Biz insanlar "görünür tayf" olarak tanımladığımız bir alan içindeki ışığı görürüz. Işık, görünür tayf içindeki elektromanyetik dalgalar için yaygın olarak kullanılan daha anlaşılır bir sözcüktür. Bu ise ışığın, mikrodalgalar ve radyo dalgaları gibi diğer elektrik sinyalleriyle ortak özelliklere sahip olduğu anlamına gelir. AM radyo frekansının dalgaları çok uzundur: 0,8 kilometre kadar. Radyo antenlerinin birkaç bina katı yüksekliğinde olmasının nedeni budur. X ışınları ise çok kısadır, radyo dalgalarından bir trilyon kat kısa; bu nedenle vücudumuzun içinden kolayca geçerler. Işık dalgalarının uzunluğu ise bu ikisinin ortasındadır, 0,0004 ila 0,0007 milimetre uzunluğunda. Mavi ışık en kısa olanı, kırmızı en uzun olandır; yeşil, sarı ve turuncu ortalarda yer alır. (Gökkuşağının renk örüntüsü bu nedenle hep aynı sırayı takip eder - mavi gibi kısa dalga boylu renklerden kırınızı gibi uzun dalga boylu renklere doğrudur.) Bunlar bizim "gördüğümüz" elektromanyetik dalgalardır, çünkü gözlerimizde bu enerjiyi nasıl alacağını bilen, onları tıpkı antenlerin radyo dalgalarını emdiği gibi emen fotoreseptör adlı özel proteinler vardır.
Görünen ışıkların dalga boyları milimetrenin binde birinden daha düşüktür. Mor ışığın dalga boyu 0.0004 mm, kırmızı ışığın dalga boyu da 0.0007 mm’dir. Genellikle ışığın dalga boyu nanometre (nm) ile ölçülür; 1 nm metrenin milyarda biridir. Kırmrzı ışığın dalga boyu aşağı yuka­rı 700 nm’dir. Mavi ışıktan daha kısa (ultraviyole ışımaları ve röntgen ışınları) ve kırmızı ışıktan daha uzun (kızılötesi ve mikrodalga ışınları) dalga boyuna sahip ışık dalgaları da bulunmaktadır, ancak bunlar gözle görünemezler.
Sayfa 216 - Özgür Yayınları.
Bilim