DÜNYA KUPASI'NDA YER ALAN ÜLKELERİN MAÇ TARİHİ VE SAATLERİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 11 Haziran 2026 Perşembe günü; 22.00'de Meksika-Güney Afrika 2-0 12 Haziran 2026 Cuma günü; Güney Kore-Çekya, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü; 04.00'de ABD-Paraguay, 14 Haziran 2026 Pazar günü; 01.00'de Brezilya-Fas, 04.00'de Haiti-İskoçya, 07.00'de Avustralya-Türkiye, 20.00'de Almanya-Curaçao, 23.00'de Hollanda-Japonya,
FIFA Dünya kupası
2026 dünya kupası fikstürüne bakınca ilk dikkatimi çeken şey takımlar değil saatler meksika - güney afrika | 11 haziran 22:00 güney kore - çekya | 12 haziran 05:00 abd - paraguay | 13 haziran 04:00 brezilya - fas | 14 haziran 01:00 türkiye - avustralya | 14 haziran 07:00 bir noktadan sonra dünya kupası fikstürü okumayı bırakıp imsakiye kontrol ettiğimi fark ettm. mynet.com/dunya-kupasi-ge... dünya kupası değil, 39 günlük futbol maratonu. sabah 04:00'te brezilya maçı, 07:00'de türkiye maçı, akşam almanya maçı. fifa bu sene uyku düzenini turnuvaya dahil etmiş. resmî tam fikstür (104 maç): fifa dünya kupası 2026 tam fikstür?? grup aşaması 11 haziran perşembe 22:00 / a grubu: meksika - güney afrika (açılış maçı) 12 haziran cuma 05:00 / a grubu: güney kore - çekya 22:00 / b grubu: kanada - bosna hersek 13 haziran cumartesi 04:00 / d grubu: abd - paraguay 22:00 / b grubu: katar - isviçre
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tepkisini ne şekilde vereceğimi bilmediğim bir ateş yaktılar içimde! İnsanın yüreği ayaza muhtaç olur mu hiç? Susmayı öğrendim sırf bu yüzden. Kendimi koymam gereken yeri bilmediğim zamanlarda yaparım bunu. Verdiğim tepki ne olursa olsun sonunda suçlu çıkacağımı bildiğimden susmayı seçiyorum artık. Haklıymışım, Haksızmışım peşine düşmüyorum. Bana bi heves arayıp üç beş dakika özgürce sesini duyma sevincini yaşatmayıp bir de üstüne öyle bir söz söyledi ki arabayı çekip direksiyonu yumruklaya yumruklaya ağladığımı ölsem unutmam. Haberi yok. Olmasın dedim sustum. Nasılsa haksız çıkarsın sen kendine et nasılsa hep kendine edersin bu kez de yap bilmesin dedim ama olmak istediği adama dönmesi için bir nedeni daha olsun anlatayım.. Demiş ya ne zaman mutlu olsam hayat kapımı çalar bir şeyler eksiltir benden diye. Birbirimize çok benzeriz derim hep. Bugünde birbirimize çok benziyoruz. Ne zaman ağız dolusu değilde yüreğimin dolusu gülsem o gün gözümden yaş eksilmez.. Ne zaman içime bir serçe konsa tam uçacakken kanadım kırılır. O yüzden onu çok ama cooook iyi anlıyorum bi kaç gündür.. Aylar önceydi yine uzun uzun yazıp damla damla gözyaşlarımı akıttığım bir gündü. Kimim ben? Neyinim senin diye sormuştum.. Yerim neresi benim, Kapının dışında olduğumu bilirim lakin bunca yaşanan şeylere rağmen bir sıfatım var mı benim? Bu kulak neler duygu, Neler işittim neler.. Ne çok uykusuz gecelerim oldu, Ne çok ağlaya ağlaya uyudum, Ne çok aç kaldım bir damla su içemez hallere geldim.
"İsteyen çaresini, istemeyen bahanesini bulurmuş." dedim. Bahaneler, bahaneler... Demek ki artık bana karşı mahçupsun. Oysaki mahcupluğu aşıp tekrardan bir şeyler olmasını yeğlerdim içten içe. Ama bu konuşma benim için tam manasıyla bir veda oldu. Aklımı hep meşgul ettin. En kalabalık anlarımda bile bir köşede sen vardın; sustuğumda da, konuştuğumda da. Şimdi ise aklımda kalan son şey, bu vedanın sessizliği oldu. Olsun, hiç sıkıntı yok. Bu da son olsun. 7 yıl... Dile kolay, 7 yıl. Bir ömür kadar uzun, bir veda kadar kısa. Bu da son olsun... | Zey - 30 Mayıs 14.02
🌑 İnsan psikolojisinin en sessiz tarafı şudur: İnsanlar çoğu zaman sana nasıl davrandıklarının farkında değildir… çünkü çoğu davranış bilinçten değil, yaralardan gelir. Bir insan neden seni küçümser? Bazen üstün olduğu için değil, yanında küçüldüğünü hissettiği için. Neden bazı insanlar sürekli seni test eder? Çünkü kontrolü kaybetmekten korkarlar. Neden bazı insanlar sessiz kaldığında ortam gerilir? Çünkü insan zihni belirsizliği tehdit gibi algılar. Beyin, cevapsız kalan şeyi tamamlamak ister. Bu yüzden sessizlik, birçok insanda gizli korkuları yüzeye çıkarır. Ve insanların çoğunun bilmediği çok önemli bir şey vardır: İnsan beyni gerçeği değil, anlamlandırabildiği şeyi sever. Bu yüzden insanlar bazen açık yalandan çok, iyi kurulmuş bir hikâyeye inanır. Çünkü zihin mantıktan önce duyguya bağlanır. Mesela biri sana sürekli küçük küçük kendini açıklattırıyorsa, orada görünmeyen bir psikolojik üstünlük kurmaya çalışıyordur. Bir insan seni sürekli suçlu hissettiriyorsa, büyük ihtimalle kendi sorumluluğunu sana taşıtıyordur. Bir insan başkaları hakkında sürekli kötü konuşuyorsa, zihni sürekli tehdit ve kıyas üzerine çalışıyordur.
Bir Diyarbakırlı derki
Gece gece düşisen Gönlümün tam orta yerine Seni sığdıramiyem sevinçlerime Oturup sebehlere kadar İnce ince seni düşüniyem Düşünürken vallah çok mutlu oliyem Tüm dertlerimi bir anda unutiyem Hama yanıma gelmişsen gelmemişsen Ben düşlerimle sana variyem Şair Êhmed Arif'e harfiyen katıliyem Zira Diyarbekir'den bile baskın gelisen 18/05/2026- 02.30 Ensari Toprak