Sadist

9,0/10  (58 Oy) · 
228 okunma  · 
52 beğeni  · 
2.328 gösterim
Ama sesler bazen o can acısı gibi kesiliveriyordu. O zaman geride sadece bulanıklıktan, sis kalıyordu. Karanlığı hatırlıyordu. O bulanıklıktan önceki kopkoyu karanlığı. Bu bir ilerleme gösterdiği anlamına mı geliyordu'Karanlıkta o sesler var mıydı' Bu soruların hiçbirinin cevabını bilmiyordu. Bunları sormanın bir anlamı var mıydı' Bu sorunun da cevabını bildiğini sanmıyordu.
  • Baskı Tarihi:
    1995
  • Sayfa Sayısı:
    382
  • ISBN:
    9789754050134
  • Çeviri:
    Gönül Suveren
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 08 May 22:30, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Stephen King'in eserini belki 25 sene sonra yeniden okurken kitabın yazarın başyapıtlarından birisi olarak adlandırılmayı hak ettiğini düşündüm. Ne yazık ki çok kötü bir kitap ismi seçilmiş: aslında kitabın gerçek ismi Misery ve bu isim kesinlikle kitaba daha çok yakışıyor.

Misery, en azından son dönem King kitaplarında görüldüğünü düşündüğüm bir kusurdan uzak ve yine benzer temalı bir eser: örneğin Kemik Torbası'ndaki gibi asıl karakterimiz bir yazar, ancak yine Kemik Torbası'ndan farklı olarak- Diriliş, Kâbuslar Pazarı, Buick 8 de bu listeye dahil- bir çok isim, mekân, detayla eseri boğmak yerine yazarın 2 karaktere, bir devam kitabına, "pis pis sırıtan" bir daktiloya odaklanarak dört dörtlük bir gerilim ortamı yarattığını görüyoruz. Gerilim daha ilk sayfadan başlıyor, Stephen King hemen olaya giriyor, gerilim adım adım yükseliyor ve 200'lü sayfaların başında "balta"lı 25 sayfalık kısmında kesinlikle zirveye ulaşıyor. Bu kısmı hem kitaptan hem de sonradan çekilen filminden hatırlıyorum, ama filmin bu sahneyi seyirciler açısından son derece yumuşattığını kitabı ikinci kez okurken bir anlamda şok geçirerek farkettim; zira okurken yerimde duramadım, resmen kıvrandım. Bu 25 sayfalık bölümde King muhteşem bir gerilim yaratıyor... yazarlık hayatının en iyi örneklerinden biri de bu sayfalar olabilir...

Misery, bir yandan çok ürkütücü bir hikâye anlatırken bir yandan da ciddi ciddi bir yazarın eserini yaratma sürecinin sancılarına da dahil ediyor bizi, belki de King aslında ve temelde bir kitabın iyi olması, daha iyi olması, en iyi olması için direten hasta, saplantılı bir okur hayaliyle bir yazarın işkenceli yaratım sürecini anlatıyor bize. Bu sürecin bütün sancıları edebi bir sancı olmaktan öte bir ölüm kalım meselesi, bir korku filmi gibi onu yazmaya, üretmeye, kitabı bitirmeye, ve daha iyisini yazmaya zorlayan bir hasta okur imgesiyle, hayaliyle, hayaletiyle anlatılıyor. Yazarın esas meselesinin bu olduğu ise son 5-10 sayfa içerisinde iyice belirginleşiyor, çünkü kitap tipik bir gerilim ya da korku filminin klişelerini kullansa da ibresini sürekli olarak yazarlığa, yazara, yazmaya çeviriyor; bizi sürekli buralara bakmaya davet ediyor, bakışımızı buraya çevirmeye zorluyor.

Sadist-Misery; hem kendi hikâyesi hem de yazarımız Paul Sheldon'ın (acaba o dönemin benzeri kitaplar yazan popüler gerilim yazarı Sidney Sheldon'a bir gönderme mi?) esaret altında nefret ederek bitirdiği Misery serisini çok büyük bedeller ödeyerek zoraki sürdürmesini ve son kitapta öldürdüğü başkarakteri Misery'yi okuyucuyu kandıran ucuz oyunlarla değil; ikna edici, sağlam gerekçeler ve sebepler bularak diriltmesini anlatıyor... bu anlamda kitabın Manuel Puig'in "Bu Sayfaları Okuyana Sonsuz Lanet" adlı isimli kitabının en azından ismini de bana çağrıştırdığını söylemek isterim... yazmanın böylesine huzursuz, ürkütücü, bir korku kitabı gibi zorlayıcı, delirtici bir süreç olabileceği düşüncesi çok şaşırtıcı. Stephen King bu duyguyu çok iyi yazılmış, dört dörtlük bir gerilim-korku kitabıyla çok iyi bir biçimde veriyor. Mahşer ve O adlı başyapıtlarıyla beraber muhakkak ki Misery de yazarın en iyi eserlerinden biri olarak kesinlikle okunmayı hak ediyor. Herkese öneriyorum.

Damla Köseoğlu 
 14 Haz 13:09, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 6/10 puan

● Deliliğin sınırı var mıdır? Kendine zarar vermenin sınırı var mıdır, peki başkalarına zarar vermenin sınırı var mıdır? Büyük olasılıkla yoktur, Stephen King'in hayal gücünün sınırı olmadığı gibi.

● Çok satanlar listesinde kendine yer edinmiş bir yazar olan Paul Sheldon'un, geçirdiği trafik kazası sonrasında, deliliğin sınırlarını zorlayan bir kadın olan Annie Wilkes tarafından bulunmasını izleyen süreç anlatılıyor kitapta.

"Kitaptan yaptığım çıkarım, hayatta kalma içgüdüsünün insanoğlunun en ilkel ve en güçlü yanı olduğu."

● Konusu bakımından orijinal olan ve kimi yerlerde kendinizi Paul Sheldon'un yerine koyarak zihinsel açıdan gerildiğiniz kitabın eksileri, bazı yerlerde tekrara düşülmüş olması ve tek mekan unsuru. Puanı ve yorumları beni çok büyük beklenti içine sokmuştu ama King'in kurgu bakımından daha iyi kitaplarının olduğunu düşünüyorum.

Romanı ülke çapında büyük bir başarı sağlamış yazarımız Paul ve onun Misery adlı romanına "deliler" gibi hayran Annie Wilkes adında kendi halinde(!) bir kadın. Ne kadar sevimli bir ikili değil mi? Yanlız ufacık bir detay Sadist adlı romanın yazarı Stephen King :) Kitabın olay işleyişine ve konusuna hiç giripte sürpriz bozmaya niyetim yok, açıkcası isterim ki benim ürperdiğim kadar siz de ürperin.
Hep merak etmişimdir yazarların kitapları nasıl kurguladığını. Nasıl düşündüklerini? Gerçek yaşamda etrafı nasıl gözlemlediklerini ? İlham perileri ve daha nice şeyleri... Bu açıdan Paul Sheldon merakımı fazlasıyla giderdi. Sevgili Stephen fazlasıyla detaya girmiş ve karakter analizine müsade etmiş.
Kanımı donduran Annie Wilkes'ten bahsetmek istemiyorum bile. Acı verirken duyduğu zevk ve Sevgili Paul'u evcil yazarı haline getirmesi tiksindirici.
Keyifli okumalar...

Ülkü Ciner 
 30 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Korkuyu iliklerime kadar hissettim bu kitabı okurken. Yazar canavarlar, tuhaf yaratıklar, vampirler, hayaletler, eli kanlı katiller ve karanlık sokaklar olmadan dehşeti yaşatıyor.
Kitap serisini sonlandıran bir yazar ve onun hayranı yaşlı bir kadın karakterden "nasıl korku romanı yazılabilir?" diyorsanız; buyrun okuyun.

Ece 
22 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Stephen King'in okuduğum en gerilim dolu romanlarından biriydi. Kaldı ki genel Stephen King kitaplarının dışında kalan bir kitap olmuş. Doğaüstü olaylar yok, fantastik olaylar yok. Sadece cinayet işlemiş deli bir kadın ile onun eline düşen bir yazar var. 2 karakterden ve tek mekandan oluşan bir romanda böyle bir gerilimi ve sürükleyiciliği yaratabildiği için Stephen King'e hayran olmamak elde değil.

Zehra Yaprak 
15 Şub 21:21, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Sadece bir ev, iki karakter... Romanın içinde roman... Bir gerilim romanı ancak bu kadar şahane olabilir. Okurken korkuyu iliklerime kadar hissettim. Sanki korku ve gerilim filmi izler gibiydim. Aylarca katil bir kadının evinde tutsak kalan yazarın yaşadıklarını merak edenler ve bu gerilimi yaşamak isteyenler mutlaka okumalı!

kardelen tetiköz 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Psikolojik gerilim türünde gerçekten insanı içinde yaşatan bir Stephen King kitabı.Stephen King gerçekten sadece boş gerilim ve korku hikayeleri yazan bir yazar olmadığını bu kitabında da kanıtlamış gerçekten.Filmini de şiddetle öneririm.

zerrin ayça yılmazer 
22 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Stephen King in şüphesiz en başarılı kitaplarından biri. Okurken adeta bir romana aşık , romandaki kişiyle kendini özleştirmiş saplantılı okur Annie Wilkes ten nefret ediyorsunuz. Ölmesi için dua ediyorsunuz çünkü hayranı olduğu yazara çektirmediği acı kalmıyor ayağını kesiyor aç bırakıyor , kendisine özel misery chaistan serisinin son kitabını elde edene kadar durmayacak . Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Favori kitabım.

Gamze Yavuz 
08 May 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Okurken içinde yaşadığım, en sevdiğim, yıllar geçmesine rağmen bittiğine hala üzüldüğüm, ezberden baştan sona kağıda dökebileceğim bir kitap. Geçmişte iz bırakan anıları düşündüğümüzde hissettiğimiz gerçekçiliği yaşatan tek kitap.. O kazada ben de arabadaydım ve o evde benimde ruhum hapisti. Sanki daktilom kucağımda korkuyla ilham bekliyorum. :)

mithrandir21 | Uğur D. 
 26 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Wilkes isimli sevimli karakterimizi King gerçekten de çok güzel kurgulamış; bir yazar bir kadını ancak bu kadar sadist olarak tanımlayabilir ve bir erkeği bir kadından ancak bu kadar tiksindirebilir. King çok basit bir konuyu efsane roman denilebilecek bir statüye yükseltmiş ama tabii ki de yazar sonuçta Stephen King.

2 /

Kitaptan 5 Alıntı

Damla Köseoğlu 
12 Haz 18:33, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 6/10 puan

Cesur bir insan düşünebilir. Bir korkak bunu yapamaz.

Sadist, Stephen King (Sayfa 32 - Altın Kitaplar)Sadist, Stephen King (Sayfa 32 - Altın Kitaplar)

Denizin kabarmasını, böylece sancının geçmesini sağlayan ayı hiç kızdırır mıyım?

Sadist, Stephen King (Sayfa 34)Sadist, Stephen King (Sayfa 34)
Sevilay coşkun 
 30 Oca 04:06, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

"Istırap, okyanus kıyısındaki bir kayaya benziyor, diye düşündü. Uyku azap kayasını örten deniz gibi. Ama insan uyandığı zaman sular çekilmeye başlıyor ve çok geçmeden o kaya ortaya çıkıyor. Üzeri midye tutmuş, kaçınılması imkansız bir gerçek o. Sonsuza dek orada kalacak bir şey. Ya da Tanrı parçalayıncaya kadar."

Sadist, Stephen King (Sayfa 146)Sadist, Stephen King (Sayfa 146)
Zehra Yaprak 
 13 Şub 17:59, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Haydi, haydi, aklını başına topla! Galileo bile karşısındakilerin niyetlerinin ciddi olduğunu anladığı zaman sözlerini geri aldı.

Sadist, Stephen King (Sayfa 51)Sadist, Stephen King (Sayfa 51)
Onurcan Bilgin 
12 Kas 00:50, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Taşlar ve sopalar kemiklerini kırabilir ama sözler bana zarar veremez.

Sadist, Stephen King (Sayfa 196)Sadist, Stephen King (Sayfa 196)

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız