Yazarla ikinci tanışmamız oldu. İlk okuduğum eseri. Kalbin Şifası idi. Bu eseriyle de biraz benzerlik göstersede daha geniş kapsamlı bir eser ortaya çıkarmış.
İyileştir Kalbini adlı eserinde, olayların, durumların karşısında belirleyici olan tutumların olduğunu öne sürüyor. Fakat iyileştirmek için çaba gerekiyor. Bu çaba da tabiki Allah'a yakın olmakla mümkündür. Allah'a yakın olmanın en büyük ve en güçlü koşulu nedir? Elbette Namaz...
İnsanları başarı değil başarısızlık geliştirir der. Çektiğimiz bütün sıkıntılar, acılar, zorluklarla beraber aslında kolaylıklar da vardır aynı anda... kıyameti yaşamadan asla olgunlaşamazsın... yanacaksın, öyle bir yanacaksın ki o yanmakta kendini bulacaksın...
Yaşadığınız her neyse, Allah'ın izniyle olduğunu, müsadesiyle olduğunun idrakına varıp, hakikatin ne olduğunu, nerde olduğunu farkına varmanı, ondan sonra en büyük acının bile aslında ne anlam ifade ettiğini. Seni sen yapan şeylerin sebeplerini sana gösteriyor... Allah'a yakın oldukça kendini de bulacaksın, artık perdeleri yok et...yok et ki... gerçeği gör ve ona doğru git...
.....Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum.....
Bende yeni bitirdim okumayı o kadar güzel ve akıcı bir kitap ki , kelimelere sığmaz tarifi , kalbime ve ruhuma çok iyi geldi , okuyan herkese şifa olsun 🤲🏻 Vesselam🌸
"Benim hayalimdeki Zerdüşt; elinde değneği, sırtında heybesiyle yollara düşmüş; uğradığı topluluklara bildiklerini ve düşüncelerini hiç tereddüt etmeden aktarıp yoluna devam ediyor. Zerdüşt insanların duymak istediklerini değil, duymaları gerekeni söylüyor. Acı ve sert dilinin, içinden geçtiği toplulukları mutlaka sarsmış olduğunu hayal ediyorum.
Fakat o pazar yerlerinde, kalabalıkların arasında Zerdüşt aslında yapayalnızdı; insanlar onu dinlemek yerine ip cambazını izlemeyi seçtiler. O yüzden her bölüm 'Böyle Buyurdu Zerdüşt' diyor ama ne anladı bu topluluklar? İşte o kısım bize, yani okuyucuya düşüyor."