Haliç'te Yaşayan Simonlar

7,3/10  (62 Oy) · 
257 okunma  · 
35 beğeni  · 
1.730 gösterim
Emniyet Teşkilatının efsanevi ismi, Susurluk sürecinde cesur duruşuyla gerçek bir kanun adamı tavrı gösteren Hanefi Avcı yine doğru bildiklerini söylemeye devam ediyor. Ucunun kime dokunduğuna bakmadan, yalnızca ülkesine karşı vicdani sorumluluğunu yerine getirmek için son dönemde yaşananların iç yüzünü kamuoyuna açıklıyor.

Kitap iki bölümden oluşuyor. Devlet başlıklı ilk bölümde, yıllarca devlete hizmet etmiş bir güvenlik görevlisi olarak geçirdiği fikirsel dönüşümü, bu dönüşüme neden olan olayları okurlarla paylaşıyor. Bu fikirsel dönüşümün sonucunda Avcı artık, uzun yıllar mücadele ettiği, sisteme muhalif grupların demokratik ve sağlıklı bir sistemin olmazsa olmazı olduğuna, farklı fikir ve düşüncelerin topluma zarar değil, ancak bir zenginlik katacağına, güvenlik sorununa indirgenen Kürt sorununun ancak demokratik hak ve özgürlükler alanının genişletilerek siyasi yollarla çözümlenebileceğine ve ordunun batılı ülkelerde olduğu gibi siyasetin dışında kalarak güçlü bir ordu olabileceğine inandığını açık yüreklilikle ifade ediyor. Avcı, bu kitabı yazmaktaki önemli amaçlarından birinin, böyle köklü bir değişim yaşamasına neden olan mesleki tecrübelerini aktararak, çok geniş bir kriminal yelpazede çalışmış olmanın verdiği donanımla kendinden sonra geleceklere yol göstermek olduğunu belirtiyor.

Cemaat başlıklı ikinci bölümde ise Avcı devletin çeşitli kurumlarına nüfuz etmiş cemaat yapısının son zamanlarda meydana gelen olaylardaki (özel yetkili mahkemelerin sürdürdüğü tahkikatlardan, telefon dinlemelerine, vs.) rolünü ortaya koyuyor. Cemaatin polis, ordu, MİT, jandarma, yargı ve diğer devlet kurumları içerisinde ayrı bir hiyerarşik örgütleme kurarak ve bu teşkilatların sistemlerini bozarak çalışmalarını engellediğinden, üstüne üstlük bu teşkilatların personeli arasında ayrım, güvensizlik ve düşmanlık yaratarak kurumları içerden ve tamir olunmaz biçimde yaraladığından bahsediyor. Bugün özellikle özel yetkili mahkemelerce yürütülen tahkikatların, arka planda cemaatin talimatı ile Emniyet İstihbarat Şubesindeki unsurları ve cemaate bağlı savcılar desteği ve zorlaması ile yürütüldüğüne, yürütülürken hukuksuz işlemlerin yapıldığına dair ciddi emareler olduğunu iddia ediyor. Tüm bu iddialarını, delilleriyle sağlam bir zemin üzerine inşa ediyor.

Avcı kitabın başlığında iki metafor kullanıyor; bunların devlet görevlilerinin, belli bir ideoloji etrafında örgütlenmiş grupların ve genel anlamda toplumun zihniyetini tanımlayabilmek için ne kadar isabetli bir biçimde seçilmiş olduğunu kitabı okuyup bitirdiğinizde anlayacaksınız. Görünen değil, perde arkasındaki gerçekleri merak ediyorsanız Emniyet teşkilatının güvenilir ve öncü ismi Hanefi Avcı'nın dürüst ve cesur sesine kulak verin!
(Tanıtım Bülteninden)
Kerim Özbekler 
22 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hanefi Avcı tarafından yazılan ''Haliç'te Yaşayan Simonlar.'' isimli eseri okudum, emniyetle ilgili bilinmeyen bir çok konu akıcı bir dille kaleme alınmış. Herkesin okumasını tavsiye ederim, bu kitaptan öğrenilecek ve ders alınacak çok konu var.

Vedat Baysal 
21 Haz 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Kitabın ilk bölümünde Avcı'nın kendisini çok fazla ön plana çıkarıp geride kalan neredeyse tüm devlet ve kişileri beceriksiz gösterdiği bir anlatım mevcut. Öyleki sanki "O" olmasaymış ülke mahvolacakmış. Ancak ikinci bölümdeki yorumlar ve tespitlerinin içinde bulunduğumuz günlerde ortaya çıkan yeni bilgilerle birlikte değerlendirildiğinde kesinlikle büyük bir doğruluk payına sahip olduğu anlaşılıyor. Bu sebeple iki ayrı bölümde yazılan kitabı iki ayrı şekilde değerlendirmek gerekiyor.

Serdar Poirot 
23 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Meşhur emniyet müdüründen çok detaylı bir şekilde hazırlanmış bir araştırma eseri. Kitabın ilk bölümünde mesleğe girişi ve sonrasında yaptığı işleri anlatan yazar, ikinci bölümünde ise cemaatin yaptığı veya yaptırdığı söylenen operasyonları derinlemesine inceliyot. Cem Uzan olayı, Ergenekon gibi yakın dönemde gündem olmuş pek çok olayı irdeleyen bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden.

Selim TURAN 
 06 Kas 23:47, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 8/10 puan

Hep merak etmişimdir. Hanefi Avcı acaba vali olarak atansaydı bu kitabı yazarmıy dı? Hanefi Avcı bugünkü dinlemeleri emniyette başlatan kişi biliyorsunuz. Cemaat ile çatışmaya giren bir emniyet müdürünün yaşadıklarını ve gözlemlerini anlattığı gerçeklerden oluşan bazen trajikomik diyeceğiniz aksiyonlar ve düşüncelerle, devletin ne kadar yetersiz kaldığını gösteren ve cemaatin açıkça anlatıldığı kitaplardan biri. Bu yüzden Fetö gazabına uğrayan Hanefi Avcı nın bu kitabının okunması faydalı olur görüşündeyim

Erman TEKELİ 
17 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Dün Devlet'in, O gün cemaatin yaptıklarını cesurca anlatan bir kitap. Yayınlandığı zaman hatta yayınlanmadan basılmadan yazarın başını belaya sokan, daha sonra neredeyse kahraman yapılan...Acı ama gerçek diyebileceğimiz bir kitap.

Timur Türker 
10 Ağu 2013, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hanefi Avcı. Emniyet teşkilatı'nda çok tecrübeli ve bir çok başarıya imza atmış bir isim. Açıkcası kitabın tamamını okuduktan sonra devletin kurumlarının nasıl çürüdüğünü, kurumların birbirine nasıl düşman edildiğini kendine has üslubu ile anlatmış. Özellikle "F TİPİ CEMAAT" adı verilen Fetullah Gülen in devletin kurumları içine nasıl sızdığını, devlete ve millete nasıl zarar verdiğini kitapta açık, net ve delilleri ile anlatmış. Zaten kendileri bu kitabı yazdıktan bir süre sonra göz altına alındı. Yaşamı boyunca aşırı sol terör örgütleri(Devrimci Karargah) ile mücadele eden Hanefi Avcı nın bu örgütle bağlantısı olduğunu öne sürerek trajikomik, akıllara zarar bir şekilde adamı bu örgüte bağladılar ve bununla suçladılar. Aynı Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi..

Mahmut Oğuz 
13 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Yakın zamanda ülkemizde yaşanan olayları netleştirmemize katkı sağlayan; ötesi Türkiye'nin son 30 yılına ışık tutan değerli bir kitap. Tavsiye ederim.

NeRmiN KAPLAN 
19 Mar 18:18, Kitabı okudu, 28 günde, Beğendi, 8/10 puan

Kitabın incelemesini size yazarın kendi dilinden aktaracağım:
'' Bu kitabın birinci bölümünde devlet kurumlarının kof olduğunu, basit sorunları bile çözme yeteneğine sahip olmadığını anlatmaya çalıştım. Bu bölümde ise bir cemaatin birkaç adamının çalışması sonucu her şeyin yerle bir olduğunu, koca devletin içten içe eridiğini, adalet ve güvenlik kurumlarının adaletsiz ve güvensiz hale düştüğünü, bu durumun farkında olan devlet görevlilerinin buna karşı durmadığını anlattım. Bir grup koca bir devleti teslim aldı. Devlet içten içe çatırdıyor, birileri yönetimi ele aldı ve kimse devlet gücünü kullanan bu kişilere dur diyemiyor. Birkaç cemaat imamı devlet yetkilerini gasp etti. Bu, nasıl bir devlet geleneğidir ? ''

Cacavs 
06 Ağu 07:58, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 8/10 puan

Yıllarca bu ülkenin güvenlik birimlerinde görev yapan ve önemli terfiler alan bir kişi neden birdenbire tüm kariyerini ayaklar altına alırcasına, mesleğini yok etme pahasına böyle itiraflarla ortaya çıkar. Bu cesur insanın haklılığı yıllar sonra ispatlandı.

melek meriç bayburt 
18 Tem 20:49, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Yazar Hanefi AVCI bu kitabı devlet ve cemaat olmak üzere iki bölümde sunmuştur. Gerçekten çok çarpıcı bilgilerin olduğu bu kitabı okurken pek çok bölümde anlatılan yolsuzluk veya ihanetleri midem bulanarak okudum.Ayrıca kitapta yazarın yaşadığı olaylar sonucunda fikri gelişimi de açıkça görülmektedir. Simonlaşmamak için verdiği mücadeleyi kutlar, hayatta başarılar dilerim.

2 /

Kitaptan 10 Alıntı

Tolga Önver 
03 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Şuna inanıyorum ki bu ülkede rüşveti, irtikabı, ihaleye fesat karıştırmayı bir anda
durdurmak, böylece tüm yolsuzlukları bir anda önlemek mümkün olsa ülkede ekonomi ve yatırımlar durur, devlet işleri kilitlenirdi. Çünkü tüm faaliyetlerdeki canlılığın tetikleyici gücü bana kalırsa haksız menfaat temin etme beklentisi ve duygusudur.
Eğer suyun başında duran memurlara, yapılan işlerde maaşları dışında menfaat temin edemeyecekleri havası yaratılırsa
onlar tüm işleri yavaşlatır, iş yapılmaz, sistem çalışmaz ve Türk ekonomisi durur.
Devlet yatırımları yapılamaz, yollar, barajlar, köprüler ihale edilemez, plan programlar yapılamaz hale gelir.
Ama çok açık hissediliyor ki yapılacak işlerde kendilerine de bir şeyler düşecekse, planlar, projeler hemen çiziliyor, evraklar yazılıyor,
olmaz işler bir kolayı bulunarak olur kılınıyor.

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi AvcıHaliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı
Vedat Baysal 
21 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Bugün bu olaylara mani olma makamında olmasına rağmen müdahil olmayanlar şunu bilmelidirler ki kendileri hakkında da şuan cemaat tarafından arşivlenen bilgiler bir gün aynı şekilde basına servis edilecektir.

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 586 - 22. Baskı kitap)Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 586 - 22. Baskı kitap)
Vedat Baysal 
21 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Bir grup koca bir devleti teslim aldı. Devlet içten içe çatırdıyor, birileri yönetimi ele aldı ve kimse devlet gücünü kullanan bu kişilere dur diyemiyor.

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 578 - 22. baskı)Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 578 - 22. baskı)
NeRmiN KAPLAN 
23 Şub 14:18, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

" Düşündükçe moralim bozuluyor ve bir avuç insanın devletle,sistemle nasıl böyle oynayabildiğini aklım almıyordu. Bu kişilerin yaptıkları ortaya çıkarsa bunun hesabını nasıl vereceklerini düşünmeye başladım. Her gün bu meseleleri düşünmekten uykum kaçıyordu. "

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 485 - ANGORA Yayınevi)Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 485 - ANGORA Yayınevi)

Her zaman eğitimlerde ve sohbetlerde anlattığım gibi; yerde bulunan bir vida, herkes için sıradan bir vida iken bir oto tamircisi için bu 1995 model Almanya'da üretilmiş E200 serisi bir Mercedes'e ait. bir vidadır. Buradan kazaya karışan aracın markası, modeli vs. özellikleri tespit edilir, böylece küçücük bir vidadan olayın tamamı çözülebilir.

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi AvcıHaliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı
NeRmiN KAPLAN 
19 Mar 18:02, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

'' İnsanın sahip olduğu en önemli şeyi özgürlüğüdür. Hiç kimsenin emrinde, izninde olmadan özgürce düşünmek, karar vermek ve davranmak insanı insan yapan unsurdur. Başkalarının emrinde olanlar ne yaparsa yapsın hayattan yeterince tat alamayacaklardır. ''

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 571 - ANGORA Yayınevi)Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 571 - ANGORA Yayınevi)
NeRmiN KAPLAN 
19 Mar 18:08, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

'' Ülkenin düzelmesi, huzur ve güven ortamının sağlanması herkesin fedakar davranmasıyla gerçekleşir. Herkes şahsi olarak gerekli fedakarlığı yapmalı, hukuka saygılı olmalı, yanlışlıklara karşı koymalı, yoksa bu gidişin geleceği hiç aydınlık değildir. Bu ülke çok badireler atlattı, bu olayların benzerlerini çok yaşadık, bir şey olmaz diyenlere yanıtım, daha önce bu türden tehlikelerin atlatılmasının mevcut sorunların da kolayca atlatılacağı anlamına gelmez.''

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 577 - ANGORA Yayınevi)Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 577 - ANGORA Yayınevi)

Haliç o zamanlar inanılmaz kötü
kokuyordu, tam olarak lağım kokusu duyuluyordu ve ben bu
kokuya dayanamıyordum. Arabanın bütün camlarını kapatıyordum.
Koku gelmesin diye burnumu parmaklarımla kapatmama rağmen
Haliç'ten gelen hafif bir koku bile midemi bulandırmaya yetiyordu.
Haliç'ten geçmek benim için bir ölümdü, daha yaklaşmadan Ok
Meydanımda burnumu kapatmam gerekiyordu, ta ki tüneli
geçinceye kadar. Fakat Halic'in etrafında yaşayan insanlara
bakıyordum; onlar parklarda geziyor, yemek yiyor, hatta bir kısmı
piknik yapıyordu, bu kötü kokudan sanki hiç rahatsız değillerdi. Bu
durum bana çok tuhaf gelmişti. Demek ki, kötü bir ortamda
bulunan insanlar bir müddet sonra oraya uyum sağlayıp alışıyorlar
ve bu ortamın çirkinliğini göremiyorlardı. Ne kadar kötü ve sağlıksız
bir ortamda bulunulursa bulunulsun bir süre sonra kişinin bünyesi
bu duruma uyum sağlayarak kötülüğün farkına varamıyordu.

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi AvcıHaliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı

Daha sonra şahısları sorgularken bu olayı da onlara sordum..
"Neden önünüzde makineli tüfek dururken alıp kaçmadınız. En
azından bir ikimizi öldürüp kaçabilirdiniz. Bu işlere bulaşmış
insanlarsınız, niye yapmadınız?" dedim. Erkek olan bana şöyle dedi:
"Ben enayi miyim? Sen o silahı oraya bilerek bıraktın. Arabadan en
son sen inmiştin, inerken silahı boşalttın. Biz silahı elimize alsaydık,
kendinizi koruma bahanesiyle bizi vurup öldürecektiniz. Bizi
öldürmek için bir senaryo kurdunuz. Numaranızı yutmadık, o
yüzden silahı almadık." Yani bizim arkadaşların saflığı, onlar
tarafından çok büyük şeytani bir plan zannedilmişti. Halbuki
gerçekten safça ve tedbirsizlikle silahı oraya bırakmıştık ve alıp
kullansalardı bugün bu kitap yapılamayabilir, telafisi mümkün
olmayan olaylar çıkabilirdi, îşte bizim bu kadar saf ve tedbirsiz
oluşumuz, karşı tarafça olağanüstü bir tedbir ve olağanüstü bir
tuzak olarak algılanmış ve öyle görülmüştü.

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi AvcıHaliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı