Sessiz Bir Ölüm

9,0/10  (1 Oy) · 
10 okunma  · 
5 beğeni  · 
921 gösterim
Burada, hemşirelerin "sessiz bir ölüm" dedikleri şey anlatılıyor. Sessiz Bir Ölüm'de Simone de Beauvoir, kendi annesinin ölümünü bütün ayrıntılarıyla betimlerken unutulmaz bir edebi eser yaratıyor. Yetmiş yedi yaşındaki annenin geçirdiği küçük kazayla başlayan öykü, hastanede fark edilen ilerlemiş kanser teşhisiyle dramatik bir hal alıyor ve olayın kahramanları acılı bir süreç yaşıyor. Yazar, bu süreç içinde yaşadığı karmaşık ve yoğun duygulanımları anlatırken, bir annenin ölümünü olanca soğukkanlılığıyla betimlemeyi de başarıyor. Böylece eser, anne ile kızın arasındaki yabancılaşmayı iyiden iyiye açığa çıkardığı gibi, annenin bütün yaşamını da anlatarak bir ölümün betimlenmesinin çok ötesine geçiyor. Yapıt bize insani ilişkilerin bir belgesini sunarken, yazara da kendi yaşamıyla yüzleşme olanağı sağlıyor.

Simone de Beauvoir, Sessiz Bir Ölüm'de bu trajik öyküyü anlatırken bir yandan da yaşam ve ölüme ilişkin kendi düşünceleri ve duygularıyla hesaplaşmayı ihmal etmiyor.

Sessiz Bir Ölüm, sarsıcı bir edebiyat deneyimi...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2009
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755336169
  • Çeviri:
    Bilge Karasu
  • Yayınevi:
    İmge Kitabevi Yayınları
  • Kitabın Türü:
irem özkaya 
24 Ağu 2015, Kitabı okuyor, Puan vermedi

Sessiz Bir Ölüm, sarsıcı bir edebiyat deneyimi...
Yazar, bu süreç içinde yaşadığı karmaşık ve yoğun duygulanımları anlatırken, bir annenin ölümünü olanca soğukkanlılığıyla betimlemeyi de başarıyor. Böylece eser, anne ile kızın arasındaki yabancılaşmayı iyiden iyiye açığa çıkardığı gibi, annenin bütün yaşamını da anlatarak bir ölümün betimlenmesinin çok ötesine geçiyor. Yapıt bize insani ilişkilerin bir belgesini sunarken, yazara da kendi yaşamıyla yüzleşme olanağı sağlıyor.

Simone de Beauvoir, annesinin bir kaza sonucu hastaneye kaldırılışını, kanser teşhisini ve ölümünü kapsayan hastane sürecini anlatıyor. Simone'u tanımak için de okunması gerek, çocukluğunu, annesine bakışını, kardeşiyle ve annesiyle olan ilişkilerini anlatıyor, arada Sartre'dan bahsediyor .

Kitaptan 1 Alıntı

24 Ekim 1963 Perşembe günü, ikindi Ustu saat dörtte, Roma’da, Minerva Otelin’deki odamdaydım; ertesi gün uçakla Paris’e dönecektim, kâğıtlarımı düzenliyordum, tam o sırada telefon çaldı. Bost, Paris’ten telefon ediyordu, “Anneniz bir kaza geçirdi,” dedi. Bir otomobil çarpıp devirmiştir kadını, diye düşündüm. Bastonuna dayanmış, güçlükle, yoldan kaldırtma çıkmaya uğraşırken bir araba çarpmıştı muhakkak. “Banyoda düşmüş, uyluk boynunu kırmış,” dedi Bost. Annemin oturduğu binada oturuyordu o da. ü gece, saat ona doğru Olga ile birlikte merdivenden çıkarken önlerinden giden üç kişi. bir kadınla iki polis memuru, dikkatlerini çekmiş: “ikinci katla üçüncü kat arasındaki dairede,” diyormuş kadın. Bayan de Beauvoir’a bir şey mi olmuştu yoksa? Evet. Düşmûşmüş. İki saat boyunca döşemenin üzerinde sürüne sürüne ilerledikten sonra (defona ulaşabilmiş, arkadaşlarından Bayan Tardien’den, kapıyı kırıp girmelerini istemiş. Bosl’la Olga, öbürlerinin yanında daireye girmişler. Annemi, sırlında kırmızı, fitilli kadifeden sabahlığı, yerde yalar bulmuşlar. Aynı evde oturan kadın doktor Lacroix’ya göre uyluk boynu kırılmıştı. Boucicaut Hastanesi ilk yardım servisine kaldırılan annem, geceyi koğuşta geçirmişti. “Ama onu C. Klinigine kaldırıyorum simdi,” dedi Bost. “En iyi kemik cerrahlarından biri, Profesör B,. orada. Anneniz orayı istemedi, masrafı size ağır gelir diye üzülüyordu. Ama sonunda kandıra bildim onu.”

Sessiz Bir Ölüm, Simone De BeauvoirSessiz Bir Ölüm, Simone De Beauvoir