Sahi nedir vatan? Bir toprak parçası mı, uçsuz bucaksız denizler, derin göller, yalçın dağlar, verimli ovalar, yemyeşil ormanlar, kalabalık şehirler, tenha köyler mi? Hayır, bütün onların ötesinde bir anlam taşır vatan. Ne sadece toprak parçası, ne su havzaları, ne ağaç silsilesi... Annemizin şefkati, babamızın saçlarına düşen ak, ilk aşkımız, doğan çocuğumuz, dedelerimizin mezarlarıdır vatan... Vatanı olmayan insanın hayatı da olmaz.
Delinse yer; çökse gök, yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan;
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!
Hayatımda okuduğum en muhteşem kitaplardan biri. Atsız, Bozkurtlar’da Göktürklerin çöküşünü ve yeniden doğuşunu öyle anlatıyor ki okurken sanki bozkırlarda at koşturuyor, ok sallıyor, kılıç kuşanıyor gibiydim. Tarihimizin gururunu ve Orta Asya ruhunu tüm coşkusuyla yaşatan, kesinlikle okunması gereken bir eser.