İmamı Âzam Ebu Hânife (Esas Fikirleri Gölgelenen Önder)

·
Okunma
·
Beğeni
·
692
Gösterim
Adı:
İmamı Âzam Ebu Hânife
Alt başlık:
Esas Fikirleri Gölgelenen Önder
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756779507
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Boyut Yayınları
İslam dünyasının 'fıkıh yaratan mezheb'inin kurucusu olan, bugünkü Türkiye'de 'dokunulmaz, tartışılmaz kabul edilen İmamı Azam (ölm. 150/767), yaşadığı günlerde, 'dindışılık, 'dini tahrip etmek', 'Peygamber'in sözlerine ve sünnetine kafa tutmak', 'Mürcie, Cehmiyye gibi sapık mezheplere mensup olmak', 'kafir' olmakla itham edilmiş hatta 'Yahudilik', 'müşriklik' ve 'deccallık'la suçlanmıştır.

Kilise babaları, Hz. Muhammed'e ilk günden beri deccal (antichrist) gözüyle bakmışlar, onu zındık, dinini de zındıklık olarak damgalamışlardır. Batı'nın en büyük şairlerinden biri sayılan İtalyan Dante, ünlü eseri İlahi Komedya'da, Hz. Muhammed'i, cehennemin en alt tabakalarında azap gören zındıklar arasında gösterir. Ünlü fizikçi Newton'a göre, Muhammed kelimesinin ebced hesabıyla rakam değeri 666'dır ve bu rakam, deccal kelimesinin rakamsal tutarının aynıdır.

Öte yandan, İslam'ı, hortlattığı Cahiliye şirk şuuraltıyla yozlaştıran Emeviler, İmamı Azam'a yönelttikleri ithamlar arasına 'deccal' ithamını da koydular. Bu ithamı öne çıkarırken yandaşları ulemayı kullandılar. Batılılar ve onlarla işbirliği yapan "müslüman" yaftalı hainler de Hz. Peygamber'in kader savaşı Bedir'e benzeyen savaşlarıyla Kelimei Şehadet'in esir edilmesini engelleyen Gazi Mustafa Kemal'e deccal dediler. Bugün, bu üç deccal ithamının üç temsilcisi, adeta bir teslis sistemiyle bir araya gelmiş, 'deccallerin ilki' saydıkları Hz. Muhammed'le sonuncusu saydıkları Mustafa Kemal'e savaş açmışlardır.

Tarihin diyalektiği 'Hz. Muhammed-İmamı Azam-Mustafa Kemal üçlüsü'nden, zulme karşı bir birlik çıkarmıştı. Kelimei Şehadet düşmanlarıyla 'müslüman' kimlikli hainler bu birliği, emperyalizme destek veren bir teslise dönüştürdüler.

Bugünkü İslam dünyasının ve Türkiye'nin kaderi bu teslisin yarattığı savaş mihverinde belirleniyor. Ya Kelimei Şehadet Düşmanlarının emperyalist teslisi kazanacak yahut da Hazret-i Muhammed-İmamı Azam-Mustafa Kemal üçlüsünün antiemperyalist birliği.
İslam tarihi ve Ebu Hanife ile ilgili muhteşem bir kaynak eser yaratmış, Yaşar Nuri Öztürk. Kaynak ve delillerle sağlamlaştırılmış tarihi olayları ve İmam Azam'In kavrayışından İslam'ın temel ilkelerini güzelce harmanlamış.
Bu konuları merak edenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Ebu Hanife diğer mezheplerin kurucuları tarafından din düşmanı ilan edilmesinin ardından , eğer ben Muhammed'e karşı çıkacak olsam vücuda meni değil sidik değdiği zaman gusül alınması gerektiği söylerdim diyerek mantık tohumlarını dinin temellerine ekmiştir. Bahsi geçen kitapta da bu ve benzeri tarihsel süreçte gerçekleşmiş olaylar yazar tarafından okuyucuya kendi fikir süzgecinden geçirmesi için sunulmuştur. Mümkün olduğunca tarafsızdir.
İktidar sahipleri sadece İslam tarihinde halkına zulmetmek, onların haklarını, hukuklarını gasp etmek için dindarlar ve din adamlarının desteğine ihtiyaç duymamıştır.
Çok tanrılı dinlerde de muktedirler, hep din adamlarının-rahiplerin, dindarların desteği ile meşruiyetlerini, zorbalıklarını sürdürebilmişlerdir.
Örneğin Firavunlar 4 bin yıl boyunca o koca Mısır ve Nil Vadisi’nin bitip tükenmez varlıklarını, sayısı iki bine yaklaşan rahiplerle paylaşır, rahiplerde Firavunların bu iyiliği karşısında onları “Tanrı” ilan ederlerdi.
Bu karşılıklı alışveriş, Roma İmparatorluğu döneminde de aynen devam etmiş, kendilerine yağmadan yeterli hisseyi veren Roma İmparatorlarını, rahipler Tanrı Zeus’un katına, yardımcı "Tanrı" olarak gönderme cömertliğini göstermişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk kitabında tarih boyunca zalim iktidarların en büyük ve değişmez destekçilerinden olan din ve din adamlarının aksine, İmamı Azam Ebu Hanife’nin Abbasi Halifesi Mansur’a kaşı Firavunlar ve Roma İmparatorlarının rahipleri kadar cömert davranmayan, onun zulmüne, canı pahasına direnen İmamı Âzamın dramını belgeleriyle ortaya koyuyor.
1400 yıllık İslam tarihi boyunca “sakızın oruç bozup bozmadığı, kadının muayyen günleri, gusül abdesti vs gibi, suya sabuna dokunmayan konuları ağzına pelesenk eden ve hep muktedirin borusunu öttüren Şeylerin, Şıhların, İmamların, İlahiyatçıların aksine, kendisi de bir ilahiyatçı olan Yaşar Nuri Öztürk “İslam’da yönetici sınıfın zulmüne başkaldırının, en az "cihat" kadar bir farz olduğunu” İmamı Azam’ın ağzından ve belgeleriyle ortaya koyuyor.
Yaşar Hoca: Belgeye dayalı, bilimsel ve bu kadar değerli bir eserde, zorlama ve gereksiz bir yorumla İmamı Azam - Mustafa Kemal kıyaslamasına hiç girmese, eserinin değerine gölge düşürmemiş olsaydı keşke.
Belirleyici gerçek, ezilip horlanırken yaşanan acının insanın iç aleminde bir yaratıcı enerjiye dönüşmesi ve bir gün gelip bütün kayıtları, setleri yıkarak evren ve insanın hayalindeki bilim ve hikmet fetihlerini gerçekleştirmesidir.
Anlaşılan o ki, Kuran, oluş diyalektiğinin temeline ezilen-ezen karşılaşmasını yerleştiriyor. Ve bize gösteriyor ki, en büyük Peygamberler de dahil bütün yaratıcı ruhlar istiz'afa (ezilme) maruz kalmışlardır.
Aktif zalimlerin birçoğunu,pasif zalimler,yani zulme bir biçimde uşaklık edenler yaratmıştır.
Demek olur ki, Marksizm'in, diyalektiğin omurgasına koyduğu 'emek' veya 'artı değer', ezen-ezilen çelişkisinin sadece bir boyutudur. Kuran, buna iki boyut daha ekleyerek 'İnanç' ve 'Irk, soy' bakımından da müstaz'aflardan (horlanan) bahsetmiştir. Değişmeyen gerçek ise, diyalektiğin bir ezen-ezilen polaritesi halinde, ezelden ebede yürüdüğü ve yürüyeceği gerçeğidir.
Benim hayatimın istikamet pusulası ve en büyük yaratıcı ihtilali olan bir şey daha yapmıştır babam. Şunu söylemiştir:

"Oğlum! Gazi Mustafa Kemal, fikriyatı ve icraatıyla İmamı Azam Efendimiz'in hasretine cevap olmuş, onun istediklerini yapmıştır. Ama imamı Azam'i anlamayanlar Atatürk'ü de anlamadılar."
Gerçek şu ki , emperyalistler,ezip sömürmek istedikleri toplumların direnen unsurlarını bir tür ' insanlık düşmanı ' gibi tanıtmakta,onları faşizmle,despotizmle,insan haklarını ihlalle,aşırı devletçilikle,evrenselliğe karşı çıkmakla suçlamaktadırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İmamı Âzam Ebu Hânife
Alt başlık:
Esas Fikirleri Gölgelenen Önder
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756779507
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Boyut Yayınları
İslam dünyasının 'fıkıh yaratan mezheb'inin kurucusu olan, bugünkü Türkiye'de 'dokunulmaz, tartışılmaz kabul edilen İmamı Azam (ölm. 150/767), yaşadığı günlerde, 'dindışılık, 'dini tahrip etmek', 'Peygamber'in sözlerine ve sünnetine kafa tutmak', 'Mürcie, Cehmiyye gibi sapık mezheplere mensup olmak', 'kafir' olmakla itham edilmiş hatta 'Yahudilik', 'müşriklik' ve 'deccallık'la suçlanmıştır.

Kilise babaları, Hz. Muhammed'e ilk günden beri deccal (antichrist) gözüyle bakmışlar, onu zındık, dinini de zındıklık olarak damgalamışlardır. Batı'nın en büyük şairlerinden biri sayılan İtalyan Dante, ünlü eseri İlahi Komedya'da, Hz. Muhammed'i, cehennemin en alt tabakalarında azap gören zındıklar arasında gösterir. Ünlü fizikçi Newton'a göre, Muhammed kelimesinin ebced hesabıyla rakam değeri 666'dır ve bu rakam, deccal kelimesinin rakamsal tutarının aynıdır.

Öte yandan, İslam'ı, hortlattığı Cahiliye şirk şuuraltıyla yozlaştıran Emeviler, İmamı Azam'a yönelttikleri ithamlar arasına 'deccal' ithamını da koydular. Bu ithamı öne çıkarırken yandaşları ulemayı kullandılar. Batılılar ve onlarla işbirliği yapan "müslüman" yaftalı hainler de Hz. Peygamber'in kader savaşı Bedir'e benzeyen savaşlarıyla Kelimei Şehadet'in esir edilmesini engelleyen Gazi Mustafa Kemal'e deccal dediler. Bugün, bu üç deccal ithamının üç temsilcisi, adeta bir teslis sistemiyle bir araya gelmiş, 'deccallerin ilki' saydıkları Hz. Muhammed'le sonuncusu saydıkları Mustafa Kemal'e savaş açmışlardır.

Tarihin diyalektiği 'Hz. Muhammed-İmamı Azam-Mustafa Kemal üçlüsü'nden, zulme karşı bir birlik çıkarmıştı. Kelimei Şehadet düşmanlarıyla 'müslüman' kimlikli hainler bu birliği, emperyalizme destek veren bir teslise dönüştürdüler.

Bugünkü İslam dünyasının ve Türkiye'nin kaderi bu teslisin yarattığı savaş mihverinde belirleniyor. Ya Kelimei Şehadet Düşmanlarının emperyalist teslisi kazanacak yahut da Hazret-i Muhammed-İmamı Azam-Mustafa Kemal üçlüsünün antiemperyalist birliği.

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • İlker Türker
  • Canan Pala
  • Kadir
  • Aydın Yıldıran
  • Ta
  • Sinan Kurt
  • Emrah Alagöz
  • efe koç
  • Yeşim atasoy
  • Halil Korkmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45 (9)
9
%25 (5)
8
%10 (2)
7
%0
6
%10 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%10 (2)