Ulysses

9,4/10  (16 Oy) · 
42 okunma  · 
19 beğeni  · 
2.100 gösterim
Bundan 90 yıl önce, İngilizce konuşan ülkelerde sansür nedeniyle basılamadığı için Paris'te basılan, ancak 1934'ten itibaren serbest kalan Ulysses, o günden bugüne 20. yüzyıl edebiyatının en etkili kitaplarından biri olarak yerini sağlamlaştırdı.

Ulysses hayatın tüm gerçeğini anlatan, gündelik hayatımızı en çıplak haliyle, kahramanların zihninin içinden gösteren bir kitap. En sıradan, tekil ayrıntıları tam olarak tasvir ederek, tek bir şehir, tek bir gün ve üç kişinin hikâyesinden tüm insanlık haline bir ayna tutuyor. Anlatım sanatına getirdiği yeniliklerle, kitap boyunca üsluptan üsluba geçmesiyle, içeriğindeki sayısız çapraz referansla, dünya hallerine bıyıkaltından gülerek, hiçbirşeyi çok ciddiye almadan, ama hiçbir zaman sempatiyi de elden bırakmayan bakışı sayesinde, Joyce'un tahmin ettiği gibi profesörleri meşgul edegeldiği gibi, kitabın güzelliğini gören pek çok edebiyatseveri de kendine bağladı, Ulysses'i izleyen pek çok romanı etkiledi.

Armağan Ekici'nin çevirisi, Joyce'un mizahının, kalenderliğinin, dilindeki müziğin hakkını vermeyi; kitaptaki sayısız deyim ve gündelik konuşma özelliğini, Ulysses hakkındaki devasa bilgi birikiminden yararlanarak mümkün olduğunca doğru aktarmayı; Joyce'un standart İngilizce ile mesafesini Türkçede de korumayı hedefleyen bir çeviri. Ulysses'in zor, okunaksız, soğuk bir kitap olduğu yönündeki büyük ölçüde haksız ününü yıpratmayı amaçlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    750
  • ISBN:
    9789758686681
  • Çeviri:
    Armağan Ekici
  • Yayınevi:
    Norgunk Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
arden 
25 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bazı kitaplar için farklı yaşlarda ya da durumlarda okunduğunda farklı tatlar verir,değişik duygu yoğunlukları yaşatır derler ama Ulysses için her okuduğumda ancak yeni bir bölümünü daha iyi anlamlandırabildim diyebilirim. Kitabı evet evet evet nidalarıyla bitirdim, bir daha bu denli zorlayıcı bir kitapla karşılaşır mıyım(?) bilemiyorum. Kitabın başında daha önce karşılaştığım(Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi) Stephan’ı görünce kitabın ana değişkenini bu karakterin belirleyeceğini düşünmüştüm ama Joyce modern bir destan olarak kurguladığı ve Odysseus’nın yolculuğuna paralel bir şekilde ilerleyen Bloom gibi bir karakter armağan ediyor edebiyata. Gerek bilinç akışının en iyi örneği olması gerekse kullandığı tekniklerle(bir bölümde geçen olayları anlatmak yerine soru cevap olarak ilerletmesi, farklı yüzyıllardaki yazma tekniğini kullanması ki akılıma Tutunamayanlarda yer alan rubailer,nesirler geldi) daha değerli bir hale geliyor Ulysses. Kitaptaki göndermelere; Hristiyanlık tarihi ve ritüelleri, Britanya tarihi, mitoloji, Shakespeare külliyatı.Bu konulara hakim olmadan kitabı okumak hem zorlayıcı hem de kitabın havada kalmasına neden oluyor. Daha önceki yorumda denildiği gibi Ulysses Sözlüğüyle eş güdümlü okunduğunda kitap daha anlamlı hale geliyor.

ÜMİT YILMAZ 
05 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Okudum,okumayı denedim,son sayfaya kadar inat ettim.Kitabı bitirince okuduğum kitaplar listesine ekledim.Ama anladım mı ? Hayır..İlginç,katmanlı,bir gün içinde geçen bir roman.Birçok gönderme,alt metin var.Geçen yıl Nevzat Erkmen'in Ulysses Sözlüğü'nü aldım.Her iki kitap ta kitaplığımda yanyana duruyor.Ama ben hala cesaret edip tekrar okumaya başlayamadım.Önümüzdeki bir yıl içinde tekrar okumayı düşünüyorum.

Burak Erdoğdu 
22 Kas 2014, Kitabı yarım bıraktı, Puan vermedi

Herkesin hakkında konuşup kimsenin okumadığı kitap...Bakalım bir bildikleri var mıymış...

missprufrock 
13 Eyl 2014, Kitabı okudu, 10/10 puan

Joyce'un kelime oyunları ve birçok esere atıflarıyla süslü kitap anlaşılması zor ama olağanüstü güzeldi. Dendiği gibi bulmaca çözmeye benziyor Ulysses okumak. Nevzat Erkmen'in hazırladığı sözlükle beraber okunmalı. İngiliz kültürüne, geleneklerine ve dinine alışkın olmadığımız bir kültür olduğu için sözlüksüz okunduğunda havada kalan bir eser olacaktır Ulysses.

Sade-ce Kitap 
02 Eki 2014, Kitabı okudu, 10/10 puan

O halde bu kondisyonları elimine ederek insan yaşamının sınırsız bir şekilde mükemmelleştirebileceğine mi inanmaktaydı ?

İnsan bütünselliğinin temel bölümleri olarak insanların vazettiği kanunlardan farklı,doğanın koyduğu genel koşullar mevcuttu:
beslenmenin idamesi için kıyıma olan gereksinme:insan varoluşunun uç noktalarındaki,doğumun ve ölümün dayanılmaz acıları:primatların ve özellikle)insan dişilerinin ergenlik çağından menapoza dek süren tek düze adet görme hali:deniz,madenocakları ve fabrikalarda kaçınılmaz kazalar:kimi pek ıstıraplı hastalıklar ve bunların neticesinde yapılan cerahi ameliyatlar,fıtri akıl hastalıkları ve doğuştan alma suçluluklar,insanları kırıp geçiren salgınlar:korkuyu insan zihninin temel yaklaşımı haline getiren yok edici felaketler:merkezleri kesif kalabalık bölgelere rastlayan deprem felaketleri:bebeklikten olgunluğa ve zevale dek büyüme gerçeği

Burak Uzun 
31 Oca 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Hatırlayamadığım bir kaynakta eşinin James Joyce'a "Neden insanların okuyacağı şeyler yazmıyorsun" diye çıkıştığını okumuştum. Kitabın bazı yerlerinde -karakter karmaşasıyla aşırı sıkı fıkı olduğumda- yengemize hak vermeden edemedim. Ulysses ne kadar ağır bir kitap da olsa Armağan Ekici'nin, çeviride oluşturduğu dil, onu gayet okunaklı kılmış. Önceki çeviriyi okumadığım için karşılaştıramam belki ama artık ne zaman bir kitabın çevirmen kısmında Armağan Ekici'nin adını görsem tereddüt etmeden okuyabileceğime eminim.

Kitaptan 11 Alıntı

Ben de onun gibiydim, aynı düşük omuzlar, aynı oturup kalkmayı bilemeyen haller. Çocukluğum, ikibüklüm, yanıbaşımda duruyor. Ona bir kerecik ya da hafifçe dokunamayacağım kadar uzakta. Benim çocukluğum gözlerimiz kadar uzak, onun çocukluğu gözlerimiz kadar gizli.Sessiz sırlar, kalplerimizin içindeki karanlık saraylarda taş gibi kurulmuş oturuyorlar: hükümranlıklarından bıkmış sırlar: tahttan indirilmek isteyen tiranlar.

Ulysses, James Joyce (Sayfa 33)Ulysses, James Joyce (Sayfa 33)
arden 
22 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kuyruklu yıldızların kuyrukları hakkında esaslı bir fıkram var dedi. Güneşten gidelim.

Ulysses, James JoyceUlysses, James Joyce
arden 
11 Nis 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ne? Nerede? Ben hiçbir şeyi hatırlayamam ki. Yalnızca fikirleri ve hisleri hatırlarım.

Ulysses, James JoyceUlysses, James Joyce

Huruşen kalbime dolduğunda aşk
Olmaz umurumda yarınlar.
Herşey yitti şimdi.
O güzelim endamını ilk gördüğüm zaman
Acılarım uçup gitmişti sanki.
Ümit dolu haz dolu
Ama heyhat,beyhude bir rüya imiş.
Bir ümit ışığı...
Sevdalı bakışların...
Büyülerken gözlerimi...
Gel yitirdiğim sen!
Gel sevgilim sen!
Bana

Ulysses, James JoyceUlysses, James Joyce

Ölüm dediğin ne ki, dedi, ananın ölümü, senin ölümün, benim ölümüm? Sen bir tek kendi ananın ölümünü gördün. Ben her Allah'ın günü Mater and Richmond'da teker teker gebermelerini ve teşrih odasında işkembe gibi dilim dilim kesilmelerini görüyorum. Aynen hayvanlar gibi nalları dikiyoruz, hepsi bundan ibaret. Cidden hiçbir anlamı yok.

Ulysses, James Joyce (Sayfa 14)Ulysses, James Joyce (Sayfa 14)
arden 
05 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Benim sağ göğsümdeki leke ben doğduğum zamanki yerinde duruyor; oysa tüm bedenim art arda yeni özdeklerle sil baştan, varlıksız oğlun imgesi huzursuz babanın hayaletinden bakacak şekilde dokunur durur. İmgelemin en yoğun anlarında zihin, demiştir Shelley, sönmekteki bir kömür gibidir, yani eskiden benim olduğum, şimdi benim olmakta ve belki de daha da olacağım gibi. O halde geçmişin kız kardeşi olan gelecekte, ben kendimi şimdi burada otururken, ama o zaman olmuş olacağım durumda düşünerek, görebileceğim.

Ulysses, James JoyceUlysses, James Joyce
Burak Uzun 
31 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

“Ruhlarımız, günahlarımızla utançyaralı, bize sımsıkı yapışıyorlar, sevgilisine sıkı sıkı sarılan bir kadın gibi, daha sıkı, daha da sıkı.”

Ulysses, James Joyce (Sayfa 53)Ulysses, James Joyce (Sayfa 53)
2 /

Kitapla ilgili 5 Haber

Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü Son yıllarda Muhteşem Gatsby, Dublinliler ya da Satranç'ın farklı yayınevleri tarafından basılan çevirilerini gördük. 2015 yılında ondan fazla yayınevi Gulyabani bastı, sayısız Küçük Prens baskısı gördük. 2016'da muhtemelen çok sayıda yayınevi Aşk-ı Memnu basacak. Ama asıl fırtına için biraz daha beklememiz gerekecek. 70 yıllık telif süresi Sabahattin Ali'nin eserleri için 2018 sonunda, George Orwell'ın eserleri için 2020 sonunda dolacak.
Son anda isimleri değişen 10 klasik roman
Son anda isimleri değişen 10 klasik roman Edebi bir eser ortaya çıkartmak kadar, ona bir isim bulmak da güçtür. Aşağıdaki listede, bugün severek okuduğumuz pek çoğu artık klasikleşmiş eserin, isim konusunda başlarından geçenlerle ilgili ilginç bilgiler bulacaksınız. Bir kısmı sadece pazarlama gayesiyle, bir kısmı da daha akılda kalıcı olması amacıyla isimleri değiştirilen 10 edebiyat eserini, mentalfloss’tan filmlervekitaplar.com çevirdi.
Klasikleri okurken
Klasikleri okurken Okuduğumuz bir klasiği, bugüne dek bize verilmiş okuma biçimlerinin dışına çıkıp nesnelliğimizi koruyabileceğimiz bir uzaklığa koyduktan sonra kendi öznelliğimizle devreyi bağlayarak okumak. Yapılacak olan bu.