Nisyan

7,5/10  (8 Oy) · 
18 okunma  · 
2 beğeni  · 
495 gösterim
Hiç kimse kaybolmak istemiyor bu karanlık denizde, ama bu deniz son, hatta tek hakikat. Geminin sulara gömülmesinden önceki anların tasavvuru her zihnin kaçınılmaz meşguliyetidir. Sonucu belli bir meşguliyettir bu, bir gün bitecektir. Ama edebiyatta ölüme giden yolu, ölüm ânını ve ölümün kendisini düşünen karakterler ölümsüzlüğün ta kendisidir.

Murat Gülsoy Nisyan'da bunu yapıyor, ölümü ölümsüzleştiriyor. Alışılmadık bir Gülsoy kitabı bu, müthiş çekici ve sarsıcı. Anbean karanlık denizin sularına batan, giderek parçalanan bir aklın girdaplarını ve karanlık denizi dalgalandıran sonu, edebî bir şiddet olarak gözlerimizin önüne seriyor. Doğduğumuz an o karanlık denize adım atmış olduğumuzu ve ömür denen geminin önünde sonunda sulara gömüleceğini biliyoruz. Murat Gülsoy bu bilgiyi edebiyatın doruğuna çıkarıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2013
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9789750716065
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehtappp 
15 May 11:39, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Murat Gülsoy'la tanışmam "Gölgeler ve Hayaller Şehrinde" kitabıyla olmuştu. Beğenince, yazarın diğer kitaplarını incelediğim de aralarında isminden dolayı en çok ilgimi çeken bu oldu: "Nisyan"
Nisyan, unutma demekmiş. Daha önce duymadığım ve çok hoşuma giden bir sözcük oldu. Yatağa mahkum hafıza kaybı yaşadığını anladığımız yaşlı bir adamın, zihninde kalan parçaların edebi bir dille dile getirilmesi ve yazarın deyimiyle ömür dediğimiz geminin karanlık sulara gömülme süreci anlatılmış. Dili ve anlatım tarzı çok güzeldi.
Yazarı okumaya devam edeceğim. Tavsiye ederim.

ihtiyar 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Kitabın adı Nisyan. Sözlük anlamı unutmak. Anıların geri dönmeksizin zihni terk etmesi. Yaşlı, hasta bir yazar, hafıza kaybı yaşıyor, yatağında düşledikleri, yada zihninden geçenler kitapta bize aktarılıyor. (Ben öyle anladım. Kapasite meselesi, zor bir kitap bence) Bir bütün oluşturmak kitabı okurken mümkün lakin yazar benim düşündüklerimi mi kast etmiştir acaba burada diye soruyorsunuz kendinize. Her sayfada yarım sayfa paragraflardan oluşan kısa bir düşünceler yumağı diyebiliriz. Ben beğendim, farklı bir kitap...

Dila. 
09 Şub 10:23, Kitabı okudu, 1 günde, 9/10 puan

Bir aklın giderek zayıflaması değil; parçalanması. bilincin yokluğa sürüklenmesi, unutmanın acısını adım adım okuyoruz bunu, birinci ağızdan dinliyoruz.

Çok ciddi bir edebi anlatım söz konusu, sözcükler o kadar yerinde kullanılmış, imgeler birbirine öyle güzel bağlanmış ki, her sayfanın yarısı tutan hikaye parçalarından koca romanı kafanızda senaryo olarak oynatabiliyorsunuz... Az sözcükle büyük iş.

Halis Yıldız 
22 Ağu 22:33, Kitabı okudu, 1 günde, 5/10 puan

Murat gülsoy’un okuduğum en deneysel yazını.Açıkçası çok fazla anlayamadım.İlk defa gülsoy kitaplarından başka bir şey okuyormuşum hissi uyandı.Normalde cümleleri çok tanıdık gelirdi ama bu defa biraz yabancılardı.Ama çok uzun olmamasından dolayı belki de kısa parçalardan oluşmasından dolayı çok sıkılmadan bitirdim.Ayrıca gülsoy kitapları arasında değil diğer okuduğum romanlar arasında da en deneysel romandı diyebilirim.

Kitaptan 12 Alıntı

"Ellerim sadece ıslak ahşaba değiyor. Bir gemi hayali kuran tabut. Kuşkulu bir yerindeyim mekanın

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
ihtiyar 
02 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Uzak soğuk bir ülkede fısıldanmış ateş başında. Çıplak bedenler birbirine sürtünerek ısınır. Yalnızlar soğuktan ölür.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
ihtiyar 
02 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Perde açılıyor. Güzel bir gün. Kadının sesi bu. Kuşlar ötüyor bak. Duvarın ortasında bir pencere beliriyor, beyaz boşluğun içinde yeşil lekeler kımıldıyor. Bu görüntüyü bulandıran kadına bakıyorum: Tıraş olmalıyım! Adem gelecek bugün. Kadın bir şeyler söylüyor ama sözler hızla geri dönüyor çıktıkları yere. Yüzü bir karınca yuvası. Ağzından, burun deliklerinden içeri kaçıyorlar. Ne dediği anlaşılmıyor! Kadın perdeyi sonuna kadar açıyor. Tiyatro bu, çok iyi bilmiyorum şimdi, kalın tozlu kadife perde, bordo. Gıcırdayan tahta döşeme. Gemide geçen bir oyun. Tek seyirci ben miyim? Hayır. Sahne burası. Tek kişilik bir oyun ben.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
ihtiyar 
02 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Sıvaların döküldüğü yerlerde belirdi öteki ülke. Bilinmeyen bir dünyanın haritasını görüyorum. Girintilerinde parmaklarımı dolaştırıyorum. Duvar değil bu, çıplak hayvan derisi. Irmak değil damar bunlar kirli siyah. Nefes alıp veriyor, geriliyor, terliyor. Bir bıçağın olsaydı akıtırdım soğuk kanını. Kadın tutuyor elimden. Bırak beni. Öteki yerlere gitmem gerek, çıkmam gerek. Hayvan kıpırdıyor, sıvalar dökülüyor. Harita çağırıyor.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
Kemal Basmacı 
 07 Eyl 23:08, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yassı bir dip balığına dönüşüyor zaman.

Kara yüzlü işçilere anlatmam gerek. Durdurmalıyım. Siyah maddeyle boşuna uğraşıyorsunuz. Gecenin ardında beyaz var. Tepeleme dolu bir bardak süt, ay. Dumanlı. Kadının bereketli memelerinden. Korkuyla bakıyorum pencereden. Akmıyor. Tıkanıyor. Ağırlaşıyor. Yassı bir dip balığına dönüyor zaman.

Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 84)Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 84)
ihtiyar 
02 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Ağaçlardan önce uyandım. Ellerimi havaya açtım. Tavan yıkılsın, parlak yıldızlar görürsün istedim. Biri adımı söylesin. Ben o adı bileyim. İstedim. Yazıların üzerinde gezdirdim parmaklarımı. İki kemikli örümcek. İşte adlar. Biri benim olmalı. Kulağıma fısıldayanlar nerede şimdi? Bu yorgun madde benim. Kimsesizliğin ortasında gecikmiş. Ölmeden ölünüz buyuruldu. Tavandan aşağıya ağları, toz, kül ve sözler döküldü. Buyruklar. Yazabilseydim eğer ağaçlar uyanırdı. Su yürürdü. Işırdı. Bir adım olurdu.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
Kemal Basmacı 
12 Eyl 15:56, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ayrıştırılıyorum yavaş yavaş.

Yerin altından gelen seslere kulaklarımı kapatmak için uğraşıyorum. Bir çağrı mı, bu yoksa bir tehdit mi? Bedenime engel olamıyorum gidiyor gizli geçidi arıyor dizlerinin üzerinde toz toprak içinde... Kapı açıyor beni. Birbirine yapışmış kaynaşmış resimler dizeler cümleler harfler. İşçiler çalışıyor. Bu bir hazırlık, belli. Ayrıştırılıyorum yavaş yavaş.

Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 96)Nisyan, Murat Gülsoy (Sayfa 96)
Dila. 
08 Şub 17:07, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Tamamlanamayan cümleler. Sarı kağıtlar.Bunları yazan adamla aramdaki bağ günden güne inceliyor.Ben. Kelimenin gizemi gitgide artıyor. Koyu beyaz bir kuyu ben. İçinde aradığım her neyse bir zamanlar bulmuş olmalıyım. Fotoğraflardaki boşlukların yanında hep mutlu yüzler. sonsuz bir fotoğraf anı içinde sevmeye devam ediyorlar. Oysa yanlarında hep boşluk var.

Nisyan, Murat GülsoyNisyan, Murat Gülsoy
2 /