KİTABIN ÖZETİ
Sayfa No: 8 Belge: 9 25 Ocak 1898 Markiz Salisbury'den Sir. N. O'Conor'a CGizlidir) Bizim kamm1za gore; C:in ve Turk Imparatorluklan oylesine zay1ftir ki, butün hayati konularda bizim hariciyemizin ogutlerine tamamen uyacaklardir. Ancak ingiltere ve Rusya ogutlerde bulunurken hep birbirlerine zit hareket ediyorlar. Şayet Rusya ile anlaşırsak bunda her iki memleketin ortak c;1karlan vardir. Kendimi hie; bir kayda baglamadan gerc;ekleri teslim etmek ic;in !?Oyle soyliyebilirim: Turkiye'nin Karadeniz'e c;1kan bogazlan ve Bagdad'a kadar olan Firat vadisi (10). Sayfa No: 94 Belge: 1 04 11 Eyliil 1901 M. Lansdowne'den Sir. F. Lascells'e Türk Hükiimetine, Kiiveyt meselesinde 1ngiliz çıkarları oldugu anlatlld1. iran korfezi ve Kiiveytte Majestelerinin Hiikiimetinin çıkarları vardır bu bölgelerde Sultanın başkalarına haklar versine katlanamayız. Ve bu durumlar Türk çıkarlarıyla çatışabilir. Bütün bunlar Türk Hariciye Bakanına bildiriydi (13). Mr. G. Barclay'm 18 Ocak 1907'de yazdig1 43 No'lu rapordan : Lübnan'a Hristiyan bir vali tayini, Somas adasına İngiltere, Fransa ve Rusya'nın müdahalesiyle özel hürriyetler verip bir prensi vali tayini. Yenilerde Girit adasına İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya'nın müdahalesi ile adayı Yunan Kralının emerine verilmesi. Şimdi Sultanın Girit'teki hakimiyeti sadece bir isimden ibarettir (20-21). 1906’da vergilerin arttırılması Erzurum’da isyanlara neden oldu (21). Gabriel Efendi: 55 yaşında bir Ermenidir. İmparatorluk askerlinin ekmekçibaşı olan ve bu yoldan büyük bir servet yapan Kirkor efendinin oğludur. 19 yaşında katip olmuş, 22 yaşında Paris'e ateşe olarak gönderilmiştir (25). Kamil Paşa: 79 yaşında Kıbrıs asıllı bir musevidir. Küçük Said Paşa'dan sonra Başbakan olmuştur. Bir hayli iyi tahsili vardır (28). İlk Türk gazetesi olan
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
01:46 | İyi geceler
Yaralı bir nidayız yaşadığımız bu dünyada…
Sayfa 15 - Everest Yayınları, 12. Basım, Ağustos 2013·Kitabı okudu
Alıntı
Romanın Macerası: Bozkurtların Ölümü Atsız'ın, tarihin tozlu sayfalarından çıkardığı Kür Şad'ın hikâyesidir. 639 yılında Çin sarayını basan 41 yiğidin hikâyesini Atsız Fransız kaynaklarından, muhtemelen Hüseyin Cahit'in De Guignes tercümesinden, daha üniversite yıllarında okumuş olmalıdır. Çin kaynaklarında Cie-şı-şuay olarak geçen kahramanın adının Türkçe biçiminin Kür Şad olabileceğini ne zaman düşünmüştür, bunu tam olarak bilmiyoruz. Fakat Kür Şad adını, ilk defa 1932'de yazdığı "Yolların Sonu" şiirinde kullandığını biliyoruz: O sarayda bulunca tanrılaşan erleri Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek. Hepsi sussa da "Kür Şad" uzatarak elini: "Hoş geldin oğlum Atsız, kutlu olsun!" (Atsız 1963: 10) diyecek. Aslında Atsız, 1932 yılından da önce Cie-şı-şuay adını, Türkçede Kür Şad olarak tasarlamıştır. Bunu, 13 Nisan 1931 tarihinde, Pertev Naili'nin Sabahattin Ali'ye yazdığı mektuptan anlıyoruz: "Hele şu Nihal'den aldığın mevzuu bir tiyatroya çevirirsen yok mu ya." (Ali 2015: 74). Bu mevzu, az sonra görüleceği gibi, Atsız'ın Sabahattin Ali'ye verdiği Kür Şad mevzuudur. Nitekim Sabahattin Ali yazdığı piyeste de kahramanın adını Kürşad olarak kullanmıştır. Öyle anlaşılıyor ki Kür Şad adı ve kavramı Atsız'da, daha üniversite yıllarında oluşmuştur. Pertev Naili konunun takipçisidir. 25 Ocak 1932'de yazdığı bir mektupta da Sabahattin Ali'ye "Yahu merak ediyorum, şu piyesini hâlâ bitirmedin mi?" diye sormaktadır (Ali 2015: 123). İlk defa 19 Nisan 1934'te Kür Şad hakkındaki düşüncelerini açık bir şekilde yazmıştır: "Cihan Tarihinin En Büyük Kahramanı: Kür Şad”. Millî Türk Talebe Birliği'ne hitaben yazılan yazı, kendi çıkardığı Orhun dergisinin 6. sayısında yayımlanır. Atsız yazıda önce, Çin tarihlerinde kaydedilen olayı kısaca özetler. Sonra da Kür Şad'ın niçin en büyük
Öner ve Yücel Davası: 31 Mart 1947'de Atsız, Zeki Velidî ve arkadaşlarının beraatıyla sonuçlanan Irkçılık-Turancılık Davası'nın yankıları 1947 yılında başlayan Öner ve Yücel Davası ile devam etmiştir. Dava, 29 Ocak 1947'de İçişleri Bakanı Şükrü Sökmensüer'in TBMM'deki bir konuşması ve Fevzi Çakmak'ın 05 Şubat 1947'deki bir demecine dayanmaktadır. Sökmensüer konuşmasında "demokrasinin geliştirilmesi yolunda Halk Partisi tarafından atılan her adımdan komünist'lerin faydalanmaya çalıştıklarını, hatta bu maksatla Fevzi Çakmak'a dahi mektup yazdıklarını ve "Mareşal Çakmak'ı alet olarak kullanmak yolunda ayartıcı teşebbüslere devam ettiklerini... bu suretle Mareşal'in hizmet yıllarında kazandığı hürmet sermayesini yıkmak için bir tahrik sermayesi kullanmak teşebbüsü" içinde bulunduklarını ifade eder (Ertuğrul 2000: 40-46). İçişleri Bakanının konuşmasında adının geçmesi ve Cami Baykut, Zekeriya Sertel gibi komünistlere alet olduğu iması üzerine Fevzi Çakmak da bir beyanat vermek durumunda kalır. 05 Şubat 1947'de gazetelerde çıkan beyanatında Çakmak şöyle demektedir: "Ben komünistliği bu memleket için muzır telâkki edenlerdenim. Onun için komünistler ordu ve donanmaya sokulmak istedikleri zaman şiddetli hareket ettim... Ben daha işbaşında iken eski bir Milli Eğitim Bakanının bu faaliyeti destekleyen hareketinden dolayı hükûmeti resmen ikaz ettim. Kimse kulak asmadı ve sonra da Hamidiye Köy Enstitüsündeki komünist yuvasından bahsettiler..." (Öner 1947: 10). Fevzi Çakmak'ın beyanatı üzerine İzmir milletvekili Hasan Âli Yücel bir açık mektup yayımlar ve Çakmak'a "Beyanatınızda 'eski Millî Eğitim Bakanı' dediğiniz hakikaten ben miyim?" diye sorar. Yücel, 07 Şubat 1947 tarihli Ulus gazetesinde çıkan bu yazısından sonra 12 Şubat'ta aynı gazetede bir açık mektup daha yayımlayarak
Kitap Özelinde Tüm Alıntılarım
2023-12-08 18:56  |  Page No.: 5 Değişmeyen tek şey değişimdir. ------------------- 2023-12-08 18:55  |  Page No.: 5 Sözün özü, savaşamayacağımız tek şey zamandır. ------------------- 2023-12-08 18:58  |  Page No.: 6 Çünkü zamandan başka her şeyle savaşabiliriz. ------------------- 2024-01-03 17:27  |  Page No.: 17 Esas deneme, esas imtihan yoksullukla olan değil varlıkla olan denemedir." Yoksul olan bir kişinin bırakabileceği bir şeyi yoktur ama varsıl olanın onu bırakması ve ondan vazgeçmesi büyük bir denemedir. ------------------- 2024-01-03 17:27  |  Page No.: 17 Fakir olan kimdir? Parası az /olan mı, isteği çok olan mı? ------------------- 2024-01-03 17:39  |  Page No.: 24 Toprak, çit ve meyve (fizik, mantık, ahlak); bu üçü birleştiği zaman Stoik felsefenin temeli oluşur. ------------------- 2024-01-03 17:42  |  Page No.: 25 Amor Pati: Kaderini Sev" ------------------- 2024-01-03 17:43  |  Page No.: 25 Kaderini sev, başına gelen her _şeyi şimdi ve burada kucakla, ancak bu şekilde onun kısıtlamalarının ötesine geçeceksin." tavsiyesini sunar. ------------------- 2024-01-03 17:53  |  Page No.: 28 Bir zorluk karşısında delirebilir; korku, endişe duyabilir ya da sakinlikle üstesinden gelebilecek gücümüzü açığa çıkarabiliriz. Zorlukları nasıl