O istenç sihirbazı Balzac, başkalarına ait olanı eriterek kendine mal eder, rüyayı yaşam haline getirir. Onun gençken çatı katında kuru ekmekten ibaret yemeğini yerken, sadece iradi telkin yoluyla en pahalı yemeklerin tadını hissetmek için masanın üzerine tebeşirle tabaklar çizdiği, orta yerine en sevdiği yemeklerin adını yazdığı söylenir.
Akşam saat sekizde bitkin bir halde yatıyor, dört saat uyuyor, gece yarısı uyanıyordu; Paris, o gürültülü çevre, ateşli gözlerini kapadığında, sokakların uğultusu üstüne karanlık çöküp de dünya gözden kaybolduğunda onunki ortaya çıkmaya başlıyor ve kendi dünyasını diğerinin yanında kuruyor, onun dağınık ögelerini bir araya getiriyor, saatlerce ateşli bir esriklik halinde yaşıyor, bitkin düşen duyu organlarını sürekli kahve ile kırbaçlıyordu.