Peter Camenzind

8,0/10  (3 Oy) · 
9 okunma  · 
1 beğeni  · 
459 gösterim
Çarklar Arasında adlı romanında olduğu gibi özyaşamöyküsel öğelerin ağır bastığı Peter Camenzind, yazarı Hermann Hesse'yi bir anda üne kavuşturan ilk romanı. İsviçreli bir çiftçinin oğlu olan Peter, gençliğini ücra bir köyde geçirdikten sonra üniversite öğrenimi sırasında edebiyatla ilgilenir. Birlikte yaptıkları bir yolculuk sırasında müzisyen arkadaşı Richard'ın boğularak ölmesi ve kadınlarla olan ilişkilerindeki beceriksizliği onu mutsuzluğa sürükler. Edebiyat alanındaki başarıları ise depresyondan ve alkol bağımlılığından kurtaramaz onu. Sonunda özüne döner. Peter Camenzind'in hoşnutsuzluğu ve arayışı, siyasal koşullara yönelik değil; kısmen yapabileceğinden fazlasını istediği kendine, kısmen de gençlere özgü biçimde eleştirdiği topluma yönelik. Tanımak için fazla fırsat bulamadığı dünya ve insanlık, onun gözünde fazlasıyla doygun, fazlasıyla kendini beğenmiş, fazlasıyla düz ve standart. Peter, onlardan daha özgür, daha hareketli, daha güzel, daha soylu yaşamak istiyor; başından beri kendisiyle dünya arasında uyum olmadığını düşünüyor; oysa o dünyanın kendisini ne kadar çektiğini ve baştan çıkardığını fark etmiyor.

'Bu derin ve ustalıkla yaratılmış öyküyü, içerdiği insanlık için seviyorum. İçindeki bazı şeyler, benim kendi çocukluğumda hissettiğim ve sonra yitirdiğim şeyler... Ve sonra o iki aşk sahneki: bunlar tıpkı benim kendi hayatımda yaşadığım olaylar gibi.'
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2003
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789750703256
  • Çeviri:
    Kamuran Şipal
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Fulya Pirim 
07 Kas 15:04, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

“Pek çok kimse ‘doğayı sevdiğini’ söyler. Bununla zaman zaman doğanın kendilerine buyur ettiği güzelliklerin tadını çıkarmaya karşı olmadıklarını söylemek isterler. Doğanın içinde gezip dolaşır, yeryüzünün güzelliği karşısında yüzleri güler, çayır çimenleri ezerler ayakları altında; bir demet çiçek, bir dal koparır, sonra da kaldırıp atarlar bunları ya da eve götürür, sararıp solmaya bırakırlar. Onların doğayı sevmeleri böyledir işte. Hava güzelse, pazar günleri anımsarlar bu sevgiyi ve altın gibi bir kalbe sahip olduklarını görmek, kendilerini duygulandırır. Çünkü davranıldıkları gibi davranmaları gerekmez asla, değil mi ki, ‘insan doğanın başındaki taçtır.’ Öyle ya, taç!”

Peter Camenzind, Hermann Hesse (Sayfa 120 - Can Yayınları)Peter Camenzind, Hermann Hesse (Sayfa 120 - Can Yayınları)
Fulya Pirim 
07 Kas 15:02, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

“İnsanı doğadan en çok ayıran şeyin, yalandan oluşan ve onu sarıp koruyan kaygan bir şey jelatin tabakası olduğunu görüyor ve şaşırıyordum. Çok geçmeden bütün tanıdığım kişilerde aynı durumu izlemiştim, hepsi de hiçbir karanlık yanı olmayan belli bir kişi gibi davranmaya zorlanıyor ama hiçbiri de kendi kendisini bütün derinliğiyle tanımıyordu.
İçimde garip duygularla kendimde de aynı durumun varlığını saptamıştım. Böyle olunca, insanların içlerindeki özü araştırıp bulma çabalarına son verdim. İnsanların büyük çoğunluğunda jelatin kabuk, özden daha önemliydi. Nereye yönelsem, bu kabukla karşılaşıyordum, hatta çocuklarda bile rastlıyordum bu kabuğa; oldukları gibi, içgüdüsel şekilde davranmayı bırakıp her zaman bilerek ya da bilmeyerek belli bir rolü taklit ediyorlardı.”

Peter Camenzind, Hermann Hesse (Sayfa 147 - Can Yayınları)Peter Camenzind, Hermann Hesse (Sayfa 147 - Can Yayınları)