Metot Üzerine Konuşma Aklını İyi Sevk Etmek ve Bilimlerde Hakikatı Araştırma İçin

7,8/10  (8 Oy) · 
20 okunma  · 
7 beğeni  · 
743 gösterim
Metot Üzerine Konuşma bir bakıma Descartes'ın entelektüel otobiyografisi ve felsefenin özüdür.

Bu eserinde, metodik şüphesi, ruh ile madde ayrımı, Tanrı'nın mevcudiyetine dair ispatları ve metodunun kuralları yanında; geçici ahlak düsturları, düşünce ile dil arasındaki ilişkiye yaklaşımı, kan dolaşımı ve benzeri fizyolojik gözlemleriyle bir arada sunulmaktadır. Bu itibarla Metot Üzerine Konuşma, Descartes'ın düşünce dünyasına giriş için en uygun metni olduğu kadar, diğer eserlerini okurken de tekrar tekrar dönülmesi gereken temel bir başvuru kaynağıdır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    76
  • ISBN:
    9789757819714
  • Orijinal Adı:
    Discours de la methode
  • Çeviri:
    Atakan Altınörs
  • Yayınevi:
    Paradigma Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muharrem Armağan 
26 Eki 15:09, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Felsefe en sevdiğim konulardan birisidir çünkü sorgulamayı seviyorum ve inanıyorum ki insan doğruya sorgulayarak ulaşır mesela dinimizi ele alalım acaba ailemiz müslüman olduğu için mi müslümanız eğer öyleyse bi sorun var çünkü kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde Bakara süresinde "Allahın indirdiğine uyun denildiği zaman onlar: Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulunduğumuz şey'e uyarız derler. Ya ataları birşey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?" diye aslında sorgulamamız gerektiği de anlatılmıştır yani hristiyan bir ülkede hristiyan bir anne babadan dünyaya gelsek hristiyan olarak mı yaşayacaktık yoksa doğruyu mu arayacaktık peki şimdi dinimizde bazı hocaların dediği gibi sorgulamak doğru değilse ve insanı inançsız yaparsa ve dediğim gibi hristiyan olarak dünyaya gelsek ve papazlar da deseki sorgulamayın aforoz edilirsiniz o zaman yine de ailemize, çevremizdeki herkese karşı çıkarak , doğruyu arayabilecekmiydik? Zaten bir çok kanıtla ve içinde eksik bulunmaması yönüyle ve Allah-u Tealanın Kuran-ı Kerimi koruyacağı sözünü ve değiştirilemez olduğunu doğruyu sorgulayan herkes kabul edecektir buna rağmen bizim insanlarımızın sorgulamayı neden yalan birşey varda saklamak istiyor gibi hallere bürünüp sevmediğini anlayamıyorum. Biraz uzun bir yazı oldu, okuyan arkadaşlar vaktinizi aldığım için kusura bakmayın konu felsefe olunca dilim biraz fazla açılıyor sanırım. Kitap felsefenin en önemli filozoflarından Descartes'in kendi kaleminden kendi düşüncelerine yer verdiği "düşünüyorum öyleyse varım" felsefesini ne manada söylediği gibi çeşitli düşüncelerini konu alan otobiyografisi. Felsefeyle ilgilenen arkadaşların kesinlikle okuması gereken kitaplardan dili biraz ağır olsada okunmaya değer.

Kitaptan 4 Alıntı

Ama gençliğimden beri beni bir takım belirlemelere ve kurallara ulaştıran bazı yollar üzerinde bulunmuş olmakla çok şanslı olduğumu düşündüğümü söylemekten çekinmeyeceğim; bu belirlemelerden ve kurallardan giderek bir yöntem oluşturdum ve onunla bilgimin düzeyini artırmanın ve onu, zihnimin sıradanlığının ve yaşamımın kısalığının ulaşmama elverdiği en yüksek noktaya, yavaş yavaş yükseltmenin yolunu buldum sanırım. Çünkü bu yöntemin meyvelerini çoktan topladım, öyle ki kendi üzerime verdiğim yargılarda kendine güven doğrultusunda olmaktan çok güvensizlikten yana olmaya çalışmama karşın, tüm insanların çeşitli eylemlerine ve girişimlerine filozof gözüyle baktığımda bana boş ve yararsız görünmeyen hemen hemen hiçbir şey görmedim; doğrunun araştırılmasında yapmış olduğumu düşündüğüm ilerlemeden son derece hoşnut olmaktan ve gelecek için bu gibi umutları beslemekten geri kalmıyorum, öyle ki insan adına yaraşır insanların uğraşları arasında tam tamına iyi ve önemli olanın benim seçtiğim şey olduğuna inanmaktan çekinmiyorum.

Metot Üzerine Konuşma, René DescartesMetot Üzerine Konuşma, René Descartes

Kendi payıma ben zihnimin başkalarının zihninden daha yetkin olabileceğini düşünmedim, hatta çok zaman düşüncem başkalarınınki kadar keskin, imgelemim başkalarınınki kadar açık ve seçik, belleğim başkalarınınki kadar geniş ve aydınlık olsun istedim. Zihnin yetkinliğini sağlayan daha başka nitelikler bilmiyorum; çünkü usun ya da sağduyunun bizi insan kılan ve hayvanlardan ayıran tek şey olduğu kadar onun tümüyle her kişide varolduğuna inanmak ve bu yolda aynı tür'ün bireylerinin biçim'leri ya da doğaları arasında değil, ancak raslant'ıları arasında çokluk ve azlık bulunduğunu söyleyen filozofların ortak görüşünü izlemek istiyorum.

Metot Üzerine Konuşma, René DescartesMetot Üzerine Konuşma, René Descartes

Sağduyu dünyanın en iyi paylaşılmış şeyidir: çünkü her kişi ondan çok iyi pay almış olduğunu düşünür, her şeyden çok güç hoşnut olanlar bile kendilerinde bulunan sağduyudan daha çoğunu istemeye alışık değildirler. Bu konuda herkesin yanılması olası değildir: ama bu daha çok aslında sağduyu ya da us denilen iyi yargılama ve doğruyla yanlışı ayırt edebilme gücünün doğal olarak tüm insanlarda eşit olduğuna tanıklık eder; böylece görüşlerimizdeki çeşitlilik kimilerinin öbürlerinden daha ussal olmasından gelmez, düşüncemizi değişik yollardan götürüyor ve aynı şeyleri düşünmüyor olmamızdan gelir. Çünkü iyi bir zihne sahip olmak yetmez, önemli olan onu iyi kullanmaktır. En büyük ruhlar en büyük erdemlere olduğu kadar en büyük kötülüklere yatkındırlar; ancak çok yavaş yürüyenler her zaman doğru yolu izliyorlarsa koşanlardan ve doğru yoldan uzaklaşanlardan daha çok ilerleyebilirler.

Metot Üzerine Konuşma, René DescartesMetot Üzerine Konuşma, René Descartes