Zihin Kütüphanesi

Zihin Kütüphanesi
103 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
Merhaba kitap dostlarım Bugün yine kalbime dokunan,okurken beni bambaşka duyguların içine sürükleyen bir kitap olan Selvi Atıc'nın eşsiz kaleminden çıkan #kayipsehirromani serisinin üçüncü kitabı Gitme ile geldim.(Bu kitap için çok fazla baskıya maruz kaldım ve iyi ki de kalmışım diyorum ısrarcı olan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum onlar kendilerini biliyorlar) Tunç Mirza ve Hayat’ın hikâyesi gerçekten insanın içine işleyen türden.Tunç’un çocuk yaşta yaşadığı o tranvadan sonra onu anlamaya başlıyorsunuz.Sevmekten korkan, kaybetmemek için uzak duran bir adam…Ama ne kadar kaçarsa kaçsın yine de kalbinin yolunu bulması kaçınılmaz oluyor.Hayat ise;Onun sevgisi o kadar saf,o kadar sabırlı ki sessizce sevmek,kırılmak yine de vazgeçmemek.Okurken en çok kalbime dokunan yerdi diyebilirim.Kitapta beni en etkileyen duyguların asla yüzeyde kalmamasıydı.Her öfkenin altında bir kırgınlık,her mesafenin ardında bir korku vardı. Tunç’un Hayat’a yaşattıkları içimi sızlatsa da sonrasında gelen fark edişler,pişmanlıklar işte tam da o an hikâye beni tamamen içine çekti. @selviatici yine kalemiyle resmen büyülüyor. Okurken sayfalar akmıyor,adeta siz o hikâyenin içinde yürüyorsunuz.Bazen Hayat gibi kırılıyor, bazen Tunç gibi kaçmak istiyorsunuz.Eğer içinde aşkın,kırgınlığın,pişmanlığın ve yeniden sevebilmenin olduğu hikâyeleri seviyorsanız bu kitap tam sizlik.Benim için altını çizerek, hissederek okuduğum ve uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir hikâye oldu.Siz bu seriyi okudunuz mu? Tunç’a kızanlardan mısınız yoksa onu anlayanlardan mı?
GitmeSelvi Atıcı · Nemesis Kitap · 2016715 okunma
Reklam

Zihin Kütüphanesi

, bir kitap okudu
10/10
·362 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
Büşra Vanlı
8.6/10 · 62 okunma
10/10
·362 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
Merhaba kitap dostlarım Bugün size hem içimi burkan hem de kalbimi sıcacık yapan bir hikâyeden bahsetmek istiyorum…Huzur’un hayatı,babasının aldığı o ani kararla bir anda bambaşka bir yöne savruluyor.En güvendiği insanın onu hiç hazır olmadığı bir evliliğe sürüklemesi gerçekten çok ağır bir kırılmaydı.O an Huzur’un hissettiklerini okurken kalbim sıkıştı desem abartmış olmam.Fırtına ile başlayan bu evlilik ise baştan sona bir savaş gibiydi.İki yabancı,iki kırgın kalp…İkisi de kendi içlerinde fırtınalar koparırken birbirlerine de zarar veriyorlar.Ama işte hikâyenin en güzel yanı tam da burada başlıyor.Çünkü zamanla o öfkenin yerini anlayış,mesafenin yerini ise bağ almaya başlıyor.Huzur’un yaşadıkları,özellikle kayıpları ve içine düştüğü o duygusal boşluk gerçekten çok derindi.Onun toparlanmaya çalışması, güçlü kalmaya çabalaması insanı ister istemez etkiliyor.Fırtına’nın ise geç de olsa hislerinin farkına varması,hatalarını kabullenmesi ve Huzur’u kaybetmemek için verdiği mücadele çok anlamlıydı.Okurken en çok hoşuma giden şey,bu hikâyenin sadece bir aşk hikâyesi olmamasıydı.İçinde sabır var, kırgınlık var, affetmek var ve en önemlisi yeniden başlayabilme cesareti var. Son sayfaya geldiğimde şunu hissettim.Bazı aşklar kolay başlamaz ama gerçek olabilmesi için zaten biraz da zor olması gerekir…Siz böyle inişli çıkışlı,duygusu yoğun hikâyeleri okumayı sever misiniz?
Huzur'un Fırtına'sıBüşra Vanlı · Herdem Kitap Yayınları · 202062 okunma
10/10
·179 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Merhaba kitap dostlarım Bugün sizlere Kaan Koç’un kaleminden çıkan O Benim Abim ile geldim.Bazı kitaplar vardır, okurken sadece bir hikâye okumazsınız kalbinizin bir köşesine dokunur,içinizde bir şeyleri sessizce değiştirir.İşte bu kitap tam olarak öyleydi benim için.Olgu’nun küçücük yaşında yaşadığı o büyük kayıp,ardından gelen yalnızlık ve hayatta kalma mücadelesi insanın içine işliyor.Ama asıl mesele bazen aile dediğimiz şey sadece kan bağı değil,zor zamanlarda elini tutan,seni sahiplenen, “ben buradayım” diyen insanlardır.Bodrum’un o ışıltılı ama bir o kadar sert sokaklarında kurulan bu bağlar,bana gerçek ailenin ne demek olduğunu tekrar sorgulattı. Eray’dan Görkem’e,Kaan’dan Eren’e hepsi ayrı ayrı iz bıraktı.Ve tabii ki kalpleri ve sevgileriyle öne çıkan o muhteşem dört eşsiz kadın...İpek,Mısra,Benal ve Nilda.Özellikle Benal’in hikâyesi kalbime en çok dokunanlardan biri oldu.Okurken yer yer boğazım düğümlendi,yer yer içim ısındı.Duygu geçişleri o kadar gerçekti ki kendimi hikâyenin içinden bir karektermiş gibi hissettim.Bana göre bir kitabı okurken kendinizide o hikayenin içindeymiş gibi hissediyorsanız o kitap kesinlikle doğru seçimdir.Eğer sizde içinde bolca duygu,biraz aksiyon ve en önemlisi “aidiyet” hissi olan bir hikâye arıyorsanız kesinlikle listenize ekleyin derim.Kitabı bitirdiğimde beni uzun bir süre düşündüren bir soru geldi. Sizce aile dediğimiz şey kan bağı mı, yoksa kalpten kurulan bağlar mı?Hadi gelin bu sorunun cevabını beraber bulmak için yorumlarda buluşalım.
O Benim AbimKaan Koç · Kent Kitap · 202657 okunma