Sakallı Celal Bir Türk Filozofunun Yeniden Doğuşu

9,2/10  (6 Oy) · 
8 okunma  · 
5 beğeni  · 
658 gösterim
''...Orhan Karaveli yine güzel bir iş yaptı; Sakallı Celâl'i yazdı. Yaşamımızı zenginleştirecek renkli bir kişiliği dört başı mamur bir kalem çalışmasıyla sunuyor...''
İlhan Selçuk

''...Orhan Karaveli'nin Sakallı Celâl'i , özgür kalmak için her şeyden fedakârlık eden bir aydının yaşamı...'Onurlu kuşağın' bütün özellikleri vardır Sakallı Celâl' de. Bu açıdan bugünkü kuşağa örnek olmalıdır...Yazar, Sakallı Celal'in kişiliğinde İmparatorluk'tan Cumhuriyet'e kadar birçok olayı da bize aktarıyor. Belgesel çalışmanın gereği budur...''
Doğan Hızlan
(Tanıtım Yazısından)
Muzaffer Akar 
11 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Türk düşünür Celal Yalnız'ın biyografisinin yanında Osmanlının son yılları ve genç Cumhuriyetten portlerin verildiği gayet güzel bir araştırma inceleme kitabı olmuş. 1886 doğumlu Sakallı Celal, Galatasaray mezunu, Tevfik Fikret'in öğrencisi ve dostu, kimler yokki arkadaşları arasında, Hamdullah Suphi, Ali Yar, Ali Sami Yen, Haldun Taner ve Orhan Veli. Bu kitap, tüm hayatı boyunca bağnazlığa ve yobazlığa karşı durmuş bir garip insan hikayesi.

Sakallı Celal, Bahriye nazırı Hüseyin Hüsnü ile lise mezunu modern bir kadın olan Ayşe Melek’in 1886-1962 yılları arasında yaşamış oğulları Celal Yalınız’ın yaşam öyküsünü anlatır.

Yazar Mahmut Celal’in ‘farklı yaradılış’ta olduğu küçük yaşlarda belli olmuştu der. Daha ilkokuldayken Bahriye Mektebi’ne giden ağabeylerinin kitaplarını Fransızca olanlar da dahil okuyup anlamaya çalışır, Fransızca öğrenmek istediğini ailesine söyler. Galata Sarayı Mekteb-i Sultanisi’ne başladığında mükemmel Fransızcası ile “Hazırlık okumaya gerek yok Fransızcam yeterlidir ”diyecektir.

Kitabın kapağındaki lakabının hakkını veren upuzun sakallı pejmürde görünümüyle tezat oluşturan bir mikrop kapma korkusu vardır Sakallı Celal’in. Dostlarıyla tokalaşmaktan, otobüse, tramvaya binmekten sakınır, davet edildiği sofralarda çatalı kaşığı bir daha siler, bunu karşın bir de suya karşı da korkusu vardır. Bazı kişiler tarafından garip bulunmasına karşın devrin seçkin kişileri, okul arkadaşları onu el üstünde tutarlar, toplantılarda büyük bir hitabet yeteneğine sahip bu özgün kişiyi dinlemekten büyük zevk alırlardı.

Üsküp’te öğretmenlik yaparken halk tarafından öğrencilerine aklın ve bilimin doğrultusunda açıklamalar yaptığı için gerici kişileri karşısına alır. Okula futbol sahası yaptırınca tepkiler üzerine görevinden alınır. Çünkü o dönem Üsküp’te bile futbol oynamak günah olarak görülüyordu. Özgün kişiliğinden, ilkelerinden ödün vermez, karşısındaki kim olursa olsun sözünü esirgemez. Bu uğurda yeri gelir, çeker gider. Öğretmenlik, hamallık, ateşçilik, çımacılık, fabrika işçiliği gibi birçok işte çalışır, işçilere bilgi birikimini aktarır, paraya önem vermez okulda öğretmenlik yaparken öğrencilerine ihtiyacı olanın askıdaki ceketinden para alabileceğini söyler. Maddi zorluk içinde olan bir işçiye para yardımı yaptığı için komünist olduğu gerekçesiyle polise ihbar edilir. Olaylar karşısındaki söylemleri akıllarda yer etmiştir.

Ülkemizin ilk sosyalistlerinden, yazdığı vasiyetinde Atatürk’ü sevdiğini belirten, tanınmış birçok kişiyle yolu kesişen, özgürlüğünden ödün vermeyen, akılcı, çağdaş, insancıl, sevecen, kahraman kişinin yaşamını okumak çok zevkliydi. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan biri. Siz de en kısa zamanda onu tanımalısınız.

Celal Uslu 
21 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

İlk olarak Hasan Hüseyin KORKMAZGİL ve Sabahattin ALİ ile olan dostluklarında adı geçince bu Sakallı Celâl kimdir diye merak salmıştım.

Osmanlının son dönemleri ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ki tüm kalburüstü ' aydın ' çevreyle tanışıklığı bulunan kendisini anlayanlarca sıkı ahbablık kurmuş bir şahsiyet.

Bahriye Nazırı Paşanın oğlu olmanın verdiği tüm imtiyazları reddederek, inandığı doğruların peşlnde masal tadında bir hayat gütmeyi seçmiş birinin hayatını anlatan araştırma-inceleme kitabı.

Anadili gibi Fransızca konuşan, temizlik mikrop takıntıları had safada olan, mikrop kaparım endişesiyle insanlarla el sıkışmaktan ve sudan itina ile kaçınan, sırf takıntılarından dolayı gittiği her yerde çatalı kaşığı peçete ile silen, misafir olarak gittiği evde ( dönemin en kodamanlarından biri ) deri koltuğa oturmadan önce bile cebinden mendilini çıkartıp kendine altlık yapan, tüm bunların yanında yirmili yaşlardan itibaren hiç kesmediği sakallarından dolayı Sakallı Celâl lakabıyla bilinen, nevi şahsına münhasır Celâl Yalınız...

Kurtuluş Savaşından sonra eğitimli insan sayısı çok az ken Kastamonu, İzmit, Ankara ve İStanbul'da öğretmenlik yapmıştır mektebi sultan-i mezunudur. Tüm öğretmenliklerinden uzaklaştırılmıştır, burada en büyük etmenler; yobazlarla olan gericilik karşıtı mücadeleleri ve Mustafa Kemal döneminin yanlışlıklarını dobra dobra söylemesidir.

Kelimenin tam manasıyla bir halk kahramanı...

Çok beğendiğim bir kitaba dokuz yıldız vermek zorunda kaldım. Bunun sebebi yazarın Sosyalist olduğu aşikâr olan Sakallı Celâl'i ( Türkiye Komünist Partisi yöneticiliği yapmış, Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Partisi önder kadroluğu yapmış, Sovyetlerde ki 4. Komitern'e katılmıştır. Nazım Hikmet Ran'ın Hocasıdır. ) koyu bir kemalist olarak göstermesinden kaynaklıdır. Bu yanlı anlatımı ara ara parağraflarda kendi yorumu olarak okuyucunun karşısına çıkmaktadır.

gece kuşağı 
20 Ağu 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Çok merak ettiğim bir karakteri nihayet okuyup öğrendim. Sakallı Celal ülkesine ve milletine sevgiyle hizmet etmek isteyen,naif, dürüst aydınlarımızdan bir tanesi. Bu coğrafyada ne kadar çok insanı kırıp dökmüşüz, küstürmüşüz, anlamamışız, itmişiz... Ne çok değeri bilinmemiş insan hikayelerimiz var... Hiç olmazsa onların değerlerini yaşatarak, onların emeklerine bir katkıda bulunabiliriz. Bize bıraktıkları miras budur.

Kitaptan 25 Alıntı

Muzaffer Akar 
07 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"Elbette arar insan kendini!" demişti. "İnsan ömrü zaten kendini aramakla geçmiyor mu? Atina Akropolü'nün alnına boşuna mı yazmışlar Sokrates'in 'Kendini ara' özdeyişini? Fransız hocalarınız size 'Connais-toi, toi-meme' sözünü öğretmediler mi? 'Kendini tanımak' kendini 'bulmakla' mümkündür. Bulmak için de durup dinlenmeden aramalıyız!...

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 16)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 16)
Muzaffer Akar 
07 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Zaten bu toplum, aydınları, ileriyi görenleri, erken doğmuşları yiyerek geliştiği içindir ki ilerleme kaplumbağa hızına eşit olmaktadır. Bu düzensiz toplumda mert insanın, iyi insanın, aydın insanın manevra alanı çok dardır.

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 33)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 33)
Muzaffer Akar 
12 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"İşte o günden beri bir takım insanlar büyük kitlelerin beynini mistik ve metafizik düşüncelerle bağlayarak yoksul insanları emirlerinde kullanıyorlar ve kocaman tapınakları da bunun için yapıyorlar!"

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 181)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 181)
Muzaffer Akar 
07 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Sakallı Celal her gittiği yerde softalarla çatışır, bu yüzden olüm tehlikeleri de atlatmıştır. ama onu sakıncalı bulanlar, sadece bilgisizler değil, sözümona aydınlardır da. Öğretmenlik ettiği geri bir taşra kasabasında, Sakallı Celal öğretmenler odasına Avrupalı bir böcek bilginini toprakta incelemeler yaparken gösteren bir fotoğraf asmıştır. Bir gün sonra gelir bakar ki, duvarda fotoğraf yok. Sorar soruşturur; meğer öğretmenler bilginin şapkasından tedirgin oldukları için kaldırmışlar fotoğrafı. Bunu öğrenince Sakallı Celal bağırır onlara, "Ulan" der, "adam sizin hatırınız için güneşin altında başı açık mı çalışsın?"

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 45)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 45)
Muzaffer Akar 
07 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Çünkü bizler, tıpkı demokrasi gibi, sosyal adalet gibi komünizmi de komünisti de bir türlü bilemiyor, anlayamıyor, öğrenemiyoruz. Bundan dolayı "komünist" lafını bir meyhane küfrüne, "komünizm"i de çocuk masallarının umacısına benzettik...

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 31)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 31)
Celal Uslu 
20 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Sen ilkbaharsın, ben ise sonbahar. Bunların ikisi de bahardır ama bir araya gelmezler, gelemezler !..

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 184 - Celâl Yalınız)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 184 - Celâl Yalınız)
Muzaffer Akar 
07 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Anadolu'da Fransızca hocalığı yaparken öğrencilere futbol oynatıyordu. Bir yobaz hocanın "Bu oyun dine aykırıdır... Kerbela'da şehit edilen İmam Hüseyin'in başını düşmanları böyle tekmelemişlerdi" dediğini duyunca yobazı dövdü. Azlettiler....

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 23)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 23)
Celal Uslu 
20 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Memlekete hizmet etmek istiyorsan, bunu kimseye duyurmadan, belli etmeden yapacaksın. Aksi halde, ne yapar ne eder engellemeye çalışırlar.

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 188 - Celâl Yalınız)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 188 - Celâl Yalınız)
Muzaffer Akar 
12 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Bağbân bir gül için bin hâre hizmetkâr olur.

( Bahçıvan bir gül için bin dikene katlanır)

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 195 - Fuzûlî)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 195 - Fuzûlî)
Muzaffer Akar 
12 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"...Cennet, cehennem hikayeleriyle yıkanmış beyin doğru düşünme yetisini kaybeder. Boş inançlara saplanıp kalır, gerçeklere ulaşamaz. Bir kez sakatlandıktan sonra beynimizi sağlığına kavuşturmak çok zordur. Ancak, çok okumakla, kültürümüzü genişletmek ve derinleştirmekle belki sağlanabilir."

Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 180)Sakallı Celal, Orhan Karaveli (Sayfa 180)
3 /