Sıradan Delilik Öyküleri

7,6/10  (15 Oy) · 
65 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.369 gösterim
Bukowski'nin en beğenilen öyküleri...

"kuma oturup suya bakardı, her şeye zor inanılırdı suya bakınca, Çin diye bir ülke olduğuna ya da ABD'ye ve Vietnam'a, bir zamanlar çocuk olduğuna, hayır, buna inanmak zor değildi, onu unutamazdı. bir de erkeklik çağını: çalıştığı işler ve kadınlar, sonra kadınsızlık, şimdi de işsizlik. altımışında bir berduş. bitmiş. bir hiç. bir dolar yirmi sent nakit vardı cebinde. bir haftalık kirasını ödemişti bir de. okyanus... kadınları düşündü yine. bir kaçı iyi davranmıştı ona. diğerleri kurnaz, gürültücü, biraz deli ve çok zor kadınlar olmuşlardı. odalar ve yataklar ve evler ve Noeller ve işler ve şarkılar ve hastaneler ve donukluk, donuk günler ve geceler ve anlam eksikliği ve fırsat eksikliği. ve şimdi, altmış yılın karşılığı: bir dolar yirmi sent."

Sıradan Delilik Öyküleri'nde yer alan çalışmaları, Charles Bukowski'nin haklı şöhretini kazanmasının en iyi örnekleri sayılıyor. Bukowski bu öykülerde kendi hayatından yola çıkarak, kaybedenlerin dünyasına, ayyaşlar, kaçıklar, düzenbazlar, fahişelerden oluşan bir dünyaya kendine has farklı bir mercekten bakıyor ve her şeyi olabildiğince açık ve net anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9789758441426
  • Orijinal Adı:
    Tales Of Ordinary Madness
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Parantez Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 24 Alıntı

cosmos 
19 Oca 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

"Meslek olarak yazarlığı önerir misiniz?" diye sordu genç öğrencilerden biri.
"Komik olmaya mı çalışıyorsun" diye sordum ona.
"Hayır, hayır. Ciddiyim. Meslek olarak yazarlığı önerir misiniz?"
"Yazmak seni seçer, sen yazmayı seçmezsin."
Kesti sesini. Bir daha yumuldum şişeye, sonra sahneye çıktım.

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 41)Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 41)
cosmos 
22 Oca 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

İntihara meyilliydim, zaman zaman ağır bunalımlara giriyordum, kalabalığa ve özellikle de sıraya girip beklemeye tahammülüm yoktu. Ve hayatlarını sıraya girip bekleyerek geçiren bir toplum olmaya doğru gidiyorduk.

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 150)Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 150)
cosmos 
21 Oca 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Ruhundan artan fazla bir şey kalmamışsa ve bunun farkındaysan biraz ruhun vardır yine de.

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 107)Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 107)
Ayşegül Aydın 
28 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Bebek,neden başkaları arabaları ile bize çarpmaya çalışıyorlar?''
''Çünkü mutsuzlar ve mutsuz insanlar acı vermeyi severler,annem.''
''Mutlu insan yok mu?''
''Mutluymuş gibi yapan çok insan var.''

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles BukowskiSıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski
cosmos 
23 Oca 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

İnsanı delirtebilecek her şeyi yasaklamaya kalksak toplumun yapısı altüst olurdu -evlilik, savaş, otobüs servisi, mezbahalar, arıcılık, cerrahi, aklınıza ne gelirse. Her şey insanı delirtebilir çünkü toplum çürük tahtadan bacaklar üstüne oturtulmuş. Temeli yıkıp baştan yapmazsak, akıl hastaneleri tıka basa dolu alacak.

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 166)Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 166)
cosmos 
23 Oca 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

İnsanın kendi ile yüzleşmek korkusundan başka bir şey değil, yalnız kalma korkusu. Ben kalabalıktan, bir şeylerin peşinde koşturup duran kalabalıktan korkarım asıl. Norman Mailer okuyan, beysbol maçlarına giden, bahçelerini sulayıp ellerinde kürekle toprağa eğilen insanlardan.

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 156)Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 156)
Parmenides 
14 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Savaşa inanıyor musun? diye sordu.
Hayır.
Savaşmaya hazır mısın?
Evet.
İşte gerizekalı bir sistemin birey içgüdüsü.
(Siperden çıkıp vuruluncaya kadar düşman ateşine doğru yürümek gibi çılgınca bir fikir vardı kafamda.)

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles BukowskiSıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski
cosmos 
20 Oca 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

"Nasıl taşıyacağız bu malı?" diye sordu Puro. "Yarın lastik fabrikasından yeni mal gelecek yer açmak zorundayız."

" Bir bina daha kiralayın, daha fazla işçi çalıştırın. Aynı insanları ölümüne çalıştırıyorsunuz. Beyinlerine zarar veriyorsunuz. Nerede olduklarının farkında bile değiller artık, BAK şunlara! Şu zavallılara bir bak."

"İyi adamlar bunlar," dedi Puro.

"Elbette. Maaşlarının yarısı vergiye, diğer yarısı da yeni arabalara, renkli televizyonlara, aptal karılarına ve dört beş farklı sigorta poliçesine gidiyor."

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 87)Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 87)
cosmos 
21 Oca 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

"Bu arada sefilhaneler toplumun ıskartaya çıkardığı sefillerden geçilmiyor; yoksullar doktor yokluğundan düşkünler koğuşunda ölüyorlar. Cezaevleri öylesine dolu ki mahkumlar yerlerde yatıyorlar. İnsanları satranç piyonları gibi kullanan toplum yüzünden akıl hastanelerinde boş yatak yok...

Bir aydın ya da yazar olarak kendi kıçın kapanda değilken bu hoşlukları gözlemlemek pek memnuniyet verici. Aydın ve yazarların sorunu bu- kendi rahatları ve kendi acıları dışında fazla bir şey hissedemiyorlar. Ki doğal ama boktan."

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 121)Sıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski (Sayfa 121)

Milyonlarca kadının içinden biri çıkar ve içinizde uykuya yatmış ne varsa canlandırır.
Yapılarında bir uyum vardır,
giydikleri elbisedir bazen sizi çeken;
ya da kendilerine özgü bir hava.

Sıradan Delilik Öyküleri, Charles BukowskiSıradan Delilik Öyküleri, Charles Bukowski
3 /