Diğerleri gibi güverteye oturdum ve Güney yıldızını ve palmiyeleri gördüm, yüreğim kabardı - ah, ormanlar yalnızlık ve huzurun hayalini kurdum-
'İstemediğim kadar yalnız kaldım.'
İşi vaktinden çok olanlar serisinin ilk kitabı. Kitap çok sade bir üslupla yazılmış. Okumaya başlayınca sanki Nureddin Hoca'nın sohbetlerini dinliyormuş gibi hissettim. İnsanın kendisini sorguladığı bir kitap. Gerçekten işimiz vaktimizden çok ama vaktimiz yetmiyor hiç birşeye diyenlerdeniz çoğumuz.
Kitapta insan kendini sorguluyor. Dinimizin hizmeti için çaba sarf edenlerin, bu uğurda acı çekenlerin, hatta ölenlerin hayatlarını okuyunca sorgulamaya başlıyor insan kendisini. Şüphesiz Allah dinini korur, helak olan yine biz insanlar oluruz.
Kişilik ne ile gelişmişse öyle devam etmektedir. Bir anlamda küfür diyarından hicret, bunun için emredilmiştir. Yaşanılan ortamlarda basit gibi görülen bir yığın sözler, uygulamalar, hatta basit bir selamlaşma tarzı daha iyi kişiliğin oluşmasına etki etmekte ve peygamberler dahi onu değiştirememektedir.