Merhaba kitap dostlarım
Bugün sizlere Serap ile geldim. Yazarı Suat Koroğlu’nun kalemiyle ilk tanışmalarımdan biri oldu ve gerçekten beni duygusal anlamda etkileyen bir okuma süreciydi.
Serap’ın hikâyesi,aslında çoğumuzun bir yerinden yakalayabileceği kadar gerçek… Çocukluğundan itibaren eksik kalan sevgi, onun hayatına ve seçimlerine öyle derin işlemiş ki,okurken sadece bir karakteri değil, bir ruhun içindeki boşluğu hissediyorsunuz. Görünmeden yaşamayı öğrenmiş bir kadının, sevilme ihtiyacını ne kadar derinden taşıyabileceğini iliklerinize kadar hissettiriyor.
Serdar karakteriyle yollarının kesişmesi ise hikâyeye bambaşka bir boyut katıyor.Çünkü o da kendi yaralarıyla var olmaya çalışan biri…İki eksik kalbin birbirine tutunma çabası,bazen umut verirken bazen de insanın içini burkan bir gerçeklikle ilerliyor.Okurken sevgi gerçekten iyileştirir mi yoksa bazen daha da mı yaralar?” diye düşünmeden edemiyorsunuz.Serap’ın hislerini okurken sadece anlamıyorsunuz,adeta yaşıyorsunuz.Onun sorgulamaları,kırgınlıkları ve beklentileri insanın içine işliyor.Kısacası, sevgi eksikliğinin insan hayatında açtığı derin izleri ve bir kalbin ne kadar yük taşıyabileceğini anlatan, duygusal yoğunluğu yüksek bir kitaptı benim için.Okurken bazen durup düşünmek, bazen de sadece hissetmek istiyorsunuz…