Kitap özeti
9/10
·161 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:00
Bu kitapta Metin Özdamarlar'ın anlatımıyla Çanakkale Savaşı anlatılıyor. Hem espriler var hem tarih eğlenceli bir şekilde anlatılıyor hem de öğreniyoruz. Örneğin 18 Mart 1915, 12.30-14.00 civarında B hattındaki gemiler biraz daha öne çıktılar. Bataryalarımızı daha rahat ateş altına almaya çalışıyorlardı. Saat 14.00'te Bouvet geri çekilmeye çalışırken Nusret'in döşediği mayınlardan birine çarptı ve 600 kişiden oluşan mürettebatıyla 3 dakikada battı. Amiral de Rebek çılgına döndü çünkü bir gün önce buraya uçak yollamıştı. Pilotlardan bölgenin mayınsız olduğu bilgisi alındı ama mayınlar vardı. Metin Özdamarlar da pilotun "Komutan mayın tarama için beni görevlendirdi ama benim miyop olduğumu unuttu. Ama ne olacak? Ben de iki tur atarım sonra dönerim, mayın yok derim." dediğini esprili bir şekilde anlatıyor.
1000Kitap
Geçit Vermez ÇanakkaleMetin Özdamarlar · Timaş Yayınları · 2015188 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Reklam
8/10
·888 syf.··
2026 47. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 22:36
James Joyce’un Ulysses’i, sıradan bir roman değil; sabır isteyen, okuyucuyu zorlayan ama derinlemesine düşünüldüğünde büyük bir anlam dünyası açan bir eser. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey yalnızca bir romanı tamamlamak değil, uzun ve yorucu bir yolculuğun sonuna ulaşmak gibiydi. Roman, tek bir gün içinde, Dublin sokaklarında geçiyor. Tek bir gün (16 Haziran 1904) anlatılır ama zihinsel zaman binlerce yıla yayılır.Yüzeyde sıradan görünen bir gün anlatılıyor gibi olsa da, aslında insan zihninin karmaşıklığı, yalnızlığı ve iç dünyası gözler önüne seriliyor. Olaylardan çok düşünceler ön planda olduğu için okurken çoğu zaman zorlandım, hatta bazı bölümlerde ilerlemek kolay olmadı. Ama kitabın gücünün yüzeyde değil, alt metninde saklı olduğunu fark ettikçe metnin değeri daha da belirginleşti. Kitabın merkezinde yer alan üç karakter, aslında insanın farklı yönlerini temsil ediyor. Leopold Bloom, sıradan bir insanın dünyadaki yerini arayışını simgeliyor. Günlük hayatın küçük ayrıntıları içinde dolaşırken, hoşgörüyü, sabrı ve insan olmanın kırılganlığını temsil ediyor. Bloom’un yolculuğu, modern insanın yalnızlığını ama aynı zamanda insan kalabilme çabasını gösteriyor. Stephen Dedalus ise zihinsel arayışı, kimlik sorgulamasını ve bireyin kendini bulma çabasını temsil ediyor. Onun düşünceleri daha karmaşık, daha sorgulayıcı ve zaman zaman kopuk bir yapı gösteriyor. Stephen, dünyayı anlamaya çalışan ama aynı zamanda onun içinde yerini bulmakta zorlanan insanın sembolü gibi duruyor. Romanın sonunda söz alan Molly Bloom, insanın en doğal ve filtresiz iç sesini temsil ediyor. Onun kesintisiz düşünceleri, bastırılmamış duyguların ve arzuların açık bir ifadesi gibi. Molly’nin iç monoloğu, hayatın karmaşıklığına rağmen yaşama bağlılığını ve insanın iç dünyasının ne kadar güçlü
UlyssesJames Joyce · İthaki Yayınları · 20231,464 okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 18:05
Bu kitaptaki zaman dilimi 1 günün 10 saati. Akşam 17.00 den başlıyor 16.00-15.00 derken 08.00e kadar geliyor sonrasında 18.00e tekrar dönüp finale ulaşıyoruz. Bu şekil bir anlatım beni biraz zorladı çünkü karakterin başına bir saat önce gelen şeyi bilince biraz okurken kafam karıştı. Ama olaydan ziyade bölüm bölüm karakterlerin hikayelerini okuduğumuz için bu zorlama ve karışıklık az miktarda oldu. Kalabalık bi karakter ekibi var kitapta, kitap tam 10 karakterin gözünden anlatılıyor ve bölüm bölüm değil bir anda o karakteri okurken buluyorsunuz kendinizi. Karakterleri tanımaya başlayınca bu konuda da rahat bir okumaya dönebiliyor. Kitabın karakterleri o kadar güzel doldurulmuş ki bu karakter niye var gereksiz diyemeyiz aslında bir tanesinin konuyla bağlantısını çözememiştim ki çok vurucu bir bağlantıyla çıktı karşıma. Konusundan bahsetmezsem olmaz tabiki. Olay bir merkezde geçiyor merkez aslında bir kadın üreme sağlığı merkezi ve zamanla kısalta kısalta ve kürtaj ile ünlenmesinden sadece merkez ismi kalmış. Bir gün George isimli silahlı bir saldırgan merkeze saldırıp içeridekileri rehin alıyor. Olay yerine rehine arabulucusu da geliyor ve sonradan öğreniyor ki rehineler arasında kendi kızı da var. İşte bizim onların gözünden hikayeyi okuduğumuz karakterlerin çoğu oradaki rehineler. Bambaşka amaçlarla gelmiş farklı yaş gruplarından kadınlar. Bu kadınların hikayelerini ve merkezde bu süreç içerisinde yaşadıklarını okuyoruz. Ve yazarımız özellikle sonlarda karakterlerimiz arasındaki çok farklı bağlantıları bizlere açıklayarak çok şaşırtıyor. Genel olarak beğendim biraz daha kısa olabilir miydi acaba demeden de geçemedim okumak isteyenlere tavsiye ederim
1000Kitap
Işığın İki YüzüJodi Picoult · Aprıl Yayıncılık · 2023103 okunma
8/10
·196 syf.··
2025 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 20:43
Ali Kırca'nın 1995 yılında Yeni Yüzyıl gazetesinde yayımlanan yazılarından derlenen elimizdeki kitabı oluşturan denemelerin tamamı, akşam 18.00 ile 19.00 saatleri arasında yazılmış. Bu bakımdan "Akşamüzeri Yazıları" alt başlığını fazlasıyla hak ediyor. Aşktan, savaştan, barıştan ve insan ile ilgili olan, insana dair ne varsa hepsinden bahsediyor Kırca yazılarında. Aşkların sahteliğinden tutun da sahte hayatlara varıncaya kadar, Bosna dramından, Cartel müzik grubunun politik duruşundan, kontrolsüz bireysel silahlanmanın ve bunun neticesinde oluşan "maganda kurşunu" ile hayatından koparılan insanlardan, Aziz Nesin'den, Jülide Gülizar'dan, Belgin Doruk'tan, kriz dönemlerinde fırsattan istifade kendini halka pazarlayan siyasi liderlerden, Beatles ve özellikle John Lennon hayranlığından, Gazi Mahallesi olayları, faili meçhul cinayetler, terör, Halepçe katliamı, Çekiç Güç'lü ve Özal'lı yıllara kadar birçok konuda duygularını ve düşüncelerini ustaca anlatıyor. Ve her yazısında yarınlara umutla bakıyor. Bıkmadan, usanmadan. Ali Kırca'nın yazılarında doksanlı yılların ilk yarısına tanıklık ederken, o günlere ait unuttuğumuz ayrıntıları da yeniden hatırlıyoruz.
Şimdi İyi Haberleri VeriyoruzAli Kırca · Can Yayınları · 200010 okunma
Reklam
Reklam