Sisle Gelen Yolcu

8,5/10  (131 Oy) · 
483 okunma  · 
106 beğeni  · 
2.285 gösterim
Kitap Hakkında:

Benliğin karanlık sularında dolaşan “bavulsuz yolcu”

Tren raylarında bulunan, hafızasını yitirmiş bir adam… Aynı yerde, bir bakım çukurunda çırılçıplak bir ceset... Ve olay üzerine polis tarafından çağrılan psikiyatr Mathias Freire… Polis, hafızasını yitirmiş adamı sorgulamak isterken, Mathias kendisinde de aynı kişilik hastalığı olduğunu fark eder. Acaba aranan seri katil kendisi midir?

Sadece Fransa’da 300 binden fazla satan ve şimdiden 10 dile çevrilen Sisle Gelen Yolcu, tüm romanlarında ısrarla “kötülük”ün kaynağını arayan Jean-Christophe Grangé’nin kurduğu kabus dolu bir labirent. Grangé, romanını tasarlamak için her romanında olduğu gibi bu romanında da titiz bir araştırma süreci yaşamış. Bir psikiyatri hastanesinde bir süre kalmış ve hastalarla uzun sohbetler etmiş. Marsilya’daki evsizlerin arasına, heyecan verici tasvirlerle anlattığı tekinsiz bir dünyaya dalmış.

Romanın ana karakterini bu araştırmalar sonucunda yaratmış Grangé. Mathias Freire, Bordeaux’da işi dışında özel bir hayatı olmayan, bir ihtisas hastanesinde görev yapan genç bir psikiyatr. Nöbetçi olduğu bir gece, tren raylarında bulunan, hafızasını yitirmiş bir adam getirilir hastaneye. Ertesi gün ise bölgede bir ceset bulunur. Cesedi bulunan kişi genç bir uyuşturucu bağımlısıdır ve vücudunda hiçbir darp izi yoktur. Mathias hastasıyla özel olarak ilgilenir. Yaptığı hipnoz sonucu hastası, geçmişiyle ilgili bazı bilgileri hatırlar. Ancak doktorun araştırmaları, hastasının verdiği bilgilerin tamamen düzmece olduğunu gösterir. Mathias, adamın psişik bir kaçış içinde olduğu, büyük bir travmadan sonra esas benliğinden kurtulmaya çalıştığı ve bu yüzden bilinçsizce yeni bir kimlik yarattığı görüşündedir. Ancak an gelir, kendisinin de, hastası gibi psişik bir kaçış yaşadığını keşfeder ve asıl kimliğini bulmaya karar verir. Mathias’da da hafıza kaybı vardır; kendine geldiği zamanlarda, başka bir kişiliktir. Ve “bavulsuz yolcu” olarak, kendi geçmişini araştırmak üzere yola düşer.

Hikâyelerinde biraz efsane unsuru, biraz western, biraz tarih olmasını sevdiğini belirten Grangé, “hayatını bırakıp kaçma eğilimini”, büyük bir terslik yaşadığımızda, kendimizi ailevi ya da mesleki baskı altında hissettiğimizde hepimizin yaşayabileceği bir itki olarak değerlendiriyor.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2012
  • Sayfa Sayısı:
    680
  • ISBN:
    9786050907148
  • Orijinal Adı:
    Le Passager
  • Çeviri:
    Tankut Gökçe
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Derya Berber Tali 
20 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Herkes çok beğenerek okumuş ben de uzun zamandır meraklaniyordum okumak icin;ama okurken ne çok sıkıldım aman Allahım. ..yarım bırakmamak için çok direndim son sayfayi bitirip kitabı sahibine teslim etmek beni çok mutlu etti ....

Başucumda Kitap 
 18 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitap başlı başına akıcı, çarpıcı, sersemletici,şaşırtıcı ve sevdirici. Başlarda bu kadar kalın kitabı nasıl okuyacağım diye kendime korkuyu telkin ettim ama elime aldıktan ve bir sahneden sonra romanı o kadar hızlı okudum ki yeri geldi gece saat 2 oldu yeri geldi başım ağrıdı, gözlerim acıdı. Fakat tüm hepsinin bu kitap için değdiğini düşünüyorum. Kitaptaki tüm noktaların hepsi birbirinle bağlantılı. Farklı kişilere yüklediği suçlar dahi ona ait. Bunun konuyla ne ilgisi var derken bile ileride bakalım bu da mı başımıza çıkıcak diyorsunuz. Kişinin kendi kişiliğini farketmesi gerektiği mesajını çıkardım fakat o kadar fazla olay, o kadar fazla tasvir, o kadar fazla birbirlerinle alaklı noktalar vardı ki bu sonucun kitabı tam karşıladığını sanmıyorum. Kitap oturup 1 ay düşünülesi ve öyle bir sonuç çıkarılası. 677 sayfanın 677sinde de şaşırıyorsunuz, ne oluyor diyorsunuz ve sersemliyorsunuz. Eğer polisiye seviyorsanız seve seve bu kitabı alın. Tereddüt etmeyin.

Serdar Poirot 
26 Ağu 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Meşhur yazardan yine son derece güzel bir roman. Mathias Friere, Bordeaux'da çalışan bir psikiyatrdır ve bir gün bir cinayet şüphelisi ile karşılaşır. Patrick adındaki bu adam hafızasını kaybetmiştir. Onunla ilgilenir ve hafızasını kazanmasını sağlar ancak bir takım adamlar peşindedir ve onu öldürür. Bu arada Yunan mitolojisine göre işlenen cinayeti babası Latin Amerika'da meşhur bir işkenceci olan Anias adında bir kadın baş komiser araştırmaktadır. Mathias kendisini öldürmek isteyen kişilerden kaçarken aslında tedavi ettiği adam gibi kendisinin de hafızasının kaybolduğunu farklı bir kişiliğinin olduğunu öğrenir. Geçmiş kişiliklerini araştırarak gerçek kimliğini bulmaya çalışacaktır. Ama bu hiç de kolay değildir. İşin içinde kişiyi tehdit eden bir ilaç firması, psikolojik ilaçlar ve eli kanlı katiller vardır. Geçmişte de mitolojiden ilham alınan cinayetler işlenmiştir. Katil kimdir? Mathias gerçek kimliğini bulabilecek midir? Anias, bu soruşturmayı tamamlayabilecek midir? Mathias gerçekte kimdir? Soluksuz okunan bir roman.

Furkan 
23 Eyl 21:40, Kitabı okudu, 17 günde, 8/10 puan

Hatırladığım kadarıyla fiziksel olarak kalın kitapları elimde tutmamı bu kitap sağladı. Sayfa sayısına rağmen gözüm korkmadı. Kızıl Nehirler'den sonra ikinci okuduğum Grange kitabıydı ve kesinlikle ikisi arasında bir uçurum olduğunu fark ettim. Yazım teknikleri, karışıklıkları çözme adına benim için yeni bir çağ başlatmış Grange. Standart şekilde gizemli olayı önümüze sunup sonra çözme politikasından sıyrılmış ve olayı bize gösteripi daha da genişletip iyice içinden çıkılamaz bir duruma getirip sonra ortaya çıkarma gibi bir yol benim gözüme daha cazip göründü ve kitabı daha çok sevdim.

Celal Aslan 
22 Kas 15:16, Kitabı okudu, 8/10 puan

Kurtulmak için tek çarem var: diğerinden kaçmak. Peki ya diğeri de bensem?
Gerilim, macera ve heyecanın üst safhada olduğu psişik bir kaçışın hikayesi. Sayfa sayısının çok olması gözü korkutabilir. Ama Grange herhangi bir kopukluğa yer bırakmadan başarılı uzun bir eser ortaya çıkarmış.

Nuray Durmuş 
01 Şub 08:33, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Geçmişi unutan kendi kimliğini arayan bir adam ve mitolojik sembollerle işlenen cinayetler....
Sisle Gelen Yolcuyla birlikte yazarın tüm kitaplarını okumuş oldum . Grange bence kendi dalında en başarılı yazarlardan biri.Yazarın adeta sihirli kalemi var; okurken sizi kendine bağlıyor ve kitaptan kopamıyorsunuz.Böyle bir yazar bir daha gelir mi bilmiyorum..
Diğer kitapları gibi bu kitabı da harikaydı. Bir Kızıl Nehirler ve Siyah Kan gibi olmasada okunması keyifliydi. Son kitabı Lontano'yu en kısa zamanda okumak dileğiyle..

Hatice Sultan 
11 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Okuduğum en iyi Grange kitabıydı sanırım.Kitap hayli kalın olmasına rağmen içine çekiyor insanı sayfalar karakterler arasında kayboluyorsunuz.Olayları çözmeye çalışmak,sonunu tahmin etmeye çalışırken bambaşka şeylerin karşıma çıkması beni epey etkilemişti okurken.Kitabın olay örgüsü ve olayların anlatılış şekliyle kimi zaman kitap okuyor değilde adeta film izliyorsunuz.

sinem abay 
13 Eki 20:20, Kitabı okudu, 18 günde, Puan vermedi

Gene bir başyapıt okudum sürükleyici harika sadece olaylar yavaş bir şekilde ilerliyor sizi çok güzel bir dünyanın içine çekiyor okunması gereken bir. Yazar gene bir şaheser yaratmış harika bir kitap kitabın konusu harika gene tıb biliminin içinde ne gibi sırlar oldugunu ortaya koyuyor. Belkide bilim insanın yararına değil zararınadır, belkide insanı bilim yok edecektir....

aylin 
04 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

okuduğum en sürükleyici Grange romanı. kurgu çok başarılı. karakter geçişlerinde, yeni karaktere hiç yabancılık hissettirmiyo. lakin, merak içinde sonu beklerken biraz hayal kırıklığı yaşamadım desem yalan olur

Hacer 
12 Eki 2015, Kitabı okudu, 6 günde, Puan vermedi

Grange'ın Şeytan Yemini kitabından sonra okuduğum en iyi kitabıydı. Mitoloji , psikoloji , kimya iç içe girmiş ve tabiri caizse full action bir kitap çıkmış ortaya. Son cümleye kadar heyecan içinde okudum kitabı.

4 /

Kitaptan 13 Alıntı

Sibelbala 
29 May 01:22, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

-Hep kurbandan söz ettik, dedi Jaffar. Peki ya katil? Tam olarak nasıl birini arıyoruz?
-Soğukkanlı, acımasız, başkalarını kullanmasını bilen biri.
-Umarım benim eski karım cinayet sırasında başka bir yerde olduğunu kanıtlar, dedi Jaffar başını sallayarak.

Sisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe GrangéSisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe Grangé

"Evsizler, modern toplumun son özgür insanlarıydı. Kredi kartları yoktu. Çek defterleri yoktu. Arabaları yoktu. Cep telefonları yoktu... Her bağlantının, her telefon görüşmesinin, her hareketin kayda alındıği bir dünyada, arkalarında iz bırakmayan tek grup onlardı."

Sisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe GrangéSisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe Grangé
Çağrı 
 29 May 00:01, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

XX. yüzyıl kuşağı, Nietzsche'nin Tan Kızıllığı adlı kitabındaki vecizesini, bir beylik söz olarak yıpranana kadar yinelemişti: "Beni öldürmeyen her şey beni daha güçlü kılar." Bu bir aptallıktı. En azından herkesin kullandığı çağdaş anlamı içinde. Her gün yaşanan acı insanı dayanıklı hale getirmezdi. Yıpratırdı. Kırılganlaştırırdı. Zayıflatırdı. Freire bunun bedelini ödemişti. İnsan ruhu, dayanıklılığının sınanmasıyla tabaklanan bir deri değildi. Duyarlı, nazik, içli bir zardı. Bir şok anında yaralanır, örselenir ve bunun izlerini hep taşırdı..

Sisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe GrangéSisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe Grangé
sinem abay 
 30 Eyl 00:21, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Kaçmak
Kendi travmasını unutmak için başkasının travmasını açığa çıkarmaya çalışmak...

Sisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe GrangéSisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe Grangé
kitap_okuru 
13 Mar 19:57, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Dünya Tanrının bir görünümü değil,şeytanın bir yalanıdır.

Sisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 415)Sisle Gelen Yolcu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 415)
2 /