Hüseyin Kotaman

Hüseyin Kotaman
@huskotaman
48 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
KİTABIN ÖZETİ
Kocasına boyun eğen, kocasının hizmetlerini gören ve her an onun şehvetini gideren kadınlar iyi kadınlardır; ve ancak bu kadınlardır ki cennete ulaşacaklardır (44). Arap kadını o dönemlerde öylesine özgürdür ki, kendi üstünlüğünün bilinci içerisinde “ben kendi dilediğim yolda yürürüm, sevgililerime beni kucaklayıp öpmeleri olanağını veririm ve öpücüklerimi dilediğim kişilere gönderirim” şeklinde şiirler yazmaktan, şarkılar okumaktan geri kalmamıştır. Örnek olarak da Sakinah’ı gösterirler. Bilindiği gibi Sakinah, Hüseyin’in kızı ve Muhammed’in torunudur; şair ve şarkıcı kadınların en tanınmışlarından olarak, güya kadın haklarını savunmuş, uygar yaşantılarıyla ün salmış, saç modası yaratmıştır (48). Öte yandan İslama bağlılıklarından şüphe edilen Abbasi halifeleri döneminde (Örneğin Harun Reşit ve Memun gibi halifelerin iktidarları zamanında) kadının bir değer olarak bilindiği ve bu geniş görüşlü halifelerin ölümlerinden sonra şeriat yüzünden yeniden köle durumuna indiği bir gerçektir (50). Cahiliyye Dönemi Erkeğini kendi seçer ve dilediği takdirde boş edebilirdi. Giyim ve kuşamında olduğu gibi dilediği işleri görmede (örneğin ticaret) serbestti. Bunun böyle olduğunu Arap kaynaklardan öğrenmek mümkündür. Sebe Melikesi örneği, cahiliyye olarak küçümsenmek istenilen dönemlerde kadının devlet başkanlığına gelebildiğinin kanıtı olmak üzere ortadadır (51). Hatice Muhammed’i kendi seçiyor (52). Kitabul-Ağani adı geçen Selma binti Amr ki sadece şiirleriyle değil fakat güzelliğiyle de ün salmış bir kadındı pek çok talipleri bulunmasına rağmen kendi kafasına ve gönlüne uygun birini bulana kadar evlenmeme kararında olduğundan sayısız taliplerini reddetmekte tanınmıştı (54). İslamdan sonra Arap kadını, kocasını seçme hakkını yitirmiştir (54). Kız çocuklarını öldürmek gelenek sadece
Reklam
KİTABIN ÖZETİ
Tarih tamamen kavramsal ve soyut olamaz çünkü yaşanılanlarla ve yaşanabileceklerle ilgilidir. İnsan gelişebilen bir varlık olduğu için tarih geçmiş olayların nedenlerini ve nasılarını açıklayarak insana sorumluluk yükler çünkü insan geçmişten ders alabilir. İbn Haldun’un tarih felsefesinin, modern tarihin, sosyolojinin babası olabileceği düşünülüyor. İbn Haldun’un şu özellikleri bu iddiaların doğmasına neden olmuştur: 1. Tarihi sadece geçmiş olayların aktarıldığı, hitabet gücünü destekleyen adeta edebi bir süsleme aracı olarak görmeyip, onu geçmişteki olayların nasıl ve neden geliştiğini ortaya koyan bir temel bilim olarak görmektedir. Büyük adamlar, peyamberler, prensler maddi koşulları oluşturmazlar, geçim araçları ve biçimleri, nüfus, coğrafya, ticaret yolları gibi maddi koşullar onların gelişimini belirler (Dursun; Lacoste; Batseva). 2. İbn Haldun’a göre tarihi yapan toplumlardır. Toplumların yaşam koşulları onların gelişimini etkiler bu da tarihsel süreçte nasıl bir gelişim izleyeceklerini, hangi noktalara kadar gelişeceklerini belirler (Dursun; Lacoste; Batseva). 3. İbn Haldun yönteminde yansızlık, eleştiri ve toplum gelişmesine egemen olan yasaların bilinmesi en önemli noktalardır (Dursun; Lacoste; Batseva). 4. Toplumsal olayların temelinin ekonomik olduğu görüşündedir. Herşeyin temeli insanın hayatta kalması için ihtiyaç duyduklarını oluşturma çabasıdır. Bunu da insan tek başına yapamaz topluma mecburdur. Toplumda iş bölümü vardır. Böylece işbölümü fikrin ortaya atmıştır. Ayrıca temel değişim değerinin emek olduğunun öncüllüğünü yapan fikirleri de var. Bazı işlerin diğerlerinden daha değerli olduğunu çünkü daha çok emek kapsadığını belirtmiştir (Dursun; Lacoste; Batseva) 5. Toplumda insan gibidir doğar, büyür, gelişir ve ölür. İbn Haldun bunun kaçınılmaz
KİTABIN ÖZETİ
İmamı Azam’ı farklı kılan değerler: 1. Aklın egemenliğini dinin esas amacı olarak öne çıkardı. 2. Zulme karşı isyan ve ihtilalin dinin talebi olduğunu gösteren eylemli bir aydınlığın öncülüğünü yaptı. 3. Her müslümanın kendi ana diliyle ibadet edebileceğne, bunun için Kuran’ın tercümesiyle namaz kılınabileceğine fetva verdi. 4. Uydurma hadileri reddetti; bunun bir uzantıs olarak hai diye nakledilen sözlerin Kuran’a ve akla aykırı olanalarının pergamberimize isnat edilmesine karşı çıktı 5. Din ile şeriatın eşitlenmesini Kuran’a aykırı buldu ve bu eşitlemeye karşı çıktı 6. İbadeti imanın ayrılmaz bir parçası sayarak dindalığı insalar arası ilişkilerde bir ölçü haline geyiren anlayışa karşı çıktı. İbadelet imanın olmazsa olmaz bir parçacı değildir. 7. Kavga ve savaşların din gerekçesine dayandırılmasına karşı çıktı. 19 8. Bireyin özgürlüğünü öne çıkardı. 9. Kadının evlenmede kimsenin velayet ve vesayeyine muhtaç olmağını ilan edip kadın özgürlüğünün yolunu açtı; böylece geleneksel fıkıhın temel kabullerinden birini yıktı 10. Alkollü içkilere geleneksel anlayıştan çok farklı baktı; şarap dışındaki içkilerin haram olmasını, sarhoş olmayacak kadar içme kaydına bağladı 21 11. Peygamber dışında sözü tartışmaya açılmayacak kimse yoktur. 12. Kalp okuma gibi uygulamalara karşı yani falcılığa filan karşı çıkıyor bunları ancak Allah’ın bile bileceğini iddia ediyor. 13. İstihsan yöntemini geliştiriyor. Dinsel delil üzerinden değil kamu yararı için olan kuralların konuşmasıdır. 14. Örf ve adet hukuk kaynağıdır zorunlu hallerde nasslara üstündürler. 15. Hiçbir günah imana zarar vermez. İnanıyorum diyen insan inanıyor kabul edilir. Şafiilik kuran okunmadan namaz kılınabilir diyor. Zalim vali Haccac kendisi emevilerin Kufe valisi. Peygamber evladından gelen 12 imam’n altısı, kılıç veya
KİTABIN ÖZETİ
İslam sözcüğü slim kökünden geliyor ve teslimiyet anlamına geliyor. Kaf suresi 17 ayet “Sağına soluna oturmuş iki görevli kayıt yapmaktadır.” 18. “Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir.” Allah zaten herşeyi bilmiyor mu insanın kaderini kendisi yazmış değil mi o zaman kayıt memurlarına neden ihtiyaç duyulmuştur? Birisi kaydetmese de Allah zaten herşeyi gören herşeyi bilen değil mi? Muhammed’in ilk karısı Hatice kızları Zeyneb’i Muhammedin karşı çıkmasına rağmen Ebul As ile evlenmesine onay vermiş ve evlenmelerini sağlamıştır. Kadınlarla ilgili ayetler Hatice öldükten sonra gelmiştir çünkü ancak o zaman Muhammed kadınlara üstünlük sağlamıştır (Arsel, 2007). İslam hayatın tümünü kapsamaktadır. Mümin kişinin yemek, içmek, uyumak, sevişmek, tuvalet ihtiyacını karşılamak gibi gündelik yaşamın her anında nasıl davranacağı peygamberin kendi hareketleri ve emirleri ile belirlenmiştir. Bütün bu kurallar akla uygun olmayan boş inançları oluşturmuş. Örneğin sevişenler bir birlerinin cinsel organlarına bakarlarsa şaşı olurlar; sevişme sırasında çok konuşurlarsa çocukları kekeme olur; yemeğin elle yenmesi ve tek sayılı parmak kullanılarak yenmesi yendikten sonra parmakların yalanması emredilmiştir. Yine yemek kabına bir sinek düşerse sineği atmayıp bütün kaba sürmek gerekiyormuş çünkü sineğin bir kanadında zehir diğerinde şifa varmış. Yine sol düşmanlığı da burdan kaynaklanmaktadır. İyi işlerin sağ el ile kıç silme gibi aşağı işlerin sol elle yapılması emredilmiştir. Yataktan kalkarken sağ taraftan kalkılmalı, uyumak için sağ tarafa yatılmalı (Arsel, 2007). Boş inanç sürekli günah korkusu yaratarak takıntılı ve paranoyak insanların oluşmasına zemin hazırlar. Aklı sürekli günah işlememekle meşgul olan bir insanın özgür düşünebilmesi başka şeylere odaklanması
KİTABIN ÖZETİ
Nisa 3, 24, 25, 26; Nahl 71; Müminun 6, 21, 23, 58; Rum 28, Ahzab 50, 55; Mearic 30) kölelikle ilgili ayetler. Dinciler bu dünyanın bir imtihan olduğunu ileri sürmektedirler iyi de Allah zaten herşeyi bilmiyor mu neyi imtihan ediyor? Zina için Nisa 15 ve Nur 2 birbirinden farklı cezalar öngörüyor. Eğer Allah istediğine dünya malı veriyor onu zengin ediyor istediğini de yoksul bırakıryorsa o zaman niye zekat var? Allahın vermediğini kul niye versin? İbnül-Mukaffa 8. yüzyıl Kulumuz Muhammed’e indirdiğimizden kuşkulanıyorsanız, siz de onun benzeri bir süre meydana getirin” diyen (Bakara Suresi ayet 23) Kur’an tanrısına karşılık verip nazire benzer yazdığı için bu ünlü düşünür ve edebiyatçı da aynı acımasızlıkla yakılarak yok edildi (Dursun, 193, 2008). İbn Ömer “İçinizden hiç kimse, Kur’an’ın tümünü elinde tuttuğunu söylemesin. Bunu diyen bilir mi Kur’an’ın tümü ne kadardı, nasıldı? Kesin olan o ki, Kur’an’ın çoğu yok olup gitmiştir (Dursun, 2008 aktarımı, Suyuti, el itkan, 2/32).
Reklam