Ayakta kalabilmek için müthiş bir cesaret ve dayanma gücüne sahip olmak şarttı.
Vehimlerle dolu yaratıklar olduğumuz için, bu süreçte özgüven sahibi olmak belki de en önemli şartlardan biri olarak ön plana çıkıyordu. Özgüvenimiz olmadan, beşikteki bebekler gibiyiz.
Eğer bir tartışmacı tartışmasını duygularına kapılmadan yürütüyorsa ve sadece tartışma konusunu düşünüyorsa, okuyucu da ister istemez o tartışma konusuna odaklanır.
"Şimdi nerelerdesiniz, hangi yollarda yürüyorsunuz?
Artık bizde, bozkırda, bütün Kazakistan'ı aşan, Altay'lara ve Sibirya'ya kadar ulaşan yollar var! Nice cesur insanlar oralarda çalışıyor. Siz de mi o ülkelere gittiniz! Cemile'm!
O geniş bozkırda, hiç ardına bakmadan yürüyüp gittin!
Yoruldun mu, kendine olan inancını yitirdin mi? Öyleyse Danyar'a yaslan. Sana, aşk üstüne, vatan sevgisi üstüne, hayat üstüne türkülerini söylesin! Bozkır canlansın ve bütün renkleriyle oynamaya başlasın! Git Cemile, git! Hiç pişman olma, sen mutluluğunu en sarp yollarda yürüyerek buldun!.."