Puan vermedi·184 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:45
Gecenin 02:00 sularında bu incelemeyi gözlerimde yaşlarla yazıyorum. Sevdiğim bir öğretmen arkadaşım oğlum için yazarına imzallattığı kitabı ilk ben okumak istedim ve geç saatlerde bitirmek nasip oldu. Son 50 sayfası kalbim üzüntüden ezilerek ama sonu güzel bitsin diye dua ederek geçti. Harika bir kitaptı. Ve spoiler vermemek için kitap başlarken kurulan cümleler sonuna kadar öyle güzel ilerledi.
Canım ArkadaşımÖzgür Balpınar · Genç Timaş Yayınları · 20222,532 okunma
8/10
·888 syf.··
2026 47. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 22:36
James Joyce’un Ulysses’i, sıradan bir roman değil; sabır isteyen, okuyucuyu zorlayan ama derinlemesine düşünüldüğünde büyük bir anlam dünyası açan bir eser. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey yalnızca bir romanı tamamlamak değil, uzun ve yorucu bir yolculuğun sonuna ulaşmak gibiydi. Roman, tek bir gün içinde, Dublin sokaklarında geçiyor. Tek bir gün (16 Haziran 1904) anlatılır ama zihinsel zaman binlerce yıla yayılır.Yüzeyde sıradan görünen bir gün anlatılıyor gibi olsa da, aslında insan zihninin karmaşıklığı, yalnızlığı ve iç dünyası gözler önüne seriliyor. Olaylardan çok düşünceler ön planda olduğu için okurken çoğu zaman zorlandım, hatta bazı bölümlerde ilerlemek kolay olmadı. Ama kitabın gücünün yüzeyde değil, alt metninde saklı olduğunu fark ettikçe metnin değeri daha da belirginleşti. Kitabın merkezinde yer alan üç karakter, aslında insanın farklı yönlerini temsil ediyor. Leopold Bloom, sıradan bir insanın dünyadaki yerini arayışını simgeliyor. Günlük hayatın küçük ayrıntıları içinde dolaşırken, hoşgörüyü, sabrı ve insan olmanın kırılganlığını temsil ediyor. Bloom’un yolculuğu, modern insanın yalnızlığını ama aynı zamanda insan kalabilme çabasını gösteriyor. Stephen Dedalus ise zihinsel arayışı, kimlik sorgulamasını ve bireyin kendini bulma çabasını temsil ediyor. Onun düşünceleri daha karmaşık, daha sorgulayıcı ve zaman zaman kopuk bir yapı gösteriyor. Stephen, dünyayı anlamaya çalışan ama aynı zamanda onun içinde yerini bulmakta zorlanan insanın sembolü gibi duruyor. Romanın sonunda söz alan Molly Bloom, insanın en doğal ve filtresiz iç sesini temsil ediyor. Onun kesintisiz düşünceleri, bastırılmamış duyguların ve arzuların açık bir ifadesi gibi. Molly’nin iç monoloğu, hayatın karmaşıklığına rağmen yaşama bağlılığını ve insanın iç dünyasının ne kadar güçlü
UlyssesJames Joyce · İthaki Yayınları · 20231,464 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·502 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:20
Güzel bir kitaptı. Başlarda çok sıkıldım yalan yok. Tüm kitap boyunca Fisunla sevişmelerini anlatacak sandım bir an çok daraldım. Ama işler kitabın yarısından sonra özellikle sonlara doğru ilginç bir hâl alıyor. Başta herkesin yazım tekniği filan dediğine ne var bunda bu kadar demiştim ama dediğim gibi kitabın yarısından sonra ne olduğunu kavradım. Harika bir düşünce ve yazım şekli olmuş. Önce kitabı okudum (bununla ne demek istediğimi aşağıda anlayacaksınız). 13.02.2026 00.23 itibariyle kitabı bitirmiş bulunuyorum ve tamamen tesadüf eseri yarın Netflix'te Masumiyet Müzesi dizisinin ilk sezonu yayınlanacak. (Uğraşsam zamanlama bu şekilde denk gelmezdi çok mutlu oldum :) (Not: Çalıkuşu kitabının önce dizisini izlemiş sonra kitabını okumuştum. Dizi o kadar kötüydü ki kitapla hiç ilgisi yoktu. Alacakaranlık serisinde de önce filmleri izleyip sonra kitabı okumuştum. Bu Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi serilerinde de böyle olacak. O yüzden bu sefer önce kitabı okuyup sonra diziyi izleyebileceğim için mutluyum. Umarım bir gün müzesini de ziyaret etme fırsatı bulurum çünkü şimdilik Google haritalardan fotoğraflarına bakmakla yetindim. Eğer müzeye gitme imkanınız varsa önce kitabı okumalısınız! ki anlamlı olsun, müzedeki eşyalara boş boş bakmayasınız :)
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
DIKKAT SPOILER!!!
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 13:54
GECE 02:00 VE BİR İMPARATORLUĞUN DOĞUŞU: "Asla sadece para için bir işe başlamayın. Eğer öyle yaparsanız, muhtemelen başaramazsınız. Bir şeyi sevdiğiniz için yapın, para zaten peşinden gelecektir." Tony Hsieh Herkese selam! Dün akşam saat 12’de okumaya başladığım ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadan gece 2’ye kadar elimden düşüremediğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Mutluluk Dağıtmak (Delivering Happiness). Yazarımız Tony Hsieh’in profesyonel bir yazarlık geçmişi olmamasına rağmen; girişimcilik yolunda sıfırdan zirveye ulaşma hikayesini o kadar akıcı bir dille anlatıyor ki, kendinizi o yolculuğun içinde buluyorsunuz. Kitap, Tony’nin çocukluktaki ilk girişimcilik denemesi olan "solucan çiftliği" ile başlıyor. Bu ilk hüsranı, ona vazgeçmeyi değil, yeni yollar keşfetmeyi öğretiyor. Üniversite sonrası Microsoft’a sattığı LinkExchange hikayesi ise tam bir dönüm noktası. Sırf tutkusunun peşinden gitmek için, 12 ay daha çalışsa alacağı 40 milyon doları elinin tersiyle itiyor. Çünkü onun için önemli olan para değil, sevdiği işi yapmaktı. Zappos’u kurarken elindeki her şeyi, tüm birikimini ve mülklerini ortaya koyuyor. Banka hesapları kuruyor, iflasın eşiğine geliyor ama o kısa vadeli kayıplara değil, uzun vadeli hayallere tutunuyor. Şunu düşündüm: Eğer Tony o ilk solucan çiftliğinde pes etseydi, bugün Zappos olur muydu? Eminim ki olmazdı. Hayatta bazen işler umduğumuz gibi gitmeyebilir, başarısızlıklar kapımızı çalabilir. Ama unutmayın; her gecenin bir gündüzü vardır ve uykusuz gecelerinizin emeği asla karşılıksız kalmaz. Tutkularınızın peşinden gitmenin zamanı gelmedi mi? Eğer ruhunuzun derinliklerindeki o tutkuyu gün ışığına çıkarmak istiyorsanız, bu kitabı içtenlikle tavsiye ediyorum. Tony Hsieh Mutluluk Dağıtmak #Zappos #TonyHsieh #Girişimcilik #KitapÖnerisi
1000Kitap
Mutluluk DağıtmakTony Hsieh · Stabil Kitap · 054 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
Beğendi
·
2025 177. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 00:00
Gecenin sesi gündüz susmaz. Sadece şekil değiştirir. Bir kitap düşün… Sayfaları çevrildikçe ses çıkarmıyor. Ama her cümlesi, içindeki yankıyı büyütüyor. #geceyarısıfısıltıları bir kitap değil; bir atmosfer. @hberks1 kalemiyle değil, kalbinin nabzıyla yazmış gibi. Bu kitap, geceyle konuşanların, sessizliği dinleyenlerin, iç sesini bastırmayanların sesi. Kapağınıı açtığında seni karşılayan şey bir karakter değil, bir hâl. Loş ışık, hafif bir rüzgâr sesi, belki bir eski şarkının yankısı. İçeri girdiğinde, duyguların duvarda asılı. Her satır, bir tablo gibi: kırılmış bir iç çekiş, unutulmuş bir vedanın gölgesi, susulmuş bir sevdanın izi. Gündüzün gürültüsünden arınmış bir zihinle okunmalı. Çünkü kitap, “anlamak” için değil, “hissetmek” için yazılmış. Cümleler kısa ama yankısı uzun. Her kelime, bir fısıltı gibi kulağına dokunur; ama o fısıltı, bazen bir çığlıktan daha çok sarsar. Saat 02:00. Herkes uyuyor. Sen bir cümlede uyanıyorsun. “Ben neredeyim?” diye soruyorsun. Yazar cevap vermiyor. Ama satır aralarında seni sana fısıldıyor. Bu kitabı okumak için sessiz bir gece seç. Işıkları kıs. Müzik açma. Sadece kendini dinle. Çünkü bu kitap, dışarıyı susturmak için değil; içindeki sesi duymak için yazılmış. Gece Yarısı Fısıltıları, bir kitap değil. Bir geçiş. Bir içsel sahne. Bir fısıltının yankısı.
Gece Yarısı FısıltılarıHaydar Sivri · Perseus yayınevi · 20259 okunma
Hayal kırıklığıydı.
4/10
·%63 (275/432 syf.)·
Kitapları yarım bırakmama gibi bir huyum olmasına ve 274 sayfasını okumuş olmama rağmen bu kitaba daha fazla dayanamadım. Kitabın ilk 100 sayfası iyiydi, kitap hakkında heyecanlandım güzel olacak gibi geldi, güzel alıntıları tespitleri de var ama sonrası da bir o kadar kötüydü. Anlamsız ve saçma hareketler, gerçekçi hissettirmeyen diyaloglar, o gereksiz uzatılmışlık... Bu kadar sayfa böyle bir şey okumaya gerek yok, bana göre anlamsız bir kitap. Ne çerezlik, ne eğlenceli, ne sürükleyici... Bir kitaptan ne bekliyorsanız hiçbirini karşılamayacak muhtemelen. Birkaç yaşama, insana ve kimliğine dair tespit ve alıntı için bu kadar okumaya gerek yok, ki zaten onlar da toplasan 3 sayfa etmez. Yazar eminim ki güzel bir şeyler anlatmaya yazmaya çalışmış ama olmamış. Kalan sayfaları da inceledim hiçbir şeyin değişeceği yok. Kitapla ilgili şaşırmamız gereken o bilgiyi de öğrenip sonunu okudum ve bıraktım. Göz gezdirerek bile katlanması zordu. Görüntüsüyle beni büyüleyip, başlangıcıyla iyi gidiyor sanki dedirtip sonrasında bu kadar bunaltmasına hâlâ inanamıyorum. 02:02 ve 03:03 kitaplarını da aşırı merak ediyordum ama artık yazardan bir daha okumayı düşünmüyorum. Daha önce saklambaç kitabını da yazım diline katlanamadığım için daha başlarındayken bırakmıştım, sanırım bu yazarla frekansımız tutmadı.
00:00 Biri Sizi DüşünüyorN. G. Kabal · Ephesus Yayınları · 20208,6bin okunma