Insan her daim yaşadigi anı kiymetini bilmeliydi.Başımıza gelen her kötü şeyin bize öğretmek istediği bir amacı vardı.Bazen iyi bazen kötü .Bazen de,yaşamamak için ne kadar uğraşsa da o anı yaşardı insan..
İçimdeki ışık, sanki gün boyu yağmur yemiş bir mum gibi titreyerek sönüyor. Adımlarım ağır, nefesim bile yorgun. Ne içimde bir ses var beni kaldıran, ne de dışarıda tutunacak bir dal… Sanki dünya büyük, ben ise giderek küçülen bir gölgeyim.
İnsanın başkalarının ilgisine ihtiyaç duymadığı an, kendi varlığıyla barıştığı andır.
Beklentiden vazgeçtiğinde, dünyanın seni yaralama gücü de azalır.
Hiç kimseye bağımlı kalmadığında ise özgürlüğün sessiz ama kesin zaferi gelir.
Bugün ne iyiliğin ışığında, ne kötülüğün gölgesindeyim; ne tatlının ferahlığında, ne tuzlunun keskinliğinde, ne de ekşinin kıpırtısında. Bugün, sanki tadı unutulmuş bir meyve gibi, kendi içine çekilmiş, adı konulamayan bir hâl gibiyim.