Yakınlık

8,5/10  (11 Oy) · 
42 okunma  · 
10 beğeni  · 
523 gösterim
Ne içine kapanmak sorunları çözer hayatta, ne de alıp başını gitmek.
Çünkü insan gittiği yere kalbini de götürür.
Kalbin her zaman aradığıysa ‘yakınlık’tır.

Mustafa Ulusoy, bizi kalbimizin aradığı ’yakınlık’a çağırıyor. Yine, insanın iç dünyasında olup bitenlere ’yakın’dan ve bilgeliği arayan bir bakışla yaklaşıyor. Narsistik arzu çağına, varlığın dilini okuyup dilsizlikten kurtulmaya, insanla kâinat arasındaki bağlılığa, kadın erkek ilişkilerine, çocuklara Mutlak Varlığın nasıl anlatılacağına, sonsuzun tanığı olmaya değiniyor.

Kimi zaman öykü, kimi zaman makale kıvamında denemeler biçiminde kaleme aldığı yazıların hepsi gelip bir noktada buluşuyor: Kalbin O’na yakınlığı.

“İki insan arasındaki mesafenin hiç kapanmayacağını ve bir insanın başka bir insanı mutlak olarak anlayamayacağını fark edince, kalbini O’na açtı. İstediği şeyi insanlar veremeyecekti. İnsanların kötü niyetinden kaynaklanmıyordu bu. İstediği şeyi vermiyor değillerdi. Veremiyorlardı. Onu mutlak olarak ancak Mutlak Varlık anlayabilirdi. O’nun kendisini mutlak olarak anladığını hissedince, içindeki uzaklıklar kapandı; Mutlak Varlık, ona mutlak yakındı.”
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2009
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    978-605-114-001-8
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Müzeyem Adem 
05 Eki 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Kitap beş bölümden oluşuyor, bir de sonunda ek olarak yazarın bazı söyleşileri eklenmiş. Her bölümün içinde farklı yazılar var. Hepsi bu kitapta toplanmış çünkü yazar farklı açılardan aynı konuyu işlemiş - yakınlığı.
Kitabı elime alırken bir psikiyatristin seanslarından derlemeler bulacağımı düşünmüştüm. Oysa bulduğum bambaşka bir şey oldu. Yazar, meslek hayatında karşılaştıklarını da göz önünde bulundurmuş ama asıl anlatmak istediği Yaratıcı ile yarattıkları arasındaki yakınlıkmış meğer.
Günümüzde dinden uzaklaşmanın sonucu Yaradan da uzaklaşılıyor. İnsanlar neredeyse kendilerini bir Yaratıcı konumuna getiriyor. Bu yüzden de başlarına gelen bazı durumları, mesela bir yakınlarının ölümünü, kendilerine açıklayamıyor ve mantıklarının yetmediği yerde psikolojik sorunları başlıyor. Yazara göre her durumda ve her zamanda Yaratıcı ile yaratılan arasındaki bağ kopmamalı, Yaratıcı'dan uzaklaşılmamalı, aksine hep O'na yakın olunmalı. Ancak bu şekilde huzuru bulabilir, aklimizin ermediklerini açıklayabiliriz.
Bu kitap benim için farklı bir deneyim oldu. Başucu kitabı olmaz kanaatimce ama insan psikolojisi ile ilgili şeyler okumayı seviyorsanız bir göz atabilirsiniz.

Rukayye 
24 May 20:49, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

İnsanı karanlıklara çeken aslında nefsin dünyalık arzusu ile Nur'un üflediği ruhunun aslına dönmek isteğidir.. nefis muharebesinde boğulmaktayken bir medet bekler ya insan, işte o cendereden bir nebze olsun ayıran, kainatı, sanatkarını anlamaya götüren, sorunların Halık'tan ayrılmakla başladığını lakin yine O'na yakınlaşmakla sonlanacağını anlatan tatlı bir rüya kitabı..
**Kimi zaman yakınındaki uzağın,
uzağındaki yakınındır hayatta...** :)

Kitaptan 14 Alıntı

Müzeyem Adem 
05 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

Sadece görmek yormaz insanı, biliyorsun değil mi? Daha çok, görülmektir yorucu olan.

Yakınlık, Mustafa UlusoyYakınlık, Mustafa Ulusoy

Ağlayabiliyorsun. Ne kadar da güçlüsün. Meleklerden bile üstünsün.

Yakınlık, Mustafa Ulusoy (Sayfa 48 - timaş yayınevi)Yakınlık, Mustafa Ulusoy (Sayfa 48 - timaş yayınevi)
Burcu karakoç 
09 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

İlk yaratılan insanın erkek olması, karanlığa da aydınlığa da ilk muhatap olanın erkek olduğunu ima eder. Erkeğin gözü karanlığa da aydınlığa da aşinadır. Belki de bu yüzden erkekler kadınlar üzerinde koruyup gözeticidir.

Yakınlık, Mustafa UlusoyYakınlık, Mustafa Ulusoy
Müzeyem Adem 
05 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

Arzu, insan iradesiyle üretilen hisler demek değildir; insanın varoluşunun bir gerçeğidir. Bütün her şey gibi arzu da yaratılır. Arzu, yaratılmış bir duygu olduğu halde, insanın arzuladığı "arzu nesnesi"yle kuracağı ilişkinin biçimi onun iradesine bırakılmıştır.

Yakınlık, Mustafa UlusoyYakınlık, Mustafa Ulusoy
Müzeyem Adem 
05 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

Ağlıyorsun. Ağlayabiliyorsun. Fark ettin mi? Ruhundaki acılar kristalize oluyor. Gözyaşı oluyor. Hava kütlesinin soğuğa maruz kaldığında yağmura dönüşmesi gibi. Ruhun üşüyor.

Yakınlık, Mustafa UlusoyYakınlık, Mustafa Ulusoy
Müzeyem Adem 
05 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

Kalp, ruh, beden, akıl, vicdan, şuur bir araya getiriliyor, insan oluyor. Bir Kudret Eli, her şeyi birbirine bağlıyor, bütünleştiriyor.

Yakınlık, Mustafa UlusoyYakınlık, Mustafa Ulusoy
Burcu karakoç 
29 Kas 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Susma halimin tefekkür olmasını, konuşma halimin zikir olmasını, bakışımın da ibret bakışı olmasını emretti Rabbim.

Yakınlık, Mustafa Ulusoy (Sayfa 111)Yakınlık, Mustafa Ulusoy (Sayfa 111)
Müzeyem Adem 
05 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

İnsan insana hemen açılamaz. Her insan ilişkisinde hissedilen mesafe ya da uzaklık duygusu buna engel olur. İnsan karşısındakine kendisini ona yakın hissettiği oranda açılabildiği gibi, açıldıkça da giderek ona daha yakın hisseder. Bu yakınlaşma ve açılma güven duygusuyla orantılı olarak devam eder. İhtiyaç hissedilen güvene darbe gelmediği sürece, iki insan arasındaki mesafe giderek azalır. Ancak hiçbir zaman tam olarak kapanmaz. Bu, insan ilişkilerinin sınırlılığıyla ilgilidir.

Yakınlık, Mustafa UlusoyYakınlık, Mustafa Ulusoy
2 /