Ömer Seyfettin

Ömer Seyfettin

Yazar 8.1/10 · 416 Oy · 48 kitap · 6465 okunma ·  234 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Ömer Seyfettin
  • Ünvan:
    Yazar
  • Doğum:
    Balıkesir 11 Mart 1884
  • Ölüm:
    İstanbul 6 Mart 1920

Sponsorlu Bağlantı Reklamları Kapat

Yazar İstatistikleri

234 okur beğendi.
416 puanlama · 19 alıntı
1 haber · 4.261 gösterim
6.465 okur kitaplarını okudu.
207 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
5 okur kitaplarını şu anda okuyor.
5 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Ömer Seyfettin'in Biyografisi

Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçe'de sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır.rnrn1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Bey'le, Fatma Hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Bey'in görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi.rnrnÖmer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanî'ye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesi'ne kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsi'ne devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu.rnrnÖmer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordu'nun İzmir Redif Tümeni'ne bağlı Kuşadası Redif Taburu'na tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okulu'na öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçü'den ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı.rnrnÖmer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Ordu'da görevlendiridi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncu'nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemler'e çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı.rnrnGenç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşı'nın başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatması'nda esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdu'nda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı.rnrnÖmer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşa'nın organize ettiği Babıali Baskını'na katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisi'nde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü.rnrn1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü.rnrn1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü.rnrnHastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Mart'ta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı'na defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığı'na nakledildi.rnrnEn yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.

Ömer Seyfettin'in Kitapları Kitap Ekle

8.0/10 ·  118 Oy ·  1.975 Okunma
8.1/10 ·  37 Oy ·  681 Okunma
8.9/10 ·  20 Oy ·  460 Okunma
7.6/10 ·  28 Oy ·  409 Okunma
9.1/10 ·  13 Oy ·  323 Okunma

Sponsorlu Bağlantı Reklamları Kapat

7.2/10 ·  28 Oy ·  322 Okunma
8.7/10 ·  13 Oy ·  264 Okunma
7.8/10 ·  9 Oy ·  172 Okunma
8.6/10 ·  10 Oy ·  156 Okunma
6.8/10 ·  9 Oy ·  135 Okunma
13. Efruz Bey (Hürriyete Layık Bir Kahraman)
7.6/10 ·  7 Oy ·  104 Okunma

Sponsorlu Bağlantı Reklamları Kapat

14. Üç Nasihat (2, 3 ve 4. Sınıflar İçin)
9.2/10 ·  6 Oy ·  101 Okunma
16. Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler (Prof Dr Hülya Argunşah)
9.1/10 ·  7 Oy ·  69 Okunma
8.0/10 ·  4 Oy ·  60 Okunma
7.0/10 ·  3 Oy ·  55 Okunma
19. Bahar ve Kelebekler (Osmanlıca Aslı ile Birlikte)
10.0/10 ·  2 Oy ·  47 Okunma

Sponsorlu Bağlantı Reklamları Kapat

Bütün Kitapları Göster

Ömer Seyfettin sözleri ve alıntıları Alıntı Ekle

2.

Ne senden rüku
Ne benden kıyam,
Selamün aleyküm,
Aleyküm selam.

Yalnız Efe, Ömer Seyfettin
3.

''Hakikaten Jan Hobordanski bir daha harp edemedi. Yıllarca yatakta kıvrandı... Kalktığı zaman artık o eski müthiş, kuvvetli muharip değil, hasta, mağrur bir siyasetçiydi. İstanbul'a düşmandan ilk defa o sefir geldi. Vezirlerin epeyce canını sıktı. Nihayet... Er meydanında da ölemedi, Sultan Süleyman'ın Macaristan'a kral nasbettiği Yanoş'u vurmak için bir gün gizlice "Buda"ya girerken yakalandı. Bir torbaya konulup Tuna'ya atıldı. ''

Teke Tek, Ömer Seyfettin
4.

''Ölmek, genç yaşında sakat kalmaktan çok iyiydi.Ölen savaşçı şan, şeref içinde dünyadan çekilir...
Kolsuz bacaksız kalan kahraman ise, ömrü boyunca savaş hasreti içinde bir cehennem işkencesiyle kıvranırdı.''

Teke Tek, Ömer Seyfettin
5.

"Bu karanlıkları hiç sevmiyorum. Bana öyle geliyor ki, tüm felaketler, hep bu yıldızsız, aysız gecelerin içinde saklı."

Yalnız Efe, Ömer Seyfettin (Sayfa 19)
6.

Beni üzen şeylerin hiç birini unutmadım. Anılarım sanki yalnız hüzün için yapılmış.

Ömer Seyfettin
8.

'' Dünyanın hangi dersanesine gitseniz ırk nazariyesinin reddedildiğini görürsünüz. Hiçbir yerde saf bir ırk kalmamıştır. Fakat milletler vardır. Milletler de lisan, terbiye, maarif ve din gibi vahdetlerin topladığı mecmua vardır. O halde biz de "Türk" derken ırk ve kan cihetlerini derin derin araştırmamalıyız. Bir ferdin Türk olmak için Türkçe konuşması, Müslüman olması, Türk terbiye ve örfünün içinde yaşaması kafidir. ''

Ömer Seyfettin
9.

‘’Başkasına ait sırmalı kaftanı giymektense, kendi malım olan eski hırkayı tercih ederim."

Ömer Seyfettin
10.

İnsan bazen dalgınlıkla dikkatini kaybeder. Yanılmaz, keskin bir dikkat sadece düşüncesiz hayvanlara ait bir fazilettir.

Seçme Hikayeler, Ömer Seyfettin
Bütün Alıntıları Göster

Ömer Seyfettin ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

1.

İtiraf ediyorum hikayelerini şu yaşımda ve bir kez daha okuduğumda anladım ne kadar muhteşem bir yazar olduğunu. Alexandra Cavelius'un "Leyla " kitabını okuduğumda bu kadar korkunç bir kitap daha okumam, görmem sanmıştım ki "Beyaz Lale" yi okudum ve kanım dondu. O zamanda bu kadar duru bir anlatımla, bu kadar etkileyici bir hikaye... İnanamadım. Ustalara boş yere usta demiyorlarmış yani.

Yazarı beğendiği yazarlara ekledi.