Onlar Hep Oradaydı

6,8/10  (15 Oy) · 
64 okunma  · 
9 beğeni  · 
702 gösterim
Her hafta yüzlerce çadırın kurulduğu Kuşdili çayırında intihar eden Hamdi Bey'i nasıl kıskanmasın, beton ve çelikten gökdelenlerin yükseldiği Manhattan'da yaşama gözlerini yuman Kızılderili? Ki bir geyik olarak gelir dünyaya hiç doğmamış çocuğu...

Ve Resneli Niyazi'nin hürriyet mücadelesine katılır Balkanlar'ın dağlarında. Haliç kıyısındaki şadırvanın çatısında bir yerde saklıdır, sırtına sıkılan kurşun... O günden beri de Sunay Akın yalnızca okurlarına güvenir, sırtını dönebilecek kadar... Çok iyi bilir çünkü, özgürlük direnişi boyunca onlar hep arkasındaydılar... Onlar hep oradaydılar.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2002
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9789753481687
  • Yayınevi:
    Çınar Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 10 Alıntı

Mustafa Kemal Atatürk
Haritaların kitaplarla bir ortak özelliği de, yol gösterici olmalarıdır. Yaşantısı haritalar ve kitaplar arasında geçen Mustafa Kemal Atatürk'ün, insanlığın elinde pusula olması gereken sözünü bir kez daha anımsayalım: "Hayatta tek doğru yol bilimdir"

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 35 - Çınar)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 35 - Çınar)

Barış, insanlığa yakışan tek elbisedir. Düğmeleri çoktur; demokrasi, insan hakları, eşitlik, kardeşlik... Bu yüzden bir gecelik gibi sıyrılmaz giyinildiği insan bedeninden.

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 48 - Çınar)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 48 - Çınar)

Bir yalnız bir kovboyum
Ama bu beni endişelendirmiyor
Çünkü bu fakir yalnız kovboy
Arkadaş olarak bir atı tercih ediyor
Kadınlara karşı bir düşmanlığım yok
Ama onlara hep hoşça kal diyorum
Ben ve atım gitmeyi sürdürüyoruz
Ve bir yere bağlı olmaktan hoşlanmıyoruz

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 139 - Çınar)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 139 - Çınar)

Yalvaç Ural
Onlar vahşi değillerdi
Küçücük çadırlarda yaşar
Halı dokuyu resim yapar
Boncuktan kolyeler takar
Dans ederlerdi
Siz inanmayın
General Kastır'ın sözlerine
Tom Braks'lara, Teksas'lara
Tom Miks'lere
Uluslarını savundular onlar
Vahşi değillerdi

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 143 - Çınar)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 143 - Çınar)

... İbrahim Müteferrika, Osmanlı ordusunun neden hep gerilediğini soran padişah Birinci Mahmut'a: "Sultanım, günümüzde artık devletler dinden ve geleneklerden gelen kurallara göre değil, akıl ve bilim ilkelerine göre yönetilmektedir."

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 173 - Çınar)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 173 - Çınar)

... Kızılderili reis şöyle seslenir Beyaz Adam'a: "Toprağımızı alma isteği üzerine düşüneceğiz. Halkım 'Beyaz Adam'ın almak istediği nedir?' diye soracak. Bunu bizim anlamamız zor. Eğer o güzelim havanın, köpüren suyun sahibi biz değilsek, onu bizden nasıl alabilirsiniz ki? Güneşte parıldayan her bir çam ağacının, kara ormanların üzerinden asılan sisin, vızıldayan arının, halkımızın belleğinde ve düşüncelerinde kutsal bir anlamı var. Ağaçta yükselen özsuyu Kızıl Adam'ın anısını taşıyor. Biz toprağın parçasıyız, toprak da bizim parçamız. Hoş kokulu çiçekler kızkardeşlerimiz bizim, rengeyiği, at, yüce kartal ise erkek kardeşlerimiz. Irmağın köpüren dalgaları, çayırdaki çiçeklerin özsuyu, tayın teri, her biri bir ve tek soya, bizim soyumuza ait. Bu yüzdendir ki, Washington'daki Büyük Reis bizden toprağımızı isterken çok şey istiyor."

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 132 - Çınar)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 132 - Çınar)

Dudaklarında ne anne, ne kardeş adı
Yağan yağmura aldırmadan mahpuslar,
Eğilerek yıkıntılar üstüne
İnsan arıyorlar, kurtaracak!..

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 149 - Çınar)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 149 - Çınar)
Berfun Berçin 
21 Nis 13:41, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

...Thomas Ady'nin şu sözünü anımsarım: "Uluslar bilgisizlik nedeniyle yok olabilirler!"

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Yayınları)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Yayınları)

Uzay kıyafetleri giydirilen astronotlara Ay’a indiklerinde ne yapacakları, nasıl davranacakları anlatılırken, yaşlı bir Kızılderili`nin yanında bir çocukla birlikte çalışmaları her gün izlediği görülür.Aradan geçen bir kaç gün sonra çocuk yanlarına gelir:
“Beni babam gönderdi. O, Beyaz adamın dilini bilmiyor. Ben okulda öğrendim. Babam, bu garip aletler ve kıyafetlerle burada günlerdir ne yaptığınızı soruyor."
Bir NASA’lı yetkilinin, Ay’a gitmek üzere olduklarını, bunun için astronotları eğittiklerini anlatması üzerine Kızılderili çocuk babasının yanına geri döner... Çok geçmeden de günlerdir hiç kımıldamadan duran yaşlı Kızılderili koşarak astronotların yanına gelir ve nefes nefese Navaho diliyle bir şeyler söyler. Söyleneni anlamayan NASA’lı bilim insanları, babasının arkasından koşarak gelen çocuğa bakarlar...
Çocuk, beyaz adamın Ay’a gideceğini öğrenince babasının çok heyecanlandığını anlatır ve kendisinin de Ay’a bir mesajı olduğunu, onu da yanlarında götürüp götüremeyeceklerini sorduğunu söyler. Günlerdir güneş altında ciddi ciddi çalışmaktan sıkılan bilim insanları bir teyp uzatırlar: “Babana söyle mesajını bu teybe söylesin. Söz, giderken yanımızda götüreceğiz.” Kızılderili, çocuğunun Beyaz Adam’ın sözlerini Navaho diline çevirmesinden sonra teybe bir şeyler söyler sonra da kızgın adımlarla uzaklaşır oradan. Çocuk da, babasının peşinden... O gece ay doğmaz astronotların uykusuna! NASA ekibindeki herkesin ortak merakı şudur: Teypteki sözler ne anlama geliyor? Bir Kızılderili’nin Ay’a gönderdiği mesaj ne olabilir ki!? Ertesi gün Kızılderili çocuk da babası da gelmez çalışma alanına. Teypteki mesajın ne olduğunu merak eden astronotlar, yakındaki Kızılderili köyüne giderler ve bir başka Kızılderili’den mesajın anlamını öğrenirler:
“Bu adamlara dikkat edin! Topraklarınızı almaya geliyorlar!...”

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 77 - Çınar)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 77 - Çınar)