Nisyan

7,6/10  (12 Oy) · 
22 okunma  · 
4 beğeni  · 
536 gösterim
Hiç kimse kaybolmak istemiyor bu karanlık denizde, ama bu deniz son, hatta tek hakikat. Geminin sulara gömülmesinden önceki anların tasavvuru her zihnin kaçınılmaz meşguliyetidir. Sonucu belli bir meşguliyettir bu, bir gün bitecektir. Ama edebiyatta ölüme giden yolu, ölüm ânını ve ölümün kendisini düşünen karakterler ölümsüzlüğün ta kendisidir.

Murat Gülsoy Nisyan'da bunu yapıyor, ölümü ölümsüzleştiriyor. Alışılmadık bir Gülsoy kitabı bu, müthiş çekici ve sarsıcı. Anbean karanlık denizin sularına batan, giderek parçalanan bir aklın girdaplarını ve karanlık denizi dalgalandıran sonu, edebî bir şiddet olarak gözlerimizin önüne seriyor. Doğduğumuz an o karanlık denize adım atmış olduğumuzu ve ömür denen geminin önünde sonunda sulara gömüleceğini biliyoruz. Murat Gülsoy bu bilgiyi edebiyatın doruğuna çıkarıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2013
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9789750716065
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehtappp 
15 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Murat Gülsoy'la tanışmam "Gölgeler ve Hayaller Şehrinde" kitabıyla olmuştu. Beğenince, yazarın diğer kitaplarını incelediğim de aralarında isminden dolayı en çok ilgimi çeken bu oldu: "Nisyan"
Nisyan, unutma demekmiş. Daha önce duymadığım ve çok hoşuma giden bir sözcük oldu. Yatağa mahkum hafıza kaybı yaşadığını anladığımız yaşlı bir adamın, zihninde kalan parçaların edebi bir dille dile getirilmesi ve yazarın deyimiyle ömür dediğimiz geminin karanlık sulara gömülme süreci anlatılmış. Dili ve anlatım tarzı çok güzeldi.
Yazarı okumaya devam edeceğim. Tavsiye ederim.

"Nisyan bir tür zorunlu yas sürecinde ortaya çıkmış bir kitap. 2011 yılında ailemde arka arkaya yaşanan hastalıklar ve kayıplarla başa çıkabilmek için yazmaya başladım. O yıl ölüme doğru yol alan bu yaşlı bedenlere ve ruhlara eşlik ederken neler hissettiklerini anlamaya çalışıyordum. Elbette insan bir başkasını anlamaya çalışırken onun yaşadıklarını kendi üzerinde deneyimliyor. "
demiş Murat Hoca bu kitabı için, tam da dediği gibi o Yaşlı Adam'ın tüm yaşadıklarını, hissettiklerini, unuttuklarını, hatırlamaya çalıştıklarını , kitabı okurken ben de iliklerime kadar yaşadım!!!

Yaşlılığına, nisyanına isyan ettim!

Zebercet 
20 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

unutmak. Anıların geri dönmeksizin zihni terk etmesi. Yaşlı, hasta bir yazar, hafıza kaybı yaşıyor, yatağında düşledikleri, ya da zihninden geçenler kitapta bize aktarılıyor.

ihtiyar 
25 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kitabın adı Nisyan. Sözlük anlamı unutmak. Anıların geri dönmeksizin zihni terk etmesi. Yaşlı, hasta bir yazar, hafıza kaybı yaşıyor, yatağında düşledikleri, yada zihninden geçenler kitapta bize aktarılıyor. (Ben öyle anladım. Kapasite meselesi, zor bir kitap bence) Bir bütün oluşturmak kitabı okurken mümkün lakin yazar benim düşündüklerimi mi kast etmiştir acaba burada diye soruyorsunuz kendinize. Her sayfada yarım sayfa paragraflardan oluşan kısa bir düşünceler yumağı diyebiliriz. Ben beğendim, farklı bir kitap...

Evren Erarslan 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · 28 günde · 7/10 puan

Nisyan; Unutma, Unutuş anlamına geliyor. Bir yazarın son günlerini anlatıyor, ama öyle bilindik cümleler ya da kurgu ile değil tabi ki. Murat Gülsoy farkı ile kelimelerin arasında depresif, hayata tutunmaya çalışan fakat hiçbir şey gerçekleştiremeyen geçmişe saplantılı bir yazarı okuyucu yorumuna bırakarak anlatıyor. Benim yorumum, torunu ile geçmişe dönmeye çalışan felçli bir yazarın son aylarını anlatmasıydı. Baba-oğul ilişkilerinin temelinde, karanlık atmosferi çok sağlam anlatmış. Eğer hayal gücünüz geniş ise kitabı okurken ürkebilirsiniz. Zira zaten elinden bir şey gelmeyen bir adamın sığındığı tek liman hayal gücü oluyor.

Dila. 
09 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Bir aklın giderek zayıflaması değil; parçalanması. bilincin yokluğa sürüklenmesi, unutmanın acısını adım adım okuyoruz bunu, birinci ağızdan dinliyoruz.

Çok ciddi bir edebi anlatım söz konusu, sözcükler o kadar yerinde kullanılmış, imgeler birbirine öyle güzel bağlanmış ki, her sayfanın yarısı tutan hikaye parçalarından koca romanı kafanızda senaryo olarak oynatabiliyorsunuz... Az sözcükle büyük iş.

Halis Yıldız 
22 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 5/10 puan

Murat gülsoy’un okuduğum en deneysel yazını.Açıkçası çok fazla anlayamadım.İlk defa gülsoy kitaplarından başka bir şey okuyormuşum hissi uyandı.Normalde cümleleri çok tanıdık gelirdi ama bu defa biraz yabancılardı.Ama çok uzun olmamasından dolayı belki de kısa parçalardan oluşmasından dolayı çok sıkılmadan bitirdim.Ayrıca gülsoy kitapları arasında değil diğer okuduğum romanlar arasında da en deneysel romandı diyebilirim.

Kitaptan 15 Alıntı

"Ellerim sadece ıslak ahşaba değiyor. Bir gemi hayali kuran tabut. Kuşkulu bir yerindeyim mekanın

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
R.Kırıcı 
17 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Yak. Kendini bile tanımıyorsun. Yak tümünü. Sozcuklerin yabancı. Yak tüm yazdıklarını. Sen olduğun zamanları bozma.*

Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 53)Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 53)
ihtiyar 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Uzak soğuk bir ülkede fısıldanmış ateş başında. Çıplak bedenler birbirine sürtünerek ısınır. Yalnızlar soğuktan ölür.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
ihtiyar 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Perde açılıyor. Güzel bir gün. Kadının sesi bu. Kuşlar ötüyor bak. Duvarın ortasında bir pencere beliriyor, beyaz boşluğun içinde yeşil lekeler kımıldıyor. Bu görüntüyü bulandıran kadına bakıyorum: Tıraş olmalıyım! Adem gelecek bugün. Kadın bir şeyler söylüyor ama sözler hızla geri dönüyor çıktıkları yere. Yüzü bir karınca yuvası. Ağzından, burun deliklerinden içeri kaçıyorlar. Ne dediği anlaşılmıyor! Kadın perdeyi sonuna kadar açıyor. Tiyatro bu, çok iyi bilmiyorum şimdi, kalın tozlu kadife perde, bordo. Gıcırdayan tahta döşeme. Gemide geçen bir oyun. Tek seyirci ben miyim? Hayır. Sahne burası. Tek kişilik bir oyun ben.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
ihtiyar 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Sıvaların döküldüğü yerlerde belirdi öteki ülke. Bilinmeyen bir dünyanın haritasını görüyorum. Girintilerinde parmaklarımı dolaştırıyorum. Duvar değil bu, çıplak hayvan derisi. Irmak değil damar bunlar kirli siyah. Nefes alıp veriyor, geriliyor, terliyor. Bir bıçağın olsaydı akıtırdım soğuk kanını. Kadın tutuyor elimden. Bırak beni. Öteki yerlere gitmem gerek, çıkmam gerek. Hayvan kıpırdıyor, sıvalar dökülüyor. Harita çağırıyor.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
Kemal Basmacı 
 07 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yassı bir dip balığına dönüşüyor zaman.

Kara yüzlü işçilere anlatmam gerek. Durdurmalıyım. Siyah maddeyle boşuna uğraşıyorsunuz. Gecenin ardında beyaz var. Tepeleme dolu bir bardak süt, ay. Dumanlı. Kadının bereketli memelerinden. Korkuyla bakıyorum pencereden. Akmıyor. Tıkanıyor. Ağırlaşıyor. Yassı bir dip balığına dönüyor zaman.

Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 84)Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 84)
R.Kırıcı 
17 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Birilerinin gelmesini bekliyorum . Arka planda bitmeyen bir uğultu gibi bu bekleyiş. Yorucu. Hayat birilerinin eksikliği olarak çoğalıyor.

Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 17)Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 17)
ihtiyar 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Ağaçlardan önce uyandım. Ellerimi havaya açtım. Tavan yıkılsın, parlak yıldızlar görürsün istedim. Biri adımı söylesin. Ben o adı bileyim. İstedim. Yazıların üzerinde gezdirdim parmaklarımı. İki kemikli örümcek. İşte adlar. Biri benim olmalı. Kulağıma fısıldayanlar nerede şimdi? Bu yorgun madde benim. Kimsesizliğin ortasında gecikmiş. Ölmeden ölünüz buyuruldu. Tavandan aşağıya ağları, toz, kül ve sözler döküldü. Buyruklar. Yazabilseydim eğer ağaçlar uyanırdı. Su yürürdü. Işırdı. Bir adım olurdu.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
2 /