Bu kitapta iyi ve kötü yok. Sadece Adnan var.
Puan vermedi·576 syf.··
2026 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 02:24
Saat 02.30. Üç İstanbul bazı sebeplerden dolayı bitiririm diye düşündüğüm günden yaklaşık 5 gün sonra bitmiş bulunuyor. Şuan bu kitap ile tanıdığım karakterler, şahsiyetlerine ait elbiselerle karşımda ayakta duruyorlar, hepsini teker teker selamlayarak, yerlerine gönderirken bu kitap hakkında şunu söyleyebilirim; bu kitapta iyi birisi yok, bu kitapta kötü birisi yok, bu kitapta esasında Adnan var, vatanperver Adnan, kadın düşkünü Adnan, dalkavuk düşmanı Adnan, gururlu Adnan, yalancı Adnan, sadık Adnan, her fırsatta aldatmaya hazır Adnan. Adnan her an her yerde karşılaştığımız ya da bir yerlerde bizimle tanışmayı bekleyen Adnan. Adnan ile vatanın aciziyeti milletin hali haraplıgı hakkında uzun uzun namuslu sözlerle çok hakiki sohbetler edebilirsiniz fakat aynı Adnan sizinle ayrıldıktan hemen sonra eve diye yol aldığı bedenini en yakın arkadaşının karısının bedenine yapıştırı verirdi. Mustafa Kemal Paşa ve yol arkadaşlarının kahramanca mücadelesine birlikte övgüler düzüp, içinden bu kutlu yola çağırılmadığı için hırsla milli mücadelenin muvaffak olmasını istemezdi. Sonunda Adnan diğer bütün Adnanlar gibi öldü.... Önemli günlerde giymek için aldığı kalpağı tabutuna fesi pek eskimiş diye, konacak. Cenazesi ancak yedi kişi ile kaldırılacak. Karısı fotoğrafını uşağa yaksın diye verecekti. Bütün devirlerde Adnan, Adnan gibi ölür.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,367 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020122 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ah o yemendir, anlatılan senin de hikayendir..
Puan vermedi·200 syf.··
2025 489. kitabı
yemen.. islam inancına göre hazreti ademin oğlu kabil, kardeşi habili günümüzde suriyede yer alan şam şehrinde bulunan kasiyun dağında öldürür.. bu olaydan sonra kasiyun dağı çevresi 'dem-u şakik' olarak anılır bölgede yaşayanlarca.. (dem: kan; lugatim.com/s/DEM , şakik: ana baba bir erkek kardeş; lugatim.com/s/%C5%9EAK%C4%B0K ) dem-u şakik: kardeş kanı.. kardeş kanının aktığı yer.. zamanla bu kelime bölgeye gelenlerce gerek söyleniş gerekse yazılış olarak farklılığa uğrar; demuşk, dımaşk, dimaşk, damascus.. kardeşini öldüren kabil, babası adem tarafından kendisine beddua edilerek buradan kovulur.. kabil, yemene gider, burada nesli çoğalır, kendi yaşamı da hazin/ibretlik şekilde son bulur.. buraya dek yazdıklarımı -varsa- dikkatli okuyanlar dem-u şakikin söyleniş ve yazılışı değişirken bölgenin günümüzdeki adı olan şamın geçmediğinin farkına varmışlardır.. peki şam adı nereden gelmiştir? şuradan; şam, arapça sol, kuzey anlamına gelir.. islamiyet sonrası bölgenin, dünyanın, evrenin merkezi sayılan mekkedeki kabe araplarca bölgedeki yerleri isimlendirme konusunda da bölge insanını etkilemiştir.. mekkedeki kabenin sol tarafında kalan dem-u şakik bölgesine araplar dimaşk eş-şam demişlerdir, soldaki kardeş kanı bölgesi.. zamanla bu isim araplar arasında eş-şam, şam şeklinde kısaltılarak kullanılmıştır, bölgedeki müslüman olmayanlar ise buraya hala damascus demeye devam etmişlerdir.. bölgedeki araplarca mekkedeki kabeyi merkeze alarak bölgedeki yerleri isimlendirme olayından etkilenen bir diğer bölge de günümüzde aden körfezinde yer alan yemen bölgesidir.. yemen de kabenin güneyinde, sağında kaldığı için arapça güney, sağ anlamlarına gelen yemen sözcüğü ile anılan bu bölge zamanla dillerde, yazıda ve haritada bu adla belirtilir, gösterilir, ifade edilir
Türk Tarihi
Ah O Yemen'dirRüştü Paşa · Dorlion Yayınları · 020 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020970 okunma
Puan vermedi·535 syf.··
2025 330. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 21:18
Mustafa Kemal'in geçerken uğradığı cephe(!), çanakkale .. okumuş olduğum kitap mehmet niyazinin (yazarın adı mehmet değil, mehmed, farkındayım.. el alışkanlığı sebepli kendisinden yazım boyunca yeri geldiğinde mehmet niyazi şeklinde bahsedeceğim..) yedi yıllık bir çalışma, okuma, sonrası yazdığı bir çanakkale romanı.. kendisi bu romanın ortaya çıkış sürecini şöyle dile getirir; 'aslında benim tarihi olayları yazmak gibi bir niyetim yoktu. 70li yıllarda bir program için almanyaya gitmiştim. yaşlı bir prof. yanıma geldi. 'genç, bu çanakkale savaşını bir daha yapabilir misiniz?' dedi. ben tabi çok şaşırdım, ama 'yapabiliriz.' dedim. almanyaya gittiğim zaman bana hep 'çanakkaleyi anlat.' diyorlardı. ben de onların çanakkale hakkında ne yazdıklarını merak edip kütüphanelerine gittim. almanya kütüphanelerinde çanakkaleyle ilgili 700 küsur kitap buldum. sonra beyazıt devlet kütüphanesine geldim. orada ise çanakkale hakkında o zamanlar sadece 23 kitap vardı. biraz araştırdım, okudum. bir gün beyazıt kütüphanesinde araştırma yaparken, Osman Selim Kocahanoğlu diye biri geldi kütüphaneye. bana orada ne işim olduğunu sordu. 'çanakkale hakkında bir kitap yazmak istiyorum, ama altından kalkabilir miyim bilemiyorum.' dedim. 'çanakkalede ne var, gavurlar bize hücum etti, askerlerimizi görüp çekip gittiler.' dedi. bunu söyleyen de üniversite mezunu biri. 'sen bunu söylüyorsan, bunu yazmak üzerime farz oldu. dedim ve yazmaya başladım. çanakkaleyi ciddiye almıyorlardı. çünkü orada ne olduğunu bilmiyorlardı.' şimdi de bu düşünceden hareketle yazılmış romanın içeriğine bakalım biraz.. Mehmed Niyazi nin yazdığı Çanakkale Mahşeri adlı kitap çanakkale savaşının başladığı ilk zamandan (kasım 1914) itilaf devletlerinin çekildiği zaman (ocak 1916) aralığını kapsayan bir roman.. bu da haliyle
Mustafa Kemal Atatürk
Çanakkale MahşeriMehmed Niyazi · Ötüken Yayınevi · 20082,081 okunma
Kıymet
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 18:00
02.02.25 - 17.30 ️ Ne kadar sonuç planladığımız gibi olsada arzulamış olduğumuz aslında kendimize yaptığımız haksızlıktır. (Kişi için hayırlı olanın Allah'ın bilmesi ve O'na sığınmamız gerektiğini hatırlattı bana.) Zamanımızı intikam uğruna heba etmenin tonlarından birini anlatıyor. Açıkçası sonuç nassı ne kadar tatmin ediyor gibi gözüksede içten içe buhran dolu olduğuna eminim. Çünkü zamanında her şeyini elinden alana ömrünü hediye ediyor. Bir hiç uğruna çabalamak bu olsa gerek. Kıymet verdiğimiz şeylere dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. İntikama kıymet vererek denizaslanı gibi olmaya hak kazandın nass!!! ️ Neye değer veriyorsan ondan ibaretsin. O yüzden size kötü anılar bırakan insan/insanlara, olay/olaylara kıymet vermeyin. Ayrıca nuga, senin o beğenmediğin memleketin. Senin varlığını kabul etmiş, hislerini kucaklamıştı ama sen o çok sevdiğin zalim gibi nankörlük yaptın. Seni oğluma almam. Sürükleyici, ham yapmalık kitap. Kütüphaneye yakışır kitap kapağı çok güzel. Ve benim içinde özel çünkü Jack london ile tanışmama vesile oldu. Vesselam. Jack London Bir Kuzey Macerası
Duygu ve Düşünce
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,3bin okunma