İslam

İslam
@001Mgf
Paylaşımdaki Beğeni sayısı kaliteyi belirtmez. Aldanma.
istifadeli olur inşallah:)
Ramazan ayı erken hazırlıklarına dair öneriler, okudum ve hepimizin faydalanabileceğini düşündüm: 1. Odanı düzenle, biraz sistemini değiştir ve temizle. 2. Namaz elbiselerini, seccadeni yıka ve kokula. 3. Odanın bir köşesini ibadet için ayarla, odan ne kadar küçük olursa olsun, bunu yapabilirsin. 4. Namaz elbiselerini, seccadeni ve Kur'an'ını bu köşeye koy, Allah’a dua et ve O’na içten içe niyaz et. Unutma, bu köşe kıyamet günü senin için şahitlik edecektir. 5. Bir kumbara al ve üzerine "Ramazan Kumbarası" yaz, her gün küçük bir miktar koy ve bu parayı hayırlı bir projede kullan. Mesela, bayram kıyafetleri ya da yetimlere iftar organizasyonu gibi. 6. Güzel bir fikir: Her gün bir fakir aileyi iftarınıza davet edin. Yemeğinizi biraz artırın ve onlara "İftarınız bizden" dediğinizde ne kadar güzel bir paylaşım olur. 7. Kendine çok sevdiğin bir sure seç ve o surenin ezberini yapmayı Allah’a söz ver. Ramazan ayında bunun büyük bir sevabı vardır. 8. Çokça istiğfar et ve her istiğfarın niyetini belirle, mesela Allah’tan hayırlı evlatlar istemek ya da bir sıkıntını çözmek... Birçok derdin çözümü istiğfarda gizlidir. 9. Üç kardeşini (veya arkadaşını) dua etmeye dahil et. Her gün onlara dua et, onlar da sana dua etsin ve ay sonunda sonucu gör. Unutma, melekler sizin iyiliğinize dua eder. 10. Her hafta Ramazan ayında bir hacc ve umre yap. Evet, bir gün seç, sabah namazını kıldıktan sonra seccadene otur, dua et, tesbih çek, istiğfar et ve Kur'an oku, güneş doğana kadar. Sonra iki rekat namaz kıl ve bunun sevabı bir hac ve umre sevabına yakın olur 11. Çokça Kur'an oku. Üç hatim yapmayı hedefle, yapamazsan bile niyetin için sevap alırsın, her harfe on sevap var. Ramazan’da bu fırsatı değerlendirmelisin. 12. Her gün küçük bir miktar para ayır ve her on günde bir yetime bağışla.
pikachu/dr isimli okura yanıt verildi
İslam
Mevdudi sapıktir okumayın ehli sünnet alimleri okuyunuz
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

ADNAN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2024 50. kitabı
Seyyid Kutub
8.6/10 · 54 okunma
İslam
MAHMUT EFENDİ SEYYİT KUTUPA CAHİL VE GAFİL DİYOR, kendinden haberi yok diyor.... Dikkat !
Son iftar yemeğinde ne vardı sizde?
Otuz günün arası ya Söylemenin sırası ya Ölüyodum veresiye Olur mu ya Resulullah Kurban olam pırasaya Gelir mi ya Resulullah İlk akşamdan kabak devşir Anca yarına yetişir Kurban olam Fatma Teyze Bayram günü kabak pişir Medet ya Resulullah.. 🫠🫠🥰🥰😁😁🤣🤣
İslam
Kabak hikayesi 🤣🤣
Selamun aleykum değerli okurlar
Telegram grubuna gelmek isteyen okurlarımıza link paylaşacağım. Gelip bol bol istifade edebilirler. Bazı konuları ayırıp delilleri paylaşıyorum. Sizler de destek olabilirsiniz veyahut o konularda deliller ile bilgi sahibi olabilirsiniz. Konular günümüz meseleleri ile alakalıdır genel itibar ile. Her türlü kitap pdfleri de vardır isteyen olursa paylaşırız. Kitap, sohbet, alıntı, bilgi paylaşımı, vb etkinlinler olur.. sadece dini bilgi paylasimi olmak zorunda değil. Ve 1k hesap ve rt desteklemeleri de yapılabilir. İstifade etmek isteyenler gelebilir selam ve dua ile 😊 t.me/+Nai47rssjLJiY2U0
1000Kitap
İslam
t.me/+Nai47rssjLJiY2U0
Allah'ın boyasına bak. Kim, Allah'tan daha güzel boya vurabilir ki? İşte biz O'na ibadet edenleriz. (Bakara 138)
Din
İslam
Alimler, "Allahın boyası" ifadesiyle neyin murad edildiği hususunda şu farklı görüşleri ileri sürmüşlerdir: a) "Allah'ın dini" manasınadır. Böyle diyenler, Allahü teâlâ'nın, dinini Sıbgatullah" diye isimlendirmesi hususunda şu delilleri ileri sürmüşlerdir: 1) Hristiyanlar, çocuklarını "vaftiz" dedikleri sarı bir suya batırıyor ve bunun o çocukları manen temizlediğini söylüyorlardı. Onlardan biri çocuğunu vaftiz ettirince: "İşte şu anda bu, hristiyan oldu" derdi. Bundan dolayı Cenâb-ı Hak, "Onların boyasını değil, Allah'ın boyasını isteyiniz" demiştir. Allah'ın boyası da din ve İslâm'dır."Sıbgâ" lâfzının, "din" manasına kullanılmasının sebebi "müşâkele" yoludur. Nitekim sen ağaç dikmekte olan kimseye cömertliği öğütleme kasdı ile, devamlı cömertlik yapan bir adama işaret ederek: "Falanca adamın ağaç dikişi gibi (cömert oluşu gibi) ağaç dik (cömert ol)" dersin. Bunun bir benzeri de Allahü teâlâ'nın: "(Münafıklar) "Biz ancak istihza etmekteyiz" (dediler). Halbuki Allah da onlarla istihza ediyor (yani istihzalarını cezalandırır)" (Bakara, 14-15); "(Onlar)-Allah'a hile yaparlar. Halbuki Allah onlara hile yapar (yani hilelerine ceza verir) (Nisa, 142); "Onlar hile yaptılar, Allah da hile yaptı (Yani onların hilelerine karşılık ceza verdi) (Âl-i İmran, 54); "Kötülüğün cezası aynısı ile kötülüktür (yani ona denk bir cezadır)" (şûra, 40); ve "Eğer siz bizimle alay ederseniz, biz de sizinle alay ederiz (yani onun cezasını veririz)" (Hûd, 36) ayetleridir. 2) Yahudiler evlâdlarını Yahudilik ile, hristiyanlar da Hristiyanlıkla boyuyorlardı. Yani bu din o çocukların kalblerinde iyice yer etsin diye, onları kendi dinlerine sokup adetâ onunla onları Doyuyorlardı. Bu izah Katâde'den rivayet edilmiştir. İbnu'l-Enbâri şöyle demiştir: "Falanca falancayı, falanca şeyde boyuyor" denir. Bunun manası, boya elbiseden nasıl ayrılmaz, onunla birlikte kalırsa, "O adam, o falancayı o işe sokuyor ve ondan ayrılamaz hale getiriyor" demektir. Sa'leb şöyle şiir nakletmiştir: "Seni bir kimse şerre sokmadığı zaman, şerri bırak ve çekinerek kurtuluşa er." 3) Din, "boya" olarak isimlendirilmiştir; çünkü dinin görünüşü temizlik ve namaz gibi alâmetlerin müşahede edilmesiyle ortaya çıkar. Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: "Secde izinden olan alâmetleri onların yüzündedir" (Feth; 29). 4) Kadî şöyle demiştir: "kelimesi, diye başlayan 136. ayete bağlıdır. Cenâb-ı Hak onlardan meydana gelen bu imanı, hiss-i selim sahibi olan bir kimse nezdinde renkler arasındaki fark nasıl hemen anlaşılıyorsa, bunun gibi, Allah'ın seçmiş olduğu bu din ile bâtıla tutunmuş olan kimsenin seçmiş olduğu din arasında da, apaçık bir farkın bulunduğunu ifâde etmek için, "Allah'ın boyası" olarak vasfetmiştir." b) "Allah'ın boyası" O'nun yaratışıdır. Bu Cenâb-ı Hakk'ın tıpkı şu ayetine benzer: insanları yaratmış olduğu fıtratına., (yönel). Allah'ın yaratmasında hiçbir değişme yoktur!" (Rûm, 30). Buna göre mana şöyle olmaktadır. Terkibi ve bünyesi itibarıyla insan, acz ve ihtiyaç içindedir. Onun sonradan yaratıldığına ve bir yaratıcıya muhtaç olduğuna delâlet eden bu alâmet ve izler, onun için bir boya ve ayrılmaz bir mühür, nişan gibidir.. Kadî, şöyle demiştir: "Cenâb-ı Hakk'ın, sözünü "fıtrat" mânasına hamleden kimse, mana itibarıyla, ifâdesinin "din" olduğunu söyleyen kimseye yaklaşmıştır. Çünkü müslümanların emrolunmuş olduğu "fıtrat", aklî ve serî delillerin iktiza ettiği şeydir ki, bu da "din" dir. Fakat, "din" daha açık ve nettir; çünkü, daha önce açıklamış olduğumuz üzere burada murad, "Deyiniz ki biz Allah'a... iman ettik" ayetinde kendilerini niteledikleri şeydir.. Cenâb-ı Hak bu hususta sanki şöyle söylemiştir: "Size, kendisine sarılmanızı emrettiğim ve kendisinden faydalanmanızı zorunlu tuttuğum bu din, hem dinen, hem de dünya yönüyle galib ve üstün gelecektir; tıpkı boyanın güzelliğinin kendini göstermesi gibi..." Söz zikrettiğimiz bu mânaya hamledildiği zaman, Cenâb-ı Hakk'ın bu sözü, "Çocuklarının vaftizi esnasında boya kullanmak şeklinde carî olan yahudi ve hristiyan geleneği itibarıyla söylemiştir" diyen kimsenin bu sözünün bir yeri ve mânası kalmaz. Çünkü söz, izahların en güzeline hamledilince, onun dışındakileri zikretmekte bir fayda bulunmaz. Biz yine, müfessirlerin bu husustaki görüşlerini anlatmaya devam edelim: c) "Allah'ın boyası" sünnet olmak demektir. Sünnet olmak bir temizlenmedir. Hristiyanlara mahsus olan vaftiz, nasıl onlar için bir temizlenme ise, sünnet olmak da müslümanlar için bir temizlenmedir. Bu görüş Ebu'l-Âliye'den rivayet edilmiştir. d) Esamm'dan rivayet edildiğine göre, "Allah'ın hüccet ve delili" demektir. Ebû Ubeyde'den rivayet edildiğine göreyse, onun "Allah'ın kanunu", "Sünnetutlâh" olduğu söylenmiştir. En güzel görüş, birinci görüştür. Allah en iyi bilendir. İkinci Mesele (......) kelimesinin mansûb olması hususunda birkaç görüş vardır: 1) Bu kelime, (......) kelimesinden bedel olup, onu tefsir etmektedir. 2) "Allah'ın boyasına tâbi olunuz, " demektir. 3) Sîbeveyh'in görüşüdür. Buna göre, bu kelime te'kîd edici bir masdar olduğu için, (Bakara, 136) lâfzından ötürü mansub olmuştur. Nitekim, (Nisa. 122)ayeti de kendisinden önceki ifâdeden dolayı mansub olmaktadır. Cenâb-ı Hakk'ın, "Boyaması Allah'ınkinden daha güzel olan kim vardır?" kavline gelince, bundan maksat Allah'ın kullarını iman ile boyamak ve onları küfrün pisliklerinden temizlemektir. Bu itibarla, O'nun boyamasından daha güzel bir boya olamaz!. Cenâb-ı Hakk'ın, "Biz Ona ibâdet ediciyiz" kavline gelince, bu hususta Keşşaf sahibi şöyle demiştir: Bu, sözüne atfedilmiştir. Bu, ifâdesinin, buyruğundan bedel olduğunu; veya, "Allah'ın boyasına yapışınız!" anlamında olmak üzere, "iğra" olarak mansub olduğunu iddia eden kimsenin sözünü reddeder; çünkü bu durumda nazmın tertibi bozulur. ifâdesinin te'kîd edici masdar olması bakımından mansûb olduğunu söyleyen ise, Sîbeveyh idi.. Görüş, Hüzâm'ın söylediğidir.. -Fahreddin razı-