Cehenneme Girecek 25 Sınıf İnsan
01- Allah’a Şirk Koşanlar! “Sonra onlara şöyle denilecektir; (Allah’a) Şirk koştuklarınız nerede!?” (Mu’min Sûresi, 73) 02- Allah’a ve Rasulüne Asi Olanlar! “Kim de Allah’a ve Allah’ın Rasulüne isyan eder, Allah’ın sınırlarını da aşarsa, Allah da onu, içinde sürekli kalıcı olarak ateşe sokar. Artık onun için yere batırıcı bir azap vardır.” (Nisa Sûresi, 14) 03- Ahireti İnkâr Edenler! “ve onlar; ahireti de inkar edenlerdir!” (A’raf Sûresi, 45) 04- Ayetleri yalanlayanlar ve büyüklenerek onlardan yüz çevirenler! “Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar ise ateş ehlidir! Onlar orada ebedi kalacaklardır!” (A’raf Sûresi, 36) 05- Kitabı ve Rasullere Gönderileni Yalanlayanlar! “Onlar, Kitabı ve Rasullerimizle gönderdiklerimizi yalanlayanlardır! Yakında bilecekler!” (Gafir Sûresi, 70) 06- Kâfirler! “İnkar eden kimselere söyle; yenileceksiniz ve cehenneme sürüleceksiniz! Orası ne kötü bir döşektir!” (Âl-i İmran Sûresi, 12) 07- Kıyameti İnkâr Edenler! “İş onların söyledikleri gibi değil! Onlar o kıyamet saatini yalanladılar ve biz, kıyamet saatini yalanlayanlara alevli bir ateş hazırlamışızdır!” (Furkan Sûresi, 11) 08- Allah’a İbadetten Yüz Çevirenler! “Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin size icabet edeyim. Şüphesiz ki, bana ibadet etmekten kibirlenenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir!” (Mu’min Sûresi, 60) 09- Cehennemi Yalanlayan Fasıklar! “Fasıklık edenlere gelince, olanların varacakları yer ateştir! Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler ve onlara şöyle denir; Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın!” (Secde Sûresi, 20) 10- Namaz kılmayanlar! “Derler ki: Biz, namaz kılanlardan değildik!” (Müddessir Sûresi, 43) 11- Yoksulu Doyurmayanlar!
Hayat ve İnsan
Hasta Değil Susuzsunuz!
Dr. Batmanghelidj “Hasta Değil Susuzsunuz” kitabında bir insanın 46 nedenle suya ihtiyaç duyduğunu anlatmaktadır. 01- Hiçbir canlı susuz yaşayamaz. 02- Su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür. 03- Su temel enerji kaynağıdır. 04- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir. 05- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır. 06- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur. 07- Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğini, kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir. 08- Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar. 09- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur. 10- Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır. 11- Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur. 12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır. 13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır. 14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır. 15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur. 16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları”na dönüştürür. 17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler. 18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur. 19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler. 20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir. 21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve
Hayat ve İnsan
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
kendimle tanışıyor muyum yoksa birine mi benzettim
Kilometrelerce gittiği tren raylarından uzaklaşıyor ve bir minibüse biniyor. İki buçuk liranın götürebildiği en güzel yere ilerlerken, ilk kez dinlediği o şarkıyı anlayarak ama hissetmeyerek tekrar tekrar çalıyor. Bilmiyor ki bir gün kalbini paramparça edecek ve gözyaşlarından hafif yanmış yanaklarını silecek… İndiği minibüs yoluna devam ederken, o da sokakta yoluna devam ediyor ve apartmana giriyor. “İnsan bir yere koşa koşa gidince asansör bile yavaş geliyormuş,” diye düşünüyor. Kendi daire numarasıyla aynı olan “46” sayısına bakıyor. Sonra da kapı önündeki ayakkabılara… Görmekten hoşlandığı birkaç şeyden biri bu detay. Kapı açılıyor. Bütün dünyada arayıp da bulamadığı her şeyi gördüğü o gözlere bakıyor. Kendini bulduğu o gözlere... Tutamıyor gülümsemesini ama bilmiyor ki gözyaşlarını da bir gün tutamayacak ve bilmiyor ki o kapının önünde bir daha asla durmayacak ve o kapı bir daha açılmayacak. İçeri giriyor ve girer girmez kendine sarılıyor sanki, o kadar içten ki… Tamamlanıyor bu iki kişi. O koku kazınıyor beynine ve o ten yapışıyor ellerine. Haberi yok binlerce kilometre uzaktan, seneler sonra hâlâ burnunda o kokunun, ellerinde o hissin olacağından. Ona giymesi için verilen mor tişörtü giyiyor üstüne. Her kafasından geçirdiğinde yuvasına giriyormuş gibi hissediyor. Bayılıyor onun olmayan bu tişörtü giymeye, onun olmayan bu çarşaf ve yorganda uyumaya. Uyumak için çabalamadan uyuya kalmaya...“Anne karnında mı en son vardı bu huzur?” diye düşünüyor. Ama onu hatırlamıyor, o yüzden bildiği tek huzur bu; öyle kalıyor aklında. Küçük bir çocuğun evinde hissettiği gibi mi yoksa? Tanımlayamıyor. O zamanlar tanımlamaya da çalışmıyor. Aşk ne? Onu da tanımlayamıyor. Bir gün ne olduğunu hatırlayıp tanımlayacak zaten; şu an bu huzuru tanımlarla ve sıfatlarla neden bozsun
Uğur MUMCU Anma Koşusu
Devrim şehidimiz Uğur Mumcu'nun anısına düzenlenen (25.01.2026) 15.Uğur MUMCU Anma Koşusunda yine yeniden yerimizi aldık. Atatürk'ü en iyi anlayan ve anlatam nadir aydınlarımızdan biriydi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin dahili ve harici düşmalarına karşı en çetin mücadeleleri verdi. Bizleri aydınlattı. Kirli oyunları/düzenleri ortaya çıkardı. Maalesef iç ve dış düşmalarımızın hedefi oldu. Hain bir pusuyla şehit edildi. Ruhu şad olsun. Seni asla unutmayacağız. Uğur Mumcu Mesafe: 10 km Süre:46:22 Pace :4:38 . . . . #uğurmumcukoşusu #uğurmumcu #devrimşehitleriölümsüzdür #uğurmumcuölümsüzdür
01.46
Sana tüm sokakları anlatamam belki ama beni tanıyan tüm sokaklar seni de tanır.
Duygu ve Düşünce
az, çokmuş ve var, yokmuş
Yere bakarak yürüyorum hala. Sadece ayakkabılar var. Yürüyorlar, duruyorlar, koşuyorlar. Kimlerin ayakları bunlar bilmiyorum. Sonra birini takip etmeye başlıyorum. Aylarca, yıllarca. Ne olduysa durmaya karar veriyorum bir anda. Yürüyen o, evet ama neden uzaklaşan benim? İnsan durduğu yerde kendinden uzaklaşır mı? Uzaklaşırmış. Kendini tanıyamayacak kadar uzaklaşırmış hem de. Önce birbirimizden, sonra da kendimizden kopup gidişimizi izliyorum. Tekrar yürümeye başlıyorum. Başka ayaklara takılıyorum, kaybettiğimi arıyorum yıllarca. Sonra kafamı kaldırıyorum. Boynum tutulmuş, unutmuşum dik durmayı. Alışkın değilim. Karşımdakine bakıyorum. Ona da alışkın değilim. Yüzü hem tanıdık hem de yabancı. Acaba onu da mı unutmuşum? Takip ettiğim ayaklar senin miydi? Emin olamıyorum. Adımları değişmiş ama izleri aynı. Her yerde var bu izler. Geçmişimden geliyor ve görüyorum, ilerliyor geleceğime. Ne diye ilerliyor? Ellerimle tek tek koyduğum tuğlaları zar zor tutuyor, bunun için bitmeyen bir emek harcıyorum. Hep daha fazla, daha fazla… Bir dursam her şey tepeme yıkılır. Yorgunum ve yüküm ağır. "Varsın yıkılsın," diyesim geliyor da bir enkaz yuva olur mu insana? Kimler kalır altında? Yaşamayı beceremiyorum galiba, keşke birileri benim yerime baştan başlasa. Hep yanımda taşıdığım bir şey var. Bir parçam gibi. Bir taraftan sırıtıyor üstümde çünkü bana ait olmadığı belli. Ama o kadar uzun süredir bende ki, o bile kendini bana ait sanıyor. Bütünleşmiş benimle. En başta da kendisi sanmış beni. Bir olmuşuz. Ama haklı da… O kadar aynıymışız ki… Biz biliyoruz bir tek ayrı şeyler olduğumuzu ama dışarıdan bakan bir sanıyor. Anlamıyor; bir değil de iki olduğumuzu. Bazen düşürdüm, kaybettim diye korkuyorum. Çaktırmadan gölgeme bakıyorum da görüyorum onu. Hala üstümde. Rahatlıyorum. Gölgeme