, ailesi için prensiplerinden vazgeçer ama onun kafasında temelli değildir bu değişim. Zengin olabilmek uğruna çıktığı yolda istediği yere varınca eski haline dönecektir, istediği budur. Ama aldığı kararlar ve yaptıkları onu bambaşka bir yere sürükler.
Para, hastalığı yok etmez sadece semptomlarını değiştirir diye bir mesajda veriyor yazar ve bir insanın sadece dürüst kalarak zengin olabileceğine ihtimal vermiyor, en azından o zamanların Amerikasında. Sonuç olarak, okuyun derim ben :)

Kitaptan 13 Alıntı

İnsan her şeye alışıyor. Kıyıma, cenaze kaldırmaya, hatta idama bile; insan bi kere alıştıktan sonra işkence masasıyla kerpeten de yalnızca birer aletten ibarettir mutlaka.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 148 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 148 - Sel Yayınları)

Bir insanın ne kadar basit ya da karmaşık olduğunu kestirmek zordur. Fazla eminseniz, o zaman genelde yanılıyorsunuz demektir.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 178 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 178 - Sel Yayınları)

Belki de Morph haklıydı. Bazı insanlar, namuslu davrandığınızı duyunca, sizi buna teşvik eden namussuzluğu bulmaya çalışıyor. "Bu işten kazancı ne?" tutumuna, kendi hayatlarını bir poker eli gibi gibi oynayan insanlarda özellikle rastlanıyor olmalı.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 174 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 174 - Sel Yayınları)

İçeride, dükkân gözüme değişmiş gibi göründü, yeni gibi. Daha önce hiç görmediğim şeyleri gördüm, beni kaygılandıran ya da kızdıran şeyleri görmedim. Peki ya neden? Dünyaya yeni gözlerle, hatta yeni merceklerle bakın ve bam -karşınıza yeni bir dünya çıkıyor.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 170 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 170 - Sel Yayınları)

Şimdi de New Brayton yavaş yavaş, ölçülüp biçilmiş bir şekilde kuşatılıyordu ve kuşatmayı başlatan şerefli insanlardı. Başarılı olurlarsa yozlaşmış değil, akıllı sayılacaklardı. Peki sürece göz ardı ettikleri bir öğe karışsa, bu ahlaksızca ya da namussuzca bir hareket mi olurdu? Bence bu, hareketin başarılı olup olmayacağına bağlı. Çoğu kimse için başarı asla kötü sayılmaz. Hitler durdurulamaz bir şekilde, muzaffer bir edayla hareket ettiğinde birçok şerefli insanın onda nasıl meziyet arayıp bulduklarını çok iyi hatırlıyorum. Mussolini de trenleri vaktinde kaldırmıştı, Vichy de Fransa'nın iyiliği için düşmanla işbirliği yapmıştı, Stalin de başka her ne olursa olsun , güçlüydü. Güç ve başarı ahlakın üstündedir, kınamanın da ötesinde. O halde demek ki ne yaptığınız değil, nasıl yaptığınız ve adını ne koyduğunuz önemli. İnsanın içinde, derinliklerinde bir denetleme mekanizması var mı; insanı durduran ya da cezalandıran bir mekanizma? Görünüşe göre yok. Sadece başarısızlık cezalandırılıyor. Aslında suçlu yakalanmadığı takdirde hiçbir suç işlemiş değildir.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 234 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 234 - Sel Yayınları)

Çoğunlukla insanlar kendilerinden başka kimseye merak duymazlar. Bir keresinde, İskoç asıllı, Kanadalı bir kız, onu etkileyen bir hikaye anlatmıştı bana; anlatışı da beni etkilemişti. Gelişme döneminde, tüm gözler üzerinde olduğu, üstelik art niyetli bir biçimde üzerinde olduğu için kah kızarır kah gözyaşlarına boğulur kah tekrar kızarırken, acı çektiğini gören kuzey İskoçyalı büyükbabası sertçe şöyle demiş: "İnsanların sana ne kadar az kafa yorduklarını bilseydin hakkında ne düşündüklerini bu kadar takmazdın." Bu, kızı iyileştirmişti; hikayeyi duymakta beni mahremiyetin var olduğuna inandırmıştı çünkü büyükbabanın söylediği doğru.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 266 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 266 - Sel Yayınları)

Acaba insanlar neden düşünecek vakitleri olmadığını söylüyor? Şahsen ben iki kat düşünebiliyorum. Sebsezleri tartmak, günü müşterilerle geçirmek, Mary'yle tartışmak ya da sevişmek, çocuklarla uğraşmak; bunların hiçbirinin ikinci ve her daim süren bir düşünce, merak ve varsayım katmanını engellemediğini görüyorum ben. Kuşkusuz bu herkes için geçerli olmalı. Belki düşünecek vakti bulamamak, düşünmek istememek anlamına geliyordur.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 233 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 233 - Sel Yayınları)

" İnsanlar nakavt olmaz, yani daha doğrusu büyük şeylere karşı direnebilirler. Onları asıl öldüren aşınmadır; hafifçe dürtüklene dürtüklene başarısızlığa itilirler. Korkmaya yavaş yavaş başlarlar. Ben korkuyorum. Long Island Elektrik Şirketi ışıklarımı sürdürebilir. Karımın kıyafete ihtiyacı var. Çocuklarımın... ayakkabı ve eğlenceye. Peki ya okula gidemezlerse?
Üstüne aylık faturalar ve doktor ve diş ve bademcik ameliyatı, ayrıca bunun ötesinde ya hasta olur da bu kahrolası kaldırımı süpüremezsem? Elbette anlayamazsınız. Süreç yavaş. İnsanın bağırsaklarını çürütüyor. Gelecek ayın buzdolabı taksitinden öteyi düşünemiyorum. İşimden nefret ediyorum ve onu kaybetmekten korkuyorum. Bunu nasıl anlayacaksınız? "

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 25 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 25 - Sel Yayınları)

"Bu meseleyi kendin cözmelisin. Bir kişi için doğru olan bir başkası için yanlıştır ve neyin ne olduğunu ancak en sonunda anlarsın."
Yaşlı piç istese bana yardımcı olabilirdi ama belki de hiç önemi yoktur. Kimsenin nasihat istediği yok -herkes onaylanma derdinde.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 122 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 122 - Sel Yayınları)

Şu kadınlar ne harukulada yaratıklar. Nedenini anlamasam bile yaptıkları şeylere hayranlık duyabiliyorum.

Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 100 - Sel Yayınları)Kaygılarımızın Kışı, John Steinbeck (Sayfa 100 - Sel Yayınları)
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber

John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye
John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye John Steinbeck bir aktör ve yazar olan Robert Wallstene’e 1962 yılında bir mektup yazarak kendi yazarlık yöntemini özetleyen altı ipucu vermiş. Hem Nobel hem de Pulitzer ödüllü bir yazar Steinbeck, bu açıdan bakınca yazmak ve yazarlık hakkındaki düşünceleri ayrı bir önem kazanıyor şüphesiz. Genç yazarlara yol gösterici bir nitelik taşıyan bu altı tavsiyeye bir göz atalım öyleyse..